Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Fatih Altaylı, Habertürk TV'de Emin Çağlar'ın sunumuyla yayınlanan Spor Saati programında spor gündemini yorumladı. Altaylı, Trabzonspor maçı devre arasında rahatsızlanarak tedbir amaçlı hastaneye kaldırılan Kasımpaşa Teknik Direktörü Mustafa Denizli'ye geçmiş olsun dileğinde bulundu.

2-2 sonuçlanan Kasımpaşa - Trabzonspor maçını yorumlayan Altaylı, "Bu kadar keskin bir inişi bir kulüp kolay kolay kabullenmez. Tamam Diagne gitti, Eduok gitti ama gelenler de oldu. Belki yanlış transferler yapıldı, kim yaptıysa transferi, belki bir ikisi yanlış olabilir doğru da olabilir ama Mustafa hocanın orada hala oturuyor olma sebebi adının Mustafa Denizli olmasıdır. Başka biri olsa Kasımpaşa taşımazdı. Bence hala güzel futbol oynuyorlar ancak sonuç olarak futbol, topun çizgiyi geçmesi üzerine. Mourinho'daki sorun ciddi paralar harcanmış, kaliteli takım kötü futbol oynuyordu. Kasımpaşa'da böyle bir şey yok, iyi oynuyor, güzel oynuyor. Seyrederken keyif alıyorsun. Kasımpaşa oynadı mı iştahla oynayan bir takım, keyif veren bir takım. Türkiye'de açık söyleyeyim en keyif aldığım futbolu Kasımpaşa oynuyor. Türkiye Ligi'nin standardı dışında bir futbol oynanıyor. Oyunu çirkinleştirmek adına bir niyetleri de yok. Galipken de yok, mağlupken de" değerlendirmesinde bulundu.

"DEMİRÖREN FEDERASYONU, BİR CANKURTARAN FEDERASYONUYDU"

Yıldırım Demirören'in TFF Başkanlığı'nı değerlendiren Altaylı, "Demirören Federasyonu'nun 7 yıllık görevinde 'ne doğru ve ne etikti' diye konuşursak eğer teknik direktörün giderayak atanmasına gelinceye kadar ortada neler var... Unutmayalım ve hatırlayalım; Demirören federasyonu bir kurtarma federasyonu, bir cankurtaran federasyonuydu. İki şeyi kurtardı: Bir Türk futbolu, iki Fenerbahçe...

Şike skandalının arkasından geldiler. Şike; vardı yoktu, kumpastı, FETÖ'ydü metöydü, bunlar ayrı ayrı tartışmalar ama sonuç olarak o gün ortada bir FETÖ meselesi yoktu. FETÖ o zaman pekçoklarınca iltifata mazhar bir örgüttü. Baktığın zaman da ortaya koydukları delillerle ilgili olarak mesele nedir, illegal yöntemlerle toplandıkları iddiası. İllegal mi, değil mi, bilmiyoruz. Bu davayla ilgili Yargıtay kararı bir türlü gelmiyor, gelse de herkes rahatlasa. Yargıtay kararı gelmediği gibi futbol kararı da bir türlü verilemiyordu. Mehmet Ali Aydınlar'a da tepki vardı. O günkü koşullar itibarıyla Aydınlar bana göre doğru bir şey yapmış gibi görünüyordu.

Demirören bunları temizlemek üzerine geldi. Fenerbahçe'nin başına gelen, sadece Fenerbahçe'yi etkileyen bir şey değildi çünkü herkesi etkiliyordu. Türk futbol ekonomisini etkileyecek mesele haline gelmişti. Bir sürü icatlar çıktı, Süper Final falan. O uyduruldu, puanlar silindi, kupalar verildi, karanlıkta falan bir şeyler oldu! Federasyon zaten işe başlangıç itibarıyla baştan sona sorunlu bir federasyon olarak görev yaptı.

Şöyle özetlersek ilk düğmesi yanlış iliklendiği için ondan sonraki düğmelerin nereye iliklendiği pek bir şey ifade etmiyordu, çünkü zaten gömlek yamulmuştu. Bu federasyondan büyük beklenti içinde olmak da yanlıştı. Kendisine verilen misyonu yerine getirmek için oturtulmuşlardı. Zaten bu federasyon görevindeki başarısıyla Yıldırım Demirören'in bugün ne pozisyonda olduğunu üç aşağı beş yukarı görüyoruz. Gidenin arkasından konuşmak pek doğru değil ancak Türk futboluna fazlaca bir katkı sağlamadan, hatta bir miktar zararlar vererek gittiği, şike davaları sonrasında ortaya çıkan tabloyu gözünü karartarak herhangi bir kural, yasa çok da önemsemeden cenazeyi kaldırdığı veyahut 'cenazeyi kaldırdığı' lafına kızanlar olacaksa Türk futbolunun misafir odasını silip temizlediği için bir başarı olarak bunu algılayabiliriz" ifadelerini kullandı.

7 YILLIK YILDIRIM DEMİRÖREN FEDERASYONU

7 yıllık görev süresinde Demirören Federasyonu dendiğinde akıllarda ne kaldığını değerlendiren Altaylı, "Hakem rezaletleri, hababam değişen teknik direktörler, hocalara ödenen milyon milyon Euro tazminatlar, Ünal Aysal, Fatih Terim'le yaşananlar, sürekli olarak takım hocalarına saldırılar... Teknik direktör&kulüp işini evlilik gibi düşünürseniz TFF'nin ikidir yaptığı evli birine sarkmak gibi. Arda-Berkay meselesine benziyor biraz garip... Ünal Aysal buna tepki gösterince problem oldu. Fikret Orman ise, belli ki orada bir anlaşmalı durum var... Son olarak 1 saat sonra gidecekken Şenol Güneş'in getirilmesi. Tabii ki etik ve normal değil. Ama şunu düşün TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in, Milli Takım için kimle çalışacağı konusunda karar verme yetkisi hakikaten var mıydı? Yetkisi varsa bu yetkiyi kullanacak yüreği var mıydı? O yüzden kulübü olan teknik direktörü almak doğru bir tavır değildir. Keşke Güneş, Beşiktaş'tan ayrılarak kabul etseydi ama sonuç olarak bu yanlış bir şeydir. Fakat belli ki TFF Başkanı bu kararı vermeseydi yarın gelecek TFF Başkanı da bu kararı verecekti. TFF devamlılığı içerisinde değil, devletin devamlılığı içerisinde verilmiş bir karar" dedi.

TFF BAŞKANLIĞINA ADAYI KİM?

"İLK ADAYIM HÜSNÜ GÜRELİ"

TFF'nin yeni başkanı konusunda da konuşan Altaylı, "Türkiye'deki pek çok meselede karar vericinin kim olduğunu hepimiz üç aşağı biliyoruz ama futbolda karar vericiyi etkileyecek pek çok mekanizma var. Karar verici olan kişi veya kişilerin bu işe konsantrasyonunun da ülkenin devasa sorunlarının arasında ne denli fazla köşeli olabileceğini bilemediğimiz için muhakkak ki birilerinin etkinliği olacaktır. Çok makul olanın dışında bir şey yapacaklarını pek düşünmüyorum. Makul olan bana göre Servet Yardımcı'nın göreve getirilmesidir. Bu Fenerbahçe'nin de Federasyon'lara tepkileri açısından da iyi olacaktır çünkü Yardımcı sıkı, fanatik derecede Fenerbahçelidir. Ayrıca Şenes Erzik'ten sonra UEFA'da yönetim kurulu üyesi olan bir Türk. UEFA da ona güç katacaktır. Federasyon'u da UEFA'da güçlendirecektir. Hüsnü Güreli'nin tercih edilmesi belki de Yardımcı'yı yıpratmamak ve seçimle gelmesi içindir. Zaten lig sorunlu, Başakşehir'in şampiyonluğu, hakem meselesi falan... Bir ihtimal de Başakşehir Spor Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın TFF Başkanı olması... Ama Başakşehir'e olan özellikle Üç Büyük kulüp taraftarının tepkilerinden dolayı olmayabilir ama haziranda kim öle kim kala... Haziranda her şey bitmiş oluyor zaten" yorumunu yaptı.

"ALİ ŞEN VE FARUK SÜREK DE İYİ TEMSİL EDER"

Serdar Ali Çelikler'in Habertürk'teki köşe yazısını değerlendiren ve kendisinin TFF Başkanlığına adaylarını açıklayan Altaylı şunları söyledi:

"Serdar Ali Çelikler'in bir manifestoyla çıkması hoşuma gitti. Aday olacaklara kılavuz niteliğinde çok güzel şeyler yazmış. Bir numaralı adayım Hüsnü Güreli. Güreli iyi bir spor adamıdır, aklı başındadır, yumuşak bir adamdır. Futbolun ekonomisini çok iyi bilen biridir. Tatlı otoriterliği veya tatlı sert demokratlığı olan ve işini iyi yapan, devletle ilişkileri iyi bilen bir adamdır. Benim bildiğim kadarıyla namuslu, onurlu bir adamdır. Bir diğer adayım Ali Şen'dir. Türk futbolunu içeride ve dışarıda iyi temsil kabiliyeti vardır. En üst temsil kabiliyeti olan kişi bana göre Faruk Süren'dir. Keşke olsa ama Faruk Süren'in böyle bir şey istemeyeceğini biliyorum. Nihat Özdemir beyin böyle bir şey yapabileceğini zannetmiyorum, çok fazlasıyla işleri güçleri var. Halbuki Ali Şen ve Faruk Süren'in fiili işleri hiç yok, kendilerini yüzde 85 olarak emekli etmiş isimler. Yapılma ihtimalleri kaç dersen ikisi de sıfır"

"AZİZ YILDIRIM KEŞKE KAPIYI TAM KAPATMASAYDI"

Aziz Yıldırım'ın TFF başkan adaylığını düşünmediği açıklaması üzerine konuşan Altaylı "Bir Galatasaraylı olarak Aziz Yıldırım'ın TFF Başkanı olmasından rahatsızlık duymazdım. İdeal bir aday mıdır? Değildir ama bunca yıl futbol kulübü idare etmiş, futbolun içinden gelmiş, eleştiriler yapmış, doğrusunun ne olduğunu yapar mıydı bilmem ama bilen birisiydi. Keşke böyle bir ihtimale kapıyı tam kapatmasaydı çünkü Aziz bey yapabilirdi" yorumunu yaptı. 

Eski bir futbolcunun TFF başkanı olup olamayacağı şeklindeki görüşü değerlendiren Altaylı "Eski futbolcu var, eski futbolcu var... Eğitimi, karakteri müsait olmayan var... Ama Hamit şahane olur. Tugay var mesela. Metin Tekin olur, Feyyaz Uçar olur. Bazı eski futbolcular olabilir, çok da iyi olur. Eski futbolcular Fransa'da oluyor başka yerde oluyor. Yeter ki yönetim kabiliyeti, bilgisi, görgüsü, kendini bu işe göre geliştirmişliği olsun. Hamit'in başkanlığı şahane olur. Yaparlar mı? Yapmazlar tabii ki. Hamit'in siyasetle veya devlet yönetimiyle yakınlığı yok ama keşke olsa, Hamit gibi biri olsa"  ifadelerini kullandı.

Fortuna Sittard'ın Başkanı Işıtan Gün'ün adaylığı iddiası üzerine konuşan Altaylı "Bu işi kıvırabilecek, güven veren ve dünya futbol piyasasında saygınlığı sağlaması lazım. Bu kişiyle tanışıklığım yok. Dolayısıyla nötrüm" dedi.

ŞENOL GÜNEŞ'İN MİLLİ TAKIMA GETİRİLMESİ

"ŞENOL GÜNEŞ, BU MİLLİ TAKIM'I HANGİ OMURGA ÜZERİNE KURACAK?"

Şenol Güneş'in A Milli Takım Teknik Direktörlüğüne getirilmesini değerlendiren Altaylı "Ülke futbolu hangi düzeydeyse Milli Takım da ona yakındır. En azından bir veya iki takım çok iyi işler yapıyorsa Milli Takım oraya doğru gidiyor. Şenol Güneş, bu Milli Takım'ı hangi takımın üzerine kuracak? Senin disiplin üzerine kurulan bir anlayışın da yok, bireysel yetenekleri bir yere getirme üzerine anlayışın var. O zaman nasıl olacak? Şenol Güneş geldi, 'Ben Milli Takım'ın çekirdeğini şu takım üzerine kurayım' dese hangi takım var? Biraz Trabzonspor... O Trabzonspor da başarılı değil ne yazık ki. Trabzon bu kadrosunu oturtur, bir şeyler yapmaya benzerse bir şey olabilir ama şu an için Şenol Güneş'in elinde bir otomobilin şasesi yok. Hatta motor da yok. Hadi motoru yurt dışında oynayan futbolculardan aldı ama şase yok. Şase olmayınca motor da bir yere gitmez, ortaya bir şey çıkmaz. Şaseyi verebilecek bir kulüp takımı olmadığı müddetçe değil Şenol Güneş kimi getirirsen getir, cacık yapamaz" ifadelerini kullandı.

Milli Takım kadrosuyla ilgili konuşmayı sürüdren Altaylı şunları söyledi:

"Bir takımı sadece papazlardan oluşturamazsın ama papazsız da yapamazsın. Bir tane olgun, kaşarlanmış bir futbolcu lazım. Emre'nin Başakşehir'e lazım olduğu gibi. Zaman zaman Selçuk'un lazım olduğu gibi. Bugün Fenerbahçe'de bir papaz olmadığı için papazlık rolünün Mehmet Topal'a kaldığı için Fenerbahçe'nin başarılı olamaması gibi. Bir veya iki papaz, Milli Takım'da çekilebilir. O papazlar kim olabilir, Şenol Güneş herkesten iyi bilir. Burak Yılmaz'da o olgunluk yok"

MİLLİ TAKIM NEDEN BAŞARILI OLAMIYOR?

"TOTALDEKİ SUÇU LUCESCU'YA YIKAMAYIZ"

Mircea Lucescu'nun neden gönderildiği sorusunu yanıtlayan Altaylı, "Başarılı oldu da başarısız oldu da diyemeyiz. Aynı şeyi yarın öbür gün Şenol Güneş gönderildiğinde de büyük ihtimal söyleyeceğiz. Eldeki malzeme kötü. Türk futbolun totalindeki sıkıntınun suçunu Lucescu'ya yıkamayız. Terim'e yıkabilirdik çünkü Türkiye Futbol Direktörü'ydü. Direktör olduğunda kendini Federasyon'un da üzerine koyuyorsun aslında. Ama Lucescu, Milli Takım teknik direktörüydü. Terim'e üçüncü ligi de sorabilirsin çünkü totalden sorumluydu" dedi.

JAAP UILENBERG'İN MHK'YE DÖNMESİ

"ŞEY DERLER YA 'SIVAMAYA GELDİ' HERHALDE..."

MHK Eğitim Danışmanı olarak Türkiye'ye dönen Jaap Uilenberg'le ilgili konuşan Altaylı "Şey derler ya 'Sıvamaya geldi'. Herhalde... Bu adam daha önce de geldi. Türk hakemliğini eğitecekti, başımıza Çakır belasını açmaktan başka bir şey yapmadı. Tek faydası Çakır'ı uluslararası organizasyonlarda daha fazla görevlendiren bir UEFA hakem komitesi çıktı karşımıza. Türk hakemliğine değil ama Çakır'a katkısı oldu. Ulenberg'le birlikte tartışmalar da yukarıya çıktı" ifadelerini kullandı.

FIRAT AYDINUS'UN YENİ MALATYASPOR - BAŞAKŞEHİR MAÇI YÖNETİMİ

"EMRE BELÖZOĞLU, AYDINUS'U FIRÇALAYARAK KARARLARI DİKTE EDİYOR"

Tartışılan hakem kararlarına değinen ve "Emre Belözoğlu, Arda Turan ve Fırat Aydınus, kararları birlikte veriyorlar" yorumunu değerlendiren Altaylı, "Emre Belözoğlu, Fırat Aydınus'u fırçalayarak kararları dikte ediyor. Aynı Fırat Aydınus kendisine ters bakan adama iki maç önce sarı kart verirken Emre neredeyse suratına tükürdü, fiili değil, rezil etti onu, kuzu gibi durdu. Gördüğüm kadarıyla bu sadece Emre'ye tanınan bir ayrıcalık... Biraz da Arda'ya... Fırat Aydınus insan içine nasıl çıkıyorsun? Bir futbolcu karşısında ezilip büzülmüş, kendini yok etmiş, sahada hakemlik adına bir katliam işlenmesine neden olmuş tavrıyla nasıl çıkıyorsun? Eşinin yüzüne nasıl bakıyorsun? Olmayan bir penaltı yaratıyorsun. Hatta faulü yapan kişiye penaltı yapıldığını iddia ediyorsun, itirazlar oluyor ve VAR'a bile gitmiyorsun. Bunu anlamak mümkün değil" yorumunu yaptı. 

VAR KAYITLARI AÇIKLANMALI MI?

"ADAM DEĞİLSEN ADAM GİBİ MAÇ YÖNETME İHTİMALİN YOK"

VAR kayıtlarının açıklanıp açıklanmamasıyla ilgili konuşan Altaylı, "VAR'da ne konuşuluyor, çağrılıp çağrılmadığını bilmiyoruz. Acaba penaltı olduğundan emin olduğu için mi VAR'a gitmedi? Aklıma başka bir şey gelmiyor. Çünkü penaltı olmadığından emin olsa rahat gider bakar. Penaltı olduğundan emin olsa, 'Gitsem baksam...' Bu bir adamlık meselesidir. Yanlış görmüşsündür, VAR'da düzeltirsin. Adamsan eğer adam gibi maç yönetirsin. Adam değilsen eğer adam gibi maç yönetme ihtimalin yok. VAR'a bir gidersin, bir gitmezsin. Bir sarı kart verirsin bir vermezsin. Adam gibi adamların kriterleri vardır yanlış ya da doğru. Eskiden yılbaşında TRT'ye çıkması yasak olan bir meslek grubu vardı ya, bunlar işte hakemler... TRT hala aynı olsa hakemler TRT'ye çıkarılmazdı, ahlaka mugayir hareketler yapıyor diye" yorumunu yaptı.

BB ERZURUMSPOR - GALATASARAY MAÇININ SAATİ

"BİRİSİ BANA BUNU ANLATSIN: NİYE?"

BB Erzurumspor - Galatasaray maçı saatinin değiştirilmemesini eleştiren Altaylı "Federasyon'un ilk defa Erzurumspor'a gece maçı vermesi! Erzurum gündüz -4, gece -15 derece. Ve Erzurumspor'un ilk iki iç saha maçı hariç tüm maçlarını yani kış koşulları geldiğinden bu yana gece oynamış. Niye? Birisi bana bunu anlatsın! Federasyon neye cevap veriyordu? Hangi cevabına inanılır, güvenilir? Yayıncı kuruluş da futbolculardan daha mı önemli? O soğukta maç mı yapılır? Yayıncı kuruluşun genel müdürünü donla Erzurum'da saha kenarına oturtacaksın o zaman! Böyle bir şey olabilir mi ya? Banane abi senin yayıncılığından... O sahada biri sakatlansa ne olacak? Kolay mı o soğukta top oynamak? Rusya'da kışın -15 derece olduğu için ligler tatil ediliyor. Sen gündüz oynanma ihtimali varken neden gece oynatıyorsun? Kalecinin bastığı bazı yerlerde buz kırılıyordu. Federasyon orada maç oynatıyor ve bu sezon ilk kez!" değerlendirmesinde bulundu.

 

BAŞAKŞEHİR İLE GALATASARAY ARASINDAKİ 8 PUANLIK FARK

"KOLAY KAPANACAK BİR FARK DEĞİL, ÜSTELİK BAŞAKŞEHİR HAKEMLER TARAFINDAN KOLLANIRKEN"

Galatasaray'ın Erzurum deplasmanında puan kaybetmesini değerlendiren Altaylı, "8 puan kolay kolay kapanacak bir fark değil üstelik Başakşehir hakemler tarafından bu kadar kollanırken. Çok açık... Hakemler ve Federasyon, Başakşehir'i her açıdan kolluyor. Bu hafta 2 puan kaybedebilirdi, kaybedilmesine izin verilmedi. Benden başka Başakşehir'i eleştiren kaç kişi var? Bir ara Cumhuriyet'te bir arkadaş eleştirdi, bir iki kulüp yöneticisi eleştirdi... Galatasaray'ın oynadığı futbola baktığımızda da farkı kapatması çok zor. Ara transferde transfer edilen futbolcuların performansına bakılınca da çok zor. Takımın oynama arzusuna baktığınızda da çok zor. Futbol anlayışıyla da çok zor. Takıma bakanların gözlerindeki geçici veya kalıcı körlüklerden ötürü de çok zor" dedi.

Galatasaray'la ilgili konuşmayı sürdüren Altaylı şunları söyledi:

"Onyekuru'yu haftalardır eleştiriyorum ancak artık pranga haline gelmeye başladı. Her topu al, ez, atak sonlanmadan kaybet... Bu haldeyken oturt onu. Çek kenara... Emre Taşdemir... Küme düşme takımda oynayamaz. Diğer tarafta Linnes oynayabilecek durumdaysa niye yok? Emre, Semih, öbür tarafta Onyekuru... Orta yapmıyor. Mitroglou'nun, Diagne'nin vuracağı topları kim getirecek? Ben mi? Birisi bana bunları anlatsın. Marcao da topu kaçırmış... Galatasaray, eğlenerek oynarsa bir şeyler olabilir ama stresli oynuyor. Futbol da keyif vermiyor"

ŞENOL GÜNEŞ VE BEŞİKTAŞ BİRLİKTELİĞİ

"BOŞANIN ARTIK. MUTSUZ EVLİLİĞİ YÜRÜTMENİN ANLAMI YOK"

Şenol Güneş'in Beşiktaş'tan ayrılmamasını yorumlayan Altaylı "O ona yardımcı getiriyor, bu onu beğenmiyor falan... Boşanın. Mutsuz bir evliliği yürütmenin anlamı yok. Bırakın gidin. Guti'yi mi getirirsin... Çekilir gibi değil, niye sürdürülür belli değil. Karşılıklı ego savaşı, koskoca Beşiktaş'ı ne hale getirdi. Bu sezon biraz konsantre olsalar Beşiktaş şampiyon olabilirmiş" ifadelerini kullandı.

FİKRET ORMAN'IN TFF BAŞKANLIĞI

"FİKRET ORMAN HER ŞEYİ OLABİLİR, NATO BAŞKANI DA ABD BAŞKANI DA"

Fikret Orman'ın gizli bir TFF Başkan adayı olabilir mi sorusunu da yanıtlayan Altaylı, "Fikret Orman her şeyi olabilir. Dünya Başkanı, NATO Başkanı, ABD Genel Başkanı da olabilir öyle bir potansiyel var." dedi.