Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Nazlıaka, Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Ülke genelindeki CHP İl Kadın Kolları başkanları ile eş zamanlı düzenlenen toplantıda 60 yıl önce Dominik Cumhuriyeti'nde yaşayan ve tarihe Mirabel Kardeşler olarak geçen üç kız kardeşin, ülkedeki diktatörlüğe karşı durduklarını hatırlattı.

Kardeşlerin bu nedenle hapsedildiklerini ve ağır işkencelere maruz kaldıklarını aktaran Nazlıaka, "Yine de mücadelelerinden, azimlerinden hiçbir şey kaybetmediler. Bütün varlıklarıyla 30 yıldır süren diktatörlüğe meydan okudular. 25 Kasım tarihinde devlet güçleri tarafından tecavüz edilerek öldürüldüler. Cansız bedenleri bir uçurumun dibinde bulundu. Kadınların baskıya karşı mücadelesini bu şekilde sindireceğini sanan diktatör, üç kız kardeşin katliamının ardından patlayan ve ülkeyi saran öfke seli ile devrildi." diye konuştu.

"Kelebekler" olarak anılan Mirabel kardeşlerin Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nün sembolü olduklarını vurgulayan Nazlıaka, kadınların bu üç kız kardeşten aldığı mücadele bayrağını daha da yükseklere taşıdığını söyledi.

Kadınların, bugüne kadar Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi'nden (CEDAW),İstanbul Sözleşmesi'ne kadar önemli anlaşmaların hayata geçirilmesini sağladıklarını bildiren Aylin Nazlıaka, kadınların nerede bir haksızlık olsa en önde yer alarak sokakları da meydanları da terk etmediklerini dile getirdi.

Bu yıl 25 Kasım'ı pandemi koşullarının gölgesinde karşıladıklarına ancak kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve hak ihlallerinin hız kesmeden devam ettiğine dikkati çeken Nazlıaka, şunları kaydetti:

"Kadınlar şiddete, istismara, yoksulluğa, güvencesizliğe sıkıştırılmış hayatlar yaşıyor. Yetmezmiş gibi kazanılmış haklarımıza dahi göz diken, kadınları 'fıtrat ve kader' arasına sıkıştıran bir iktidarla mücadele ediyoruz. Kadınların kıyafetinden kaç çocuk doğuracağına, nafaka hakkından İstanbul Sözleşmesi'ne kadar uzanan ellere gereken cevabı, her gün büyüttüğümüz örgütlü mücadelemiz ile veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Sokakları, meydanları, kampüsleri, fabrikaları, tarlaları terk etmeyeceğiz. Hayatı kurduğumuz her alanda sözümüzü çoğaltacağız. Siyaset yapmaktan da emeğimizin hakkını savunmaktan da asla vazgeçmeyeceğiz. Eşit, özgür ve demokratik bir gelecek biz kadınların ellerinde yükselecek. Yaşamın her köşesini sevgiyle, barışla, kardeşlikle, güvenli bir gelecekle donatacağız."