Romantik bir Türkiye yazı
Evliliğin, çocukken dinlediğiniz masallar gibi asla unutulmayacak ilk günlerini bir masal diyarında geçirmek istiyorsanız Mardin tam size göre...
Çünkü bu kadim kent, kulaktan kulağa fısıldanan bir ezgi gibi sırlarını içinde saklamayı başarmış yüzyıllardır. Yıllar gelir geçer ama Mardin’in taşlara yazılmış güzelliği hiç değişmez. Bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen kaya oluşumlarıyla hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği günler yaşamak isteyenler için önerimiz ise Kapadokya.
Skylife Dergisi'nden Melih Uslu'nun yazısına göre, balon uçuşu ile nefes kesici manzaralara tanık olabileceğiniz bölgede, butik otele dönüştürülmüş gerçek bir peribacasında ya da binlerce yıllık bir mağarada konaklayabilirsiniz. Denizin kokusu ve rengi olmadan balayı olmaz diyorsanız size mavi yolculuğu tavsiye ediyoruz. Bodrum, Marmaris, Fethiye, Göcek, Kaş ve Antalya çıkışlı olarak düzenlenen mavi yolculuk turlarıyla çam ağaçlarının gizlediği koyları keşfedebilir, çift kişilik koyların ıssızlığına sığınabilirsiniz.
HUZUR VAHALARI
Sakin koyları, manzaralı köyleri, romantik günbatımlarıyla Gökçeada, huzurun ve güzelliğin coğrafyası. Türk ve Rum kültürlerinin iç içe geçerek sarıldığı ada, denizi ve kumsalıyla da balayı çiftlerini memnun ediyor. Zakkumların süslediği parke taşlı yollardan asırlık köy kahvehanelerine tırmandığınızda adanın meşhur dibek kahvesi ödülünüz olacak.
Salaş bir balıkçı lokantasında taze deniz ürünlerinin tadına bakmak ve ıssız koylar arasında tekne turu yapmak da seçenekleriniz arasında. Adanın birçok yerinden denize girilebiliyor ama güneydeki Kefaloz, adalılara göre Fransız sahillerini aratmayacak güzellikte. Klasik balayı turları size hep sıkıcı geliyor, romantizmi, kumsalda yürümek, mum ışığında yemekten farklı mı algılıyorsunuz? Öyleyse maceracı ruhunuzu harekete geçirip adrenalinizi yükseltecek olan Toros Dağları’yla tanışmalısınız.
Bir safari gurubuna katılabileceğiniz gibi tek bir cip kiralayarak da Toroslarda hızla yükselen zirveleri, derin boğazları, yeşil vadileri ve şelaleleri keşfedebilirsiniz. Karstik vadileri sürprizlerle dolu Torosların kıvrılarak tepelere tırmanan dağ yolları, karşınıza binlerce yıllık antik uygarlıkların izlerini çıkaracak. Ardından Yörük köylerinin misafirperver insanlarıyla tanışacaksınız. Birbirinden heyecanlı rotalar saklayan Toroslardaki güzergâhınızı bir seyahat acentesinin önerileriyle belirlemeniz en mantıklısı. Tura, günübirlik çıkabileceğiniz gibi turunuzu bir haftaya kadar da uzatmak elinizde.
BULUTLARIN ÜZERİNDE
Kent yaşamına dair ne varsa geride bırakıp kendinizi bulutların üzerinde hissedebileceğiniz bir sığınak arıyorsanız Trabzon’daki Maçka - Zigana arasındaki vadileri öneriyoruz. Doğu Karadeniz’in büyüleyici doğasında, meraklı gözlerden uzak bu yörede kendinizi tümüyle doğanın kucağında hissedebilirsiniz.
Dilerseniz gerçek bir münzevi klasiği olan Sumela Manastırı’na kadar yürüyüşler de yapabilirsiniz. Civardaki vadilerse, kibrit çöpünden maketleri andıran ahşap dağ evleriyle dolu. Üstelik özgün yöresel mimari örneklerden esinlenerek inşa edilen bu evlerin tamamı müstakil. Taş veranda üzerinde yükselen dağ manzaralı mekânlarda ev rahatlığı sağlanmış.
Mısır ekmeği, taze tereyağı, yöresel peynirler, kuymak, ev reçelleri, yayla balı ve çay kahvaltı menüsü olarak sunulurken akşam menüsü de hayli zengin: Karalahana çorbası, kuymak, pazı kavurma, tavada fasulye turşusu, hamsili ekmek, sütlaç… Yaylada balayının bir başka ayrıcalığı ise civardaki pınarların, irili ufaklı derelerin ve sisli dağların arasından geçen romantik yürüyüş parkurları. Özetle Türkiye’de sayısız romantik köşesiyle sizi bekliyor. Hazırlanın, balayına çıkıyoruz!
COŞKUN ARAL (Gazeteci)
“Size romantik duygular hissettirebilecek çok yer var Türkiye’de. Mardin, Kazdağları, Çamlıhemşin ya da Doğubeyazıt... Buralar, geçmiş yaşamlara duyarlılığınızı artıran, binlerce yıl önce yaşanmış aşkların enerjisini duyumsayabileceğiniz yerlerdir. Trabzon’dan Sumela’ya uzanan rotanın büyüsü çok farklıdır. Assos yakınlarındaki köylerin yalnızlığı da romantiklere çok şey anlatır.
Burada, Homeros’la buluşabilir, Ege denizinin mitoloji yüklü rüzgârlarını hissedebilirsiniz. Ayrıca, kaldığınız köy evinin terasında geceleri yıldızları sayabilirsiniz. Bir de Türkiye’nin göllerini romantik bulurum. Mesela Van Gölü’nü. Edremit kasabasından yola çıkıp izlemelisiniz onu. Veya Doğu Karadeniz’de boylu boyunca uzanan dağ göllerinin kenarında çadır kurmalısınız. Nemrut Dağı’nın Bingöl tarafındaki volkanik göller de çok özeldir.”