Dikkatinizi toplayamıyor musunuz? Öğrenmeyi kolaylaştıran sessizlik değil ses olabilir!
Kendi kendine konuşmak çoğu zaman tuhaf bir alışkanlık gibi görünse de, bilim bu davranışın düşündüğünüzden çok daha faydalı olduğunu söylüyor. Yüksek sesle düşünmek, sadece iç dökmekle kalmıyor; aynı zamanda odaklanmayı artırıyor, hafızayı güçlendiriyor ve zihinsel süreçleri sadeleştiriyor!
ABONE OLYüksek sesle düşünmek, bireyin iç sesini dışa vurarak düşünce sürecini sözlü hâle getirmesidir. Bu, bazen farkında olmadan gerçekleşen, bazen de bilinçli bir strateji olarak kullanılan bir davranıştır. Özellikle bir problem çözülürken, karar alınırken ya da karmaşık bir konunun analizinde bu yöntem sıkça devreye girer. Psikologlara göre bu, sadece “kendi kendine konuşmak” değil, zihni organize etmenin etkili bir yoludur.
Yüksek sesle düşünmenin en temel faydası, zihinsel dağınıklığı toparlamasıdır. İçsel olarak süren düşünceler kimi zaman belirsiz, dağınık ve tekrar eden yapıda olabilir. Fakat bu düşünceler sesli hâle geldiğinde daha netleşir, mantıksal bir sıraya girer ve kişi ne düşündüğünü daha somut biçimde fark edebilir. Bu da özellikle dikkat dağınıklığı yaşayan bireylerde odaklanmayı artırır.
Araştırmalar, öğrencilerin yüksek sesle düşünerek okuduklarında bilgileri daha iyi öğrendiklerini gösteriyor. Bu yöntem, hem görsel hem de işitsel hafızayı aynı anda harekete geçirerek beynin birden fazla duyusal kanalını çalıştırır. Örneğin yeni bir dil öğrenirken kelimeleri telaffuz etmek, onları yalnızca zihinden geçirmekten çok daha etkili olabilir.