Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bugün Ne Oldu DMM: Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik mutabakat BM tarafından tescillendi

        Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından Libya’nın, 2019 yılında Türkiye ile akdettiği Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına Dair Mutabakat Zaptı kapsamında belirlediği kıta sahanlığının, 16 Temmuz 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından tescil edildiğine ilişkin açıklamada bulunuldu.

        Söz konusu nota, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından Türkçeye çevrilirken, tescil işleminin Türkiye ve diğer ilgili taraflar açısından doğurabileceği sonuçlara ilişkin bir değerlendirme yapıldı.

        Açıklamada şu ifadelere dikkat çekildi:

        "Malum olunduğu üzere Türkiye, Mavi Vatan doktrini çerçevesinde Libya ile 2019 yılında "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Hakkında Mutabakat Zaptı" imzalamış ve böylece kıyıdaş devletler arasında; ticari, siyasi ve güvenlik kaynaklı bir anlaşmaya varılmıştır.

        REKLAM

        Söz konusu mutabakat zaptı, 2019 yılının Aralık ayında Birleşmiş Milletler Anlaşmasının 102. Maddesi uyarınca BM Sekreterliğince tescil edilmiştir. Libya 27 Mayıs 2025 tarihinde Birleşmiş Milletlere verdiği notada, Türkiye ile arasında akdedilen anlaşma uyarınca belirlediği kıta sahanlığı sınırlarını da 16 Temmuz 2025 tarihinde onaylatmış, nota Birleşmiş Milletler’in internet sitesinde yer almış, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bağlamında "belge" olarak kabul edilmiş ve Birleşmiş Milletlerin Deniz Hukuku ile ilgili uzman dairesince yayınlanmıştır.

        Notada yer alan ifadeler özetle şu şekildedir: “Öncelikle, Libya ve Türkiye, 27 Kasım 2019’da Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir Mutabakat Muhtırası imzaladı. Bu Muhtıra, 11 Aralık 2019 itibarıyla BM Şartı’nın 102. maddesi uyarınca Birleşmiş Milletler Sekretaryası’na tescil edilmiştir ve uluslararası hukuka dayalı adil bir çözüm teşkil etmektedir.

        "YUNANİSTAN VE MISIR’IN DENİZ ALANLARINDA EGEMEN HAK İDDİA ETMELERİ HUKUKA AYKIRI"

        Yunanistan ve Mısır’ın, Libya ile Türkiye arasında belirlenen deniz alanlarında egemen hak iddia etmeleri hukuka aykırıdır.

        İkinci olarak, Libya, Yunanistan ile Mısır arasında 2020’de imzalanan münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırlandırma anlaşmasını, uluslararası hukuka ve özellikle hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu için geçersiz saymaktadır.

        REKLAM

        Yunanistan ve Mısır’ın sırasıyla 2014, 2021 ve son olarak Nisan 2024’te hidrokarbon arama ruhsatı verdiği alanlar da Libya’nın egemen haklarını ihlal etmektedir. Yunanistan, 26 Kasım 2022’den bu yana bu ruhsat alanlarında tek taraflı arama ve sondaj faaliyetlerini sürdürerek Libya’nın haklarını ve uluslararası hukuku ihlal etmektedir.

        Üçüncü olarak, Yunanistan’ın 16 Nisan 2025’te ilan ettiği Deniz Alanları Planı’nın (MSP) bazı bölümleri de Libya’nın Akdeniz’deki yetki alanlarını ihlal etmektedir. Özellikle MSP haritasının güneyindeki bazı alanlar, Libya’nın kıta sahanlığı üzerinde hukuken sahip olduğu egemen hak ve yetkileri çiğnemektedir. Libya açısından bu planın herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır.

        Son olarak, Yunanistan, 17 Nisan 2025’te Resmi Gazete’de yayımladığı kararla İyon Denizi’nde ilan ettiği MEB ile de Libya’nın kıta sahanlığına tecavüz etmiştir. Söz konusu MEB’in güney sınırı, Libya ve Yunanistan ana kıyıları arasında eşit uzaklıkta değildir ve Libya’nın egemen haklarını göz ardı ederek hukuka aykırı bir şekilde belirlenmiştir. Bilindiği üzere, ilgili uluslararası hukuk, devletleri kıta sahanlığı ve MEB sınırlandırmasına ilişkin nihai anlaşmaya zarar vermeden veya bunu engellemeden, geçici ve pratik düzenlemeler yapmaya teşvik etmektedir. Bu nedenle, Yunanistan’ın İyon Denizi’nde Libya’nın kıta sahanlığını ihlal eden tek taraflı MEB ilanı, uluslararası deniz hukukunun yerleşik ilkelerine aykırıdır.

        REKLAM

        Libya, Yunanistan ve Mısır’ın hukuka aykırı ve maksimalist deniz sınırı iddialarını ve bu iddialara dayalı olarak belirledikleri ruhsat alanlarını tamamen reddeder. Libya, uluslararası hukuktan doğan tüm deniz alanları üzerindeki haklarını — deniz yatağı, toprak altı ve üzerindeki sular dâhil — saklı

        tutmaktadır. Bu çerçevede, Libya’nın Akdeniz’deki kıta sahanlığının dış sınırlarına ilişkin resmi tutumunu (ekli harita ve koordinatlar ile birlikte) sunmaktan onur duyarım.

        Libya ile Mısır arasındaki deniz sınırı, Libya’nın BM’ye sunduğu 13 Şubat 2023 tarihli Nota’ya (A/77/742) uygun olarak belirlenmiştir. Libya’ya göre, Libya ile Yunanistan arasındaki deniz sınırı,

        iki ana kara kıyısı arasında ortay hat esas alınarak çizilmelidir. Yargı kararları ve devlet

        uygulamalarıyla da desteklendiği üzere, adalar her zaman tam yetki alanı oluşturmaz; adaların konumu hakkaniyetli bir sınırlandırmayı bozuyorsa göz ardı edilebilir veya sınırlı etki tanınabilir.

        Bu sınır, Libya yasalarına ve 2019 tarihli Türkiye-Libya Mutabakat Muhtırası’na da saygılı olmalıdır.

        Buna göre, Libya kıta sahanlığının kuzey sınırları doğudan batıya doğru; Türkiye-Libya Mutabakat Muhtırası’na göre belirlenen B ve A noktaları ile başlamakta, A noktasından Yunanistan ile Libya

        ana karaları arasında belirlenen ortay hatta (1–12 numaralı noktalar) uzanmakta; ardından İtalya ana karası (Sicilya dâhil) ve Libya ana karası arasında, Sirte Körfezi’ni kapsayacak şekilde, 17. noktaya kadar devam etmektedir. 17’den itibaren güneyde 18. noktaya, oradan da Libya ile Malta arasındaki 1985 tarihli ICJ kararına uygun olarak belirlenen 28. noktaya kadar, daha sonra kuzeye dönerek 29–30 ve 30–32 noktaları arasında, Libya-Tunus sınırına ulaşmaktadır. Bu sınır da 1982 tarihli ICJ kararına dayanmaktadır.

        REKLAM

        Libya, Akdeniz’de kıta sahanlığı üzerindeki doğuştan ve kendiliğinden sahip olduğu egemen haklara dayanarak, deniz sınırlarının ancak diyalog ve müzakereler yoluyla, hakkaniyet ilkesine ve

        uluslararası hukuka uygun biçimde belirlenebileceğine inanmaktadır. BM Şartı’nın 33. maddesi uyarınca, barışçıl yollar ve tarafların mutabakatıyla ICJ dâhil diğer mekanizmalar kullanılmalıdır. Bu

        bağlamda Libya, kıyıdaş devletlerle karşılıklı hak ve çıkarların saygı gördüğü müzakerelere hazır

        olduğunu bildirir. Aynı ruhla, Libya; Mısır ve Yunanistan’a, deniz sınırı ihtilafları müzakereyle çözülene kadar, bu alanlarda hidrokarbon ruhsatlarını ve arama faaliyetlerini askıya almaları çağrısında bulunur."

        UZMAN DEĞERLENDİRMESİ

        Konuya ilişkin; Yunanistan tarafı, 2019 yılında imzalanan Libya muhtırasının Girit ve Kıbrıs'ın aleyhine olduğunu iddia etmektedir. Türkiye ve Libya'nın Kıbrıs ve Yunan adalarını karasularına

        çekmeyi hedeflediği ileri sürmektedir.

        Sevilla Haritası yahut Deniz Mekansal Haritaları ile Türkiye'yi kendi karasularına hapsetmek isteyen Yunanistan, planlarını bertaraf eden Libya muhtırasının kendilerine bir tehdit olduğunu vurgulamaktadır.

        Libya'nın Türkiye ile imzaladığı kıta sahanlığını BM'ye tescil ettirerek Mısır ve

        Yunanistan'ın hak ihlallerinin önüne geçmeyi hedeflediği görülmektedir. Libya'nın uluslararası hukuk çerçevesinde hak arayışının Yunanistan ve Mısır tarafından tehdit olarak algılandığı görülmektedir. Dolayısıyla konuya ilişkin, manipülatif ve kışkırtıcı söylemler üretilmesi ihtimaline karşı iki ülke basınında çıkan içeriklerin takip edilmesi gerekmektedir.

        ÖZET ve SONUÇ

        Libya ve Türkiye, 2019 yılında Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin bir Mutabakat Muhtırası imzalayarak BM’ye tescil ettirmiştir. Libya, bu mutabakat uyarınca belirlediği kıta sahanlığı sınırlarını 2025 yılının Mayıs ayında BM’ye sunmuş 16 Temmuz 2025 tarihinde tescil

        talebi kabul edilerek resmileştirmiş ve Yunanistan ile Mısır’ın maksimalist deniz yetki iddialarını ve ruhsatlandırmalarını uluslararası hukuka aykırı bulduğunu açıklamıştır.

        Notada ayrıca MEB’lerin ve Deniz Alanları Planı’nın, Libya’nın egemen haklarını ihlal ettiğini vurgulamaktadır. Libya, deniz sınırlarının hakkaniyet ve uluslararası hukuk çerçevesinde, diyalog ve müzakereler yoluyla belirlenmesi gerektiğini savunmakta ve kıyıdaş devletlerle görüşmeye hazır

        olduğunu ifade etmektedir. Bu kapsamda Mısır ve Yunanistan’a, deniz yetki alanı ihtilafları çözülene kadar, tartışmalı bölgelerdeki hidrokarbon arama faaliyetlerini askıya almaları çağrısında bulunmuştur.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ