Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, oylamanın ardından şu açıklamalarda bulundu:

"Bu kararı yok hükmünde sayıyoruz. İçerdiği vizyonsuzluk itibariyle ciddiye alınacak bir karar değil. Prensip olarak demokratik ülkeleri temsil eden bir kurum olarak görülür. Çoğu zaman çoksesliliğin temsilcisi olarak demokratik olarak ciddi işlere imza atmıştır. Türkiye söz konusu olduğunda çok seslilik kayboluyor. Demoratik olmayan karar tasarısına imza attılar. AP'nin kararı hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmayan dar görüşlü vizyonsuz bir siyasi karardır. Bazı parlamenterler Türkiye'ye mesaj vermemiz lazım diyor. Eğer böyle birt dertleri varsa bunu pozitif bir şekilde nasıl işbirliği yapacakları şeklinde bir değerlendirme yapmaları gerekirdi. Maalesef tarihe çok kötü geçecek bir tasarıya imza attılar. Müzakereler zaten fiili olarak durmuş olduğu bir durumda. Bu tasarının ortaya çıkması şimdiye kadarki tıkanıklığın bir tezahürüdür. Mesaj bu şekilde verilmez. Mesaj kararlarla değil eylemlerle verilir. AP'nin eylemlerine baktığımızda AB kurumlarının nelere imza attığını hep beraber görelim."

"Tüm Avrupa'yı yabancı düşmanlığı kuşatırken bunlara ses çıkarmayanlar bugün Türkiye'ye mesaj vermeye kalkıyorlar. Türkiye'ye karşı kendi kamuoyunu zehirleyen yanlış kararlara imza atıyorlar."

"AP'nin değerleriyle AP'nin aldığı kararları birbirinden ayırıyoruz. Bugün 15 Temmuz gecesi savaş uçaklarına karşı bu değerleri korumuş bir milletle ilgili verdiği bu kararla AP'nin değerleriyle çatışmışlardır."

"AB'nin içine düştüğü değerler krizinin Türkiye'ye bir yansımasıdır. Bu kadar kararlar eleştirel bile olsa, yapıcısysa ilerlemeye yol açıyorsa, her türlü karar bizim için saygıdeğer olur. Ama AP'nin bu kararı bu kadar vizyon yoksunu, siyasi doğruluktan uzak ve tutarsızlık içeriyor ki bize mesaj vermek isteyenler bu kararla mesajın Kapıkule Sınır Kapısı'ndan içeriye girmeyeceğini bilsinler. Bu mesaj kulak vereceğimiz bir mesaj değil, kendilerine iade ediyoruz. Mesele bunun siyasi vizyona sahip olmasıdır."

"AP'nin bu kararından Türkiye kelimesini çıakrın, esasında AB kurumlarını tehdit ediyor. AB kurumlarının cazibe merkezi olması mümkün değildir."

"Şimdiye kadar aldığımız tedbirleri hiçbir şekilde anlamadıklarını görüyoruz. OHAL hakkındaki tedbirlerle ilgili olarak orantılılıktan bahsediyorlar. Oysa durumun gerektirdiği ve uluslararası hukuka uygun biçimdedir. Hukuk dışı bir tedbir değildir. AİHM içtihatları normalde uygulanan gereklilik ve orantılılık ilkelerinin olağanüstü durumlarda değişkenlik gösterebileceğini kabul eder. İlerleme raporunda PKK ile mücadele konusunda orantılılıktan bahsedilmesi sorumsuzluktur."

"Üyelik müzakerelerinin geçici olarak durdurulmasına AB konseyi karar verir."

"Mesajı alması gereken onlardır. Demokrasi dersini Türk halkından almaları gerekir. AB içerisinde alınan bu kararlar, kendi ideallerinden ne kadar uzaklaştıklarını gösteriyor. Bu karar AB'nin kriziyle ilgili bir karar. AB'nin kurulmasına vesile olan tarihi tecrübelerini unuttuklarını üzülerek söylüyoruz."

"Türkiye insan hakları, demorkasi, hukuk konusunda reformlarına devam edecek."

"AB'nin yeniden tutarlı ve vizyon üreten bir kuruma dönüşmesini bekliyoruz. Bizim bir Avrupa ülkesi olarak karşı karşıya olduğumuz terör tehdidine karşı uygulamada gereğini yapması gerekir."

"Eleştirilerin çözülmesinin yolu fasılların açılmasıdır."

Avrupa Birliği Bakanlığı kaynakları, Avrupa Parlamentosunda (AP), Türkiye-AB ilişkileri karar tasarısıyla ilgili yarın yapılacak oylama sonucundan, müzakerelerin durdurulması tavsiyesi çıksa bile bunun hukuki bir bağlayıcılığı olmayacağına işaret etti.

Bakanlık kaynakları, AP Genel Kurulunun Strazburg'da yapılan dünkü oturumunda ele alınan Türkiye-AB ilişkileri başlıklı karar tasarısının yarınki oturumda oylanacağını hatırlatarak "AB üyesi olmak isteyen bir devletin yaptığı üyelik başvurusunun kabul edilmesi ve üyelik müzakerelerinin başlaması, AB Konseyinin oybirliğiyle alacağı karar neticesinde olmaktadır. AB'ye üyelik müzakerelerinin geçici olarak durdurulması kararı da ancak AB Konseyi tarafından alınabilmektedir. Türkiye ile müzakerelerin durdurulmasında Avrupa Parlamentosunun hukuken bir işlevi bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle Avrupa Parlamentosunda gerçekleştirilen görüşmeler sonrasında yapılacak oylama neticesinde müzakerelerin durdurulması tavsiyesi çıksa bile bunun hukuki bir bağlayıcılığı olmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye-AB ilişkileri başlıklı karar tasarısının ele alındığı dünkü oturumda, parlamentodaki siyasi grupların bir kısmı, Türkiye'de son dönemde yaşanan gelişmeler ışığında müzakerelerin geçici olarak durdurulmasına ilişkin görüş beyan ederken bir kısmı da Türkiye-AB ilişkilerinin ortak kazanımlarına dikkat çekmişti.

Bu kapsamda, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, darbe girişiminin ve Türkiye'deki terör saldırılarının sorumlularından hesap sormak üzere atılan adımları, meşru bir hak olarak nitelerken Türkiye-AB müzakerelerinin geçici olarak durdurulmasının her iki taraf açısından da olumlu sonuçlar doğurmayacağını söylemişti. Mogherini, Türkiye'nin anayasal reform sürecinde AB'nin desteğine ve diyalog kanallarının açık tutularak iş birliği alanlarına vurgu yapmış, üyelik sürecinin sona ermesiyle iki tarafın da kendilerini bir kaybet kaybet senaryosu içinde bulabileceği uyarısında bulunmuştu.

AB kurumları içinde demokratik bir yapıya sahip, farklı siyasi grupların temsil edildiği bir platform olan AP'de ele alınan kararlar hakkında siyasi gruplar doğal olarak farklı görüşler dile getirebiliyor.