Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih'te Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin açılışında konuştu. Erdoğan, konuşmasının başında "Heyecanlıyım, heyecanlı olduğum kadar da mutluyum" dedi. Konuşmasında öğrencilik yıllarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada hem dünyevi hem uhrevi bütün alanlara hitap eden güçlü bir nesil olarak sizleri görüyorum" diye konuştu. 

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

Heyecanlıyım, heyecanlı olduğum kadar da mutluyum. Zira okuluma Fener'den buraya doğru tırmandığım günleri hatırlıyorum. Evim, Kasımpaşa'daydı. Kasımpaşa'dan bazen sandala bazen motora binip Haliç'in ortasında da haczedilmiş gemilerin olduğu dönemdi. Buraya geldiğim günleri hatırlıyorum. Rabbime hamdolsun ki şu anda Mesut Bey ve bazı kardeşlerimizin de gayretleri ile gerek mimari noktada gerekse bütün hassasiyeti ile İmam Hatipler içerisinde öyle zannediyorum ki taçlandırılmış bir eser ortaya çıktı. Bu yeni binanın yapımında emeği geçen ve yine bu okulun bir evladı olan Mesut Toprak kardeşime şükranlarımı sunuyorum. 

Bugün açılışını yaptığımız Anadolu İmam Hatip Lisemiz 45 milyon liralık, Anadolu lisemiz ise 15 milyon liralık bir yatırımla hizmetinize sunulmuştur. Bundan sonra da hayırseverlerimizin benzer hizmetlerinin artarak devam edeceğine inanıyorum. Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi başlı başına bir ekoldür. Biz burada öğrenci iken İstanbul'da başka İmam Hatip okulu yoktu. Sadece burasıydı. Okulumuzun mezunlarına baktığımızda siyasetten bürokrasiye her alanda çok önemli başarılara imza atmış isimlerin olduğunu görüyoruz. Buradan belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar yetişti. Başbakanlar, cumhurbaşkanları yetişti.

"BAZI ÖĞRETMENLERİMİZ 'ÖLÜ YIKAYICISI MI OLACAKSINIZ?' DERLERDİ"

Bazı öğretmenlerimiz de bize şunu söylerlerdi, ölü yıkayıcısı mı olacaksınız? Ölü yıkamayı dahi aşağılayanlar olmuştu. Halbuki ilk adım atıldığı zaman ölüleri yıkayacak gassal denilen, bunu yetiştirmek üzere bu okulların kurulması var idi. Buralardan hamdolsun bizler yetiştik. Bilim adamları yetişti. Baktılar ki, bunlar farklı gidiyor bu sefer ön kestiler. Kapatalım dediler, kapattılar. Türkiye genelindeki öğrenci potansiyelini 600 binden 60 bine düşürdüler. Ne ile? Meşhur 28 Şubat'la. Şu an 1 milyon 300 bin öğrencisi var. Kemiyet değildir aslolan, keyfiyettir. Bilgi donanımı ile yetişmenizi istiyoruz. 

Ülkemizde uzun süre, çoğu da batı ülkelerinin eğitim öğretim sisteminde kurulmuş olan az sayıda okulun marka değerinden bahsedilirdi. Bu okulun gönül dünyamdaki yeri ise bambaşkadır. İlk gençlik yıllarımızda İmam Hatipli olmanın verdiği şuur ve dirayetle hayatımıza sıratı müstakim ile yön vermeye çalıştık. 

Ülkemizin her köşesine serpilmiş olan İmam Hatip okullarının büyük bir bölümünün bizzat milletimizin tarafından inşa edilmiş olmasının sebebi budur. Yatakhanemizde gece üstümüzü örten büyüklerimizi unutmamız mümkün değildi. Ben emekli albay yurt müdürümüzü unutamama. Gelir dolaşır bakardı. Aynı şekilde şu anda Kültür ve Turizm Bakanımız Numan Bey'in babası, İsmail Niyazi Kurtulmuş'u unutmamız mümkün değildir. Babam bizi ona teslim etmişti. Yusuf Türel büyüğümüzü unutamayız. Nazif Çelebi büyüğümüzü unutamayız. 

Biz tüm siyasi hayatımız boyunca, milletimizin yolunu takip ettiğimiz için bugün buradayız. İmam Hatip okulları açıldığı günden beri yaşanan kadim bir tartışma var. Sadece din eğitimi veren okullar mı olmalıdır? Biz lise fark imtihanları adı altında bir de liselerden burada okuduğumuz derslerden imtihana girdik. Ben 6 dersi de verdim, ondan sonra üniversiteye girebildim. Benim diyen milletvekilleri, bakanların çoğu burada Fizik, Kimya, Matematik, bunların okutulduğundan haberi yok. Bir sor, İmam Hatip okullarının müfredatı nedir? Hiç haberleri yok. 

"CENAZELERİMİZ ORTADA KALIYORDU"

Burada hem dünyevi hem uhrevi bütün alanlara hitap eden güçlü bir nesil olarak sizleri görüyorum. Dönem dönem farklı eğilimler öne çıkmıştır. İşin esasında ise fotoğraf şudur; İmam Hatip okulları ile ilgili ilk adımlar tek parti döneminde atılmıştır. Tek parti CHP'sinin derdi kendi ifadeleri ile cenaze namazı kıldırmayı bilecek kadar dini bilgiye sahip kişilerin yetiştirilmesiydi. Cenaze yıkayacak insan yoktu, Türkiye o hale gelmişti. Cenazelerimiz ortada kalıyordu. Köklü dini müesseselerin kapılarına kilit vuruldu, böyle bir tehlike ortaya çıktı. Milletimiz bırakınız Kuran-ı Kerim eğitimi, cenazesinin ortada kalacağından korkmaya başlamıştı. 

"ORTA ASYA'DA BU TÜR İNSANLARA 'AK SAKAL' DERLER"

Orta Asya'da bu tür insanlara "ak sakal" derler. Ben Kazakistan Devlet Başkanı'na "sen bizim ak sakalımızsın" dediğimde çok hoşuna gitti. Yıllar yılı o Orta Asya kırsalında belli şeyleri görmüş yetişmiş, "ak sakalımız" deyince onun da hoşuna gitti. Büyüklerimiz sayesinde okullarımız kök salmıştır. Celalettin Ökten hoca bunlardan biriydi. 

Ülkemizde milletimizin değerlerine karşı iç savaşı tek parti zihniyeti açmışsa, ikincisini de aynı kafaya sahip 28 Şubatçılar yapmıştır. Bu millet kendi küllerinden doğmak suretiyle ayağa kalkmıştır. Öncelikle ben tekrar bu ülkede FETÖ dershaneleri ile okulları ile bir nesli mahvetmeye, ümmeti parçalamaya, bölmeye gayret edenlere karşı işte siz dimdik ayakta duracaksınız. FETÖ gibi ahlaktan binasip, vatan haini, şu anda da kaçacak delik arayan bütün izleyicileri ile beraber dünyanın değişik yerlerine dağılmış olan bu ihanet şebekelerine karşı siz bizim ümidimizsiniz.  

Bu kardeşiniz buraya girdiğinden beri inancının, doğrularının peşinden koşmuş, her türlü saldırıya göğüs germiştir. Hiçbir zafer mücadele edilmeden ve bedel ödemeden kazanılmaz. Tarihine, kültürüne, değerlerine saygılı iyi insan yetiştirmek tüm eğitim sisteminin amacıdır. 

Hocam dedi ki "sen şu şiiri okuyacaksın", "hangi şiiri hocam?" dedim, dedi ki "şu şiiri". Ben de ezberledim; Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım, boğamazsam da hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale. Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum, Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim, Adam aldırmada geç git diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım, Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu... İrticaın şu sizin lehçede manası bu mu?

Sizlere başarılar diliyorum. Rabbim yar ve yardımcım olsun. 

24 DERSLİK, 3 LABORATUVAR, KÜTÜPHANE VE 450 KİŞİLİK YEMEKHANE

Geçmişi 1951 yılına dayanan İstanbul Anadolu İmam Hatip Lisesi, Astay İnşaat tarafından yeniden inşa edildi. 66 yıllık tarihe sahip olan okulda öğrenim gören isimler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, TBMM eski Başkanı Mehmet Ali Şahin, ekonominin koordinasyonundan sorumlu eski Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren gibi pek çok bakan ve bürokrat yer aldı.

Aslına uygun olarak yeniden yapılan bina inşasında iş süresince yaklaşık 400 personel çalıştı. Okul, 13.500 metrekarelik inşaat alanına sahip. Eğitim binasında, 24 derslik, 3 laboratuvar, kütüphane, 450 kişilik yemekhane, tam donanımlı mutfak ve kantinin yanı sıra 376 kişilik bir de konferans salonu bulunuyor.

Okulda, 400 kişilik büyük mescit, 500 metrekarelik iç avlu, revir, idari ofisler, rehberlik servisi ve 4000 metrekarelik peyzaj alanı bulunuyor. Okul bünyesinde yer alan yurt binasında ise, 100 kişilik bir yurt, kantin, 100 kişilik bir yemekhane ile 100 kişilik mescit yer alıyor.

İstanbul Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin dış cephesi mekanik doğal taşlarla tasarlandı. Dış cephede Konya ve Denizli'den traverten, Antalya'dan limra taşları yer alıyor. İç cephesinde ise Bursa'dan bej rengi agora ve kahve gri tonu maron taşları tercih edildi. Peyzaj işleri için ise Bergama granit ile bazalt taşları kullanıldı.