Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Geride fotoğraf dünyasına unutulmaz kareler bırakan Ara Güler, İstanbul'da 16 Ağustos 1928'de doğdu. Asıl adı Mıgırdıç Ara Derderyan olan usta fotoğrafçının ailesi 1934'deki Soyadı Kanunu ile "Güler" soyadını aldı.

Çocukluğunu Beyoğlu'nda geçiren Güler, ilk olarak okul öncesi eğitimini evde bakıcı ve dadılar gözetiminde aldı. Ara Güler daha sonra sırasıyla Mıhitaryan Manastır Mektebi (Pangaltı Lisesi), Galatasaray Lisesi, Getronagan Ermeni Lisesi'nde eğitim gördü.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi bünyesinde açılan Türkiye'nin alanındaki ilk kurumu olan Gazetecilik Enstitüsü'ne kaydını yaptıran Güler, aynı zamanda çalıştığı için derslere tam anlamıyla devam edemedi.

Okul yıllarında öyküler yazmaya başlayan Ara Güler, babasının müşterilerinden İhsan İpekçi'nin sahibi olduğu İpek Film Şirketi'ne gidip gelmeye başladı ve sinemacılığın her dalında çalışma fırsatı buldu. Teknik konulara meraklı olması nedeniyle de sinema makinisti ehliyeti de aldı.

Aynı dönemde Muhsin Ertuğrul'un açtığı tiyatro kurslarına devam eden Güler'in öncelikli amacı aktör olmak değil, sahne gerisinde yer almak oldu.

YENİ İSTANBUL'DA GAZETECİLİĞE BAŞLADI

Babasının 1940'da aldığı ilk fotoğraf makinesi ile birlikte fotoğrafa ve gazeteciliğe olan düşkünlüğünün farkına varan Ara Güler, "Jamanak Gazetesi" başta olmak üzere birçok Ermeni gazetesinde çalıştı.

Gerçek anlamda muhabirlik deneyimini ise 1950'de dönemin önde gelen gazetelerinden Yeni İstanbul'da yaşadı.

Askerliğini yaptıktan sonra bir süre "Hürriyet Gazetesi"nde de muhabir olarak çalışan Güler, daha sonra yayın hayatına yeni başlayan "Hayat Dergisi3ne geçti ve kısa süre sonra derginin fotoğraf şefliği görevini üstlendi. Aynı yıl Amerikan Medya Fotoğrafçıları Derneği'ne tek Türk üye olarak kabul edildi.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olan Güler, 1958'de "Time-Life", "Paris-Match" ve "Der Stern" dergilerinin yakın doğu foto muhabirliği görevini üstlendi ve 1953'te Henri Cartier Bresson ile tanışarak Paris Magnum Ajansı'na dahil oldu. İngiltere'de yayımlanan "Photography Annual Antolojisi" usta fotoğrafçıyı, "Dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısı"ndan biri olarak tanımladı.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ