"Türk diasporası ciddi destek sağlar"
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye'nin, artık masa başında kaybeden bir ülke olmayacağını belirterek, ''Fransa girdiği yolun çıkmaz bir yol olduğunu görecektir. Bunda da siz iş adamlarımızın Fransa nezdindeki lobi faaliyetleri önemli rol oynayacaktır'' dedi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'deki sosyal ve ekonomik reformlar ile dünya ekonomisindeki gelişmeler hakkında bilgi verdi.
Hükümetleri döneminde özel sektörün büyüme rakamlarına katkısının yaklaşık üç kat arttığına dikkati çeken Yazıcı, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek yeni Türk Ticaret Kanunu ile şirketlerin elektronik ortamda 5 dakikada kurulabileceğini, tek kişiyle şirket kurulmasının mümkün olacağını anlattı.
Ticaret sicili uygulamalarına yönelik olarak kısa adı MERSİS olan Merkezi Sicil Kayıt Sistemini kurma çalışmalarını yürüttüklerini söyleyen Yazıcı, ''Bu sistem sayesinde Türkiye çapında sicil kayıtlarının güvenli, düzenli ve eksiksiz olarak elektronik ortamda tutulması sağlanacaktır. Ayrıca, 'Büyüyen Anadolu'ya Kredi Kolaylıkları Projesi' ve 'İflasın önlenmesi ve iflas Edenlere İkinci Bir Şans Verilmesi Projesi' gibi projelerle küçük ve orta ölçekli şirketlerimizi destekleme gayreti içindeyiz'' dedi.
Yazıcı, 74 milyonluk nüfusa sahip olan Türkiye'de hükümet olarak, hem sanayici ve iş adamlarının önünü açacak, işlemlerini basitleştirecek hem de tüketicilerin haklarının güvence altında olduğu yüksek standartta bir ticaret dünyası oluşturmanın gayret ve çabası içinde bulunduklarını vurguladı.
Bakanlık olarak, AB standartlarında, haksız rekabetin, yasal olmayan ticaretin ve sahteciliğin önünü kesecek bütün önlemleri aldıklarını belirten Yazıcı, ''Ticaretimizin gelişmesini sadece ekonomik büyüme ile desteklemiyoruz. Aynı zamanda hukukla da güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz'' diye konuştu.
''Ortak kapı modeli...''
Komşu ülkelerle işbirliği yaparak, gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi hususunda yeni yöntemler geliştirdiklerini anlatan Yazıcı, şunları kaydetti:
''Örneğin, sınır geçişlerinde beklemelerin hiç yaşanmayacağı bir yönetim ve işletim modelini hayata geçiriyoruz. 'Ortak Kapı Modeli' olarak adlandırdığımız bu uygulamada; aynı yolcu, taşıt ve eşyaya ilişkin olarak yapılması gereken veri girişi ve kontrol işlemleri her iki sınır kapısında ayrı ayrı değil de; çıkış ülkesinde veri girişi, giriş ülkesinde kontrol işlemi yapılacaktır. Bu sayede, sınır geçişlerindeki formaliteler yaklaşık yüzde 40 azaltılmış olacaktır.''
Gümrüklerde başlatacakları ''kağıtsız'' dönemle artık ticaret erbabının gümrüğe gelmeksizin, gümrük beyannamesine eklenmesi gereken belgeleri de tamamen elektronik ortamda ve elektronik imza ile kendi bürolarından gümrük idaresine sunacaklarını söyleyen Yazıcı, ticaretin önünde büyük engel oluşturan bürokrasiyi ve formaliteleri, riske mahal vermeden çözmeyi hedeflediklerini belirtti.
İş sahiplerinin ithalat veya ihracat işlemleri için çeşitli kurumlardan belge alırken harcadıkları zamanı ortadan kaldıracaklarını ifade eden Yazıcı, artık ticaret erbabının bu belgelerin temini için her bir kuruma ayrı ayrı başvuruda bulunmayacağını, ''Tek Pencere'' olarak adlandırdıkları yeni uygulamayı hayata geçirdiklerinde, ticaret erbabının ithalat ve ihracat için gerekli olan tüm belgeleri tek bir noktaya başvuru yapmak suretiyle yine buradan temin edeceğini, böylece hem maliyetlerin azalacağını hem de gümrüklerdeki zaman kaybının önleneceğini kaydetti.
Yazıcı, ''Ayrıca riske dayalı kontrol, sonradan kontrol ve kayıt yoluyla giriş gibi sistemlerle gümrükte yapılan denetim ve kontrolleri de efektif hale getiriyoruz'' dedi.
Hayati Yazıcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bakanlıkta gümrük ve ticaret politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak görüş bildirmek ve bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere danışma organı niteliğinde görev yapacak ''Gümrük ve Ticaret Konseyi''ni hayata geçiriyoruz. Konseyin oluşumu, görevleri, çalışma usul ve esaslarını düzenleyecek yönetmeliği hazırlıyoruz. Gümrük ve Ticaret Bakanlığının hizmet sunduğu alanlardaki tüm paydaşlarımız konseyde temsil edilecektir.''
Türk dış politikası...
Türk dış politikasının, artık uluslararası kamuoyunda dikkatle izlenir hale geldiğine işaret eden Yazıcı, küresel gelişmelere ve ulusal önceliklere paralel olarak Orta Asya, Kafkaslar, Orta Doğu, Balkanlar ve Afrika'da yeni açılımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.
İş adamlarının, yurt dışında yaşayan Türklerle dayanışma ve işbirliği içerisinde gönül birliğiyle hareket etmesini takdirle karşıladıklarını dile getiren Yazıcı, şunları kaydetti:
''Güçlü bir etkileşimin varlığı ülkemizin tüm dünyada ekonomik ve sosyal etkinliğini arttıracaktır. Diğer yandan, güçlü bir Türk diasporasının ülkemizin tüm dünyadaki siyasal gücüne de önemli bir katkısı olacaktır. Yurt dışında örgütlenmiş ve bulunduğu ülkelerde ekonomik ve siyasal yaptırım gücüne sahip bir Türk diasporası; sözde Ermeni soykırımı meselesi başta olmak üzere Türk dış politikasındaki temel sorunların, dış dünya nezdinde başka ülkelerin tasarrufuna bırakılması gibi olumsuz bir sonucu da ortadan kaldırmaya ciddi destek sağlayacaktır. Böyle bir diasporanın oluşması, Türkiye olarak meşru ve haklı bir noktada bulunduğumuz birçok meselede tarihi gerçeklerin dünya kamuoyuna doğru biçimde yansıtılmasına imkan verecektir. Fransa Meclisi'nde kabul edilen Sözde Ermeni Yasa Tasarısı, bu diasporanın önemini daha da arttırmıştır. Türkiye, artık masa başında kaybeden bir ülke olmayacaktır. Fransa girdiği yolun çıkmaz bir yol olduğunu görecektir. Bunda da siz iş adamlarımızın Fransa nezdindeki lobi faaliyetleri önemli rol oynayacaktır.''
Bugüne kadar iş dünyasıyla, sivil toplumla, sosyal taraflarla beraberce yakın bir çalışmayla, istişareyle kararlar almaya ve politikaları birlikte oluşturup uygulamaya son derece önem verdiklerini ifade eden Yazıcı, bu yakın diyaloğun önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirtti.
AA