Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Emin Çağlar'ın moderatörlüğünde Bloomberg HT'de yayınlanan Spor Saati programında açıklamalar yaptı. Fatih Altaylı'nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

RIDVAN DİLMEN'İN AÇIKLAMALARI

"Bir kısmını seyrettim, bir kısmını okudum. Kendi programım olduğu için tam izleyemedim. 20 dakikalık bölümünü izledim ve hoşuma da gitti, çok hoşuma gitti. Sadece 'Temiz eller operasyonu' demek doğru olmaz. Önce bir kere pisliğin ortaya çıkması lazım. Rıdvan'ın söyledikleriyle benim yıllardır burada söylediklerim arasında müthiş bir benzerlik yok mu? Şimdi bunu benden daha fazla sporun içerisinde olduğu Rıdvan Dilmen söylüyor. Biz 'Bunlar sporu kendilerini geçim kapısı yaptılar, spor üzerinden güç devrişirip, güç odakları oluşturup, spor kulüplerine etki etmeye çalışıyorlar' dedim mi, demedim mi? Rıdvan'ın söylediklerinin yüzde 95'ine imza atarım."

"Türkiye'de sporda FETÖ ile mücadelenin bittiğini söyledim. Rıdvan'ın söylediği şeylerin doğru olması bazı şeylerin eksik olduğu gerçeğini kaldırmıyor. Rıdvan her şeyi söyleyemiyor. Dünkü söylemleri daha netti. Bugün dünkü söylediklerinden tornistan yaptı. 'Ersin Düzen meselesini gündeme getireceğim' dedi, oraya çok girmedi. 'İbrahim Seten' dedi. Ben bunu 'BİP Organizasyonu' diye her zaman söylüyorum. Rıdvan'ın bilmediği Serdar Güzelaydın meselesi var. Bir gün Beşiktaş'tan, bir gün Galatasaray'dan, bir gün Trabzon'dan çıkmaya çalışıyor."

"Bir takım adamlar var. Veya 'Beyefendi dediciler' var. Ama Rıdvan'ın da eksiği var. Rıdvan benim çok eski dostum. Sarıyer'de futbol oynadığı günlerden bu yana. Çok severim. Rıdvan da kendisine yönelik bazı şeyleri neden söyleniyor onun cevabını versin. Rıdvan eğer tarafsız bir spor yazarı kimliğindeyse zaman zaman bu kimliğin dışına çıktığını kendisi de kabul etsin. İyi bir insandır Rıdvan. Her yerde olma hevesi ona bu yakıştırmaları haklı kılıyor. 'Ben gittim Beyefendi ile görüştüm', Rıdvan'ı zedeliyor. Bunları yapınca sana da diyorlar ki 'Serdar Tatlı'yı Rıdvan atamıştır'. Bu Rıdvan'a iftira olabilir ama ilişkiler ağına bakınca Rıdvan'ın böyle bir gücü var. Yapmışsa kimse bilemez, ben de bilemem. Rıdvan 'Yapmadım' diyorsa yüzde 95 yapmamıştır. Rıdvan da 'Bu işlerden dışarı çıkayım' desin. Evet çok iyi Fenerbahçeli, evet Fenerbahçe'den de gücünü alıyor. O zaman da bazı şeyleri sana yakıştırıyorlar."

"Rıdvan'ın söylediklerinde yüzde yüz haklı olduğu Seten'ler şunlar bunlar, o zaman da bunları söylüyor. Kendini koruması lazım. Hepimiz bu ölçüyü aşan hatalar yapmış oluruz. Rıdvan'ın da 'Ben nerede yanlış yaptım' diye düşünmesi lazım. Ama bir şey daha söylüyorum, Rıdvan'ın söylediği her şey yüzde 95 oranında doğrudur. Belli ki dünkü öfkeli konuşmasından sonra kulağı çekilmiş, 'Oraya fazla girme' demiş, belli. Ama söylediği her şey doğrudur ama eksiktir. Rıdvan'ın söylediği gibi belli kişilere belli doğrulara anlatma gücü varsa keşke Rıdvan vasıtasıyla, burada bir düğmeye basılabiliyor olsa. Saray adına ya da Beştepe adına güç kullanan birtakım odaklar var. Birtakım gazeteci müsveddeleri. Birtakım tırnak içinde yalan haberciliği ile ünlü gazeteci parçacıkları var."

"Rıdvan, arı kovanına çomak soktu. Özellikle Turkcell'e ilgili söyledikleri bunu gösteriyor. İbrahim Seten'le 10 yıldır görüşmedik. Benden nefret ederler. O bir palavracı vardır, Twitter'da, ismini hafızamda tutmama gerek olmayacak kişiler bunlar. Ben sevgili dostum Rıdvan'a şunu söylüyorum. Onunla kavga ederiz ama her gördüğümde sarılır öperim. Bu söylediklerinin tamamı doğrudur. Eksiklikleri vardır, bilmedikleri vardır. Yüzde 95'i doğrudur derim, altına imzamı atarım. Yüzde 5'ini de ben bilemediğim için."

FENERBAHÇE - HATAYSPOR MAÇI

"BÖYLE BİR FUTBOL OYNAYACAKSAN EROL BULUT OLMANA GEREK YOK"

"9 kişi kalmış, ligin en az transfer yapmış Hatayspor karşısında ben de sahaya çıksam, lider gibi gözükebilirim. Fenerbahçe'de ciddi sorun var. Ben futbolun sahada oynanan tarafını bazı meslektaşlarım gibi bilmem mümkün değil. Onlar çok daha iyi bilirler. Ama şu var iki libero ile niye oynarsın? Kapanmış takımın karşısında uzaktan şut atman gerekmiyor mu? Kaç şut atıldı peki? Şutu da yok, pozisyonu da yok. Kısır demiyorum, bu kadar kabız bir futbol oynayacaksan Erol Bulut olmana gerek yok, bu kadar transfere gerek yok, Sosa'lara gerek yok. Kapanmış 9 kişi yay gibi top gezdirenler var. Savunmadan gelen kimse yok."

"Sinan Gümüş'ü yandan alsan ne olur, almasan ne olur? Dikine gitmesi lazım. Niye kullanmıyorsun? Bir sonuç elde etmek istiyorsan top başka yerde iken başka yerden koşan adamın girmesi lazım. Nitekim bunu yapan adam da var. Novak'ı al, başka türlü kullan. Kanatlardan gelecek ortaya kim vuracak? Fenerbahçe'nin bu futbol anlayışı ile kanatlardan gelen orta işe yaramaz."

"Fenerbahçe'de kulübeye baktığında çaresiz, umutsuz, keyifsiz bir adam var. Sen hayallerinin takımına kavuşmuşsun, yaratıcı olsana. Aykut da buydu işte. Belli ki yönetimle ilgili, içerikle ilgili, insanların birbirine davranış modelinin oluşturduğu beklentiyle bir sorun var. Bu işler bağırmakla çağırmakla olmaz. Takım olmak hissiyatı yaramak lazım. Emre'nin de öyle anlaşılıyor ki böyle bir potansiyel yok. Yeni Türkiye modeli buraya uymaz, uymamış. Emre'nin sahaya girip 'Futbolculara kafa atarım' demesiyle olmuyor bu işler, başka bir şey lazım."

"Bu yönetim, bu kafa anlayıştaki bu surat ifadesindeki takıma Muhammed Salah'ı al, savunmasına Çağlar Söğüncü'yü al tutmaz, olmaz. Fenerbahçe yönetiminin konuları ele alış biçimi karşısında Erol Bulut ezilmiş. Belli ki Fenerbahçe'de baskı rejimi var. Özgürlüğün olmadığı yerde başarı olmaz. Bu rejimin mimarı yönetim midir, Emre Belözoğlu mudur, hepsi beraber midir? Baskı rejiminde mutluluk, huzur yoktur."

GALATASARAY'IN BAŞAKŞEHİR GALİBİYETİ

"ARDA ÖNEMLİ BİR FONKSİYONU YERİNE GETİRMİŞ"

"Galatasaray daha oturmuş, daha aklı başında. Galatasaray'da belli ki bir keyif var. Galatasaray'ın futbol anlayışını geçtiğimiz dönemde en çok eleştiren bendim. Galatasaray'ın attığı ikinci gole bak. Tık, tık, tık gol geldi. Galatasaray hızlı oynadığı zaman varlık gösterebildiğini fark etti. Galatasaray iyi oynuyor. Arda ile ilgili eleştiriler var. Ben de Arda'yı çok eleştiriyorum. Ama Arda, Galatasaray'da çok önemli bir fonksiyonu yerine getirmiş. Takımı takım haline getirmek, ortamı yumuşatmak, insanları birbirine bağlamak. Yemeği yaparken malzemeyi bağlayan Arda oldu. Arkadaşlarını gaza getiriyor, saha içinde ve dışında. Arda daha önce Hasan Şaş'ın yaptığı işi Hasan Şaş'tan çok daha başarılı ve yumuşatarak yapmış."

"FATİH TERİM SAHA İÇİNE ODAKLANMIŞ"

"Fatih Terim tamamen saha içerisine odaklanmış. Yönetime ince ince laf sokmasına rağmen. Belhanda dün sahanın iyilerinden bir tanesiydi. Savunmasında kritik müdahaleler yaptı. Beklenmedik adamlar beklenmedik performans sergilemeye başladılar daha ligin başında. Bunun bir düşüş dönemi de olabilir. Fenerbahçe'nin avantajlı olduğu tek konu Galatasaray favori Fenerbahçe yaralı. Fenerbahçe bu futbolu ile Galatasaray karşısında hiçbir varlık gösteremez."

"Diagne hem hücumda hem savunmada çok iyiydi. İki tane net gol kaçırdı ama pozisyona girmiş olması bile önemliydi. Diagne etrafındakilere de gol attıran forvet. Peki geçen sene Diagne niye yoktu? Galatasaray'da bir yönetim olmadığı için, tribünlerdeki bazı gruplar tarafından yönetilince bir bakıyorlar ki taraftar istemiyor bu adamı, küt yallah! Geçen seneki şampiyonluk kaçması tamamen yönetim kusuru. 3 milyon için Fernando'yu yolladılar. Fernando olsaydı muhtemelen Galatasaray şampiyon olurdu."

"FATİH TERİM'LE YÖNETİM ARASINDA SIKINTI VAR"

"Fatih Terim'le yönetim arasında çok ciddi sıkıntı var. Yönetimle sıkıntılı olduğu süreçlere Fatih Terim çok alışık. Taraflardan birinin egosunu törpülemesi lazım, o tarafın da yönetim olması lazım. Fatih Terim kendini yenilemiş, konsantrasyonu değiştirmiş. Yönetimle uğraşmayı bırakmış. Evet ince ince laf sokuyor, sokmakta da haklı."

"HAKEM KÖTÜ NİYETLİ DEĞİL AMA KÖTÜ BİR HAKEM"

"Mesele standart meselesidir. Buna penaltı vereceksen benzerine verecek misin? Beşiktaş maçındaki penaltı, penaltı mı? Burada yorumcuların pek bilmediği geçen sene yayınlanan talimat var, elinin açık olma dereceleriyle ilgili. Beşiktaş maçında hakem diyor ki, 'Kardeşim adam elini kaçırıyordu, açık değildi ve eli değdi'. Evet doğru, ama acaba top oraya geldiği için mi elini indirdi. Bana sorarsan Beşiktaş'taki penaltı. Galatasaray'daki de penaltı. Hakem kötü niyetli değil ama kötü bir hakem. Ama açıkçası İngiliz liginde de hakemler fena çuvallıyor."