Gabon'da askeri rejim dönemi: Gabon darbesi üzerine notlar
Uzun yıllar boyunca tek parti ile yönetilen, çok partili sistemden sonra da iktidarın değişmediği, partinin lideri Ömer Bongo'nun ölümünden sonra Ali Bongo'nun iktidarı devraldığı Orta Afrika ülkesi Gabon'da dün askeri darbe meydana geldi. Gabon'un siyasi düzeni Bongo ailesinin çevresinde yaşanırken, dün yaşanan darbe, ideolojik yaklaşımlardan uzakta bir darbe olarak ön plana çıkıyor. Fransa Bilimsel Araştırma Milli Merkezi'nde (CNRS) Araştırma Direktörü Prof. Dr. M. Remzi Sanver, Habertürk için yazdı.
ABONE OL30 Ağustos sabahına Gabon’da darbe haberleriyle uyandık. Son üç yılda Mali, Gine, Burkina Faso ve Nijer’de birbirini takip eden darbelerin üzerine yaşanan bu gelişme, Gabon darbesinin bu zincirin bir halkası gibi değerlendirilmesine yol açtı. Oysa Batı Afrika ve Orta Afrika, birbirinden çok farklı siyasi kültürlere sahip coğrafyalar. Gabon darbesi de en azından şimdilik, Batı Afrika’daki darbelerden farklı bir mahiyet sergiliyor.
Fransa Bilimsel Araştırma Milli Merkezi’nde (CNRS) Araştırma Direktörü Prof. Dr. M. Remzi SanverOrta Afrika coğrafyasının dikkat çekici bir özelliği, çok uzun sürmüş kişi ya da aile iktidarıyla yönetilen birçok ülkenin mevcudiyeti. Gabon da bunlardan biri. Ülke, Fransa’dan bağımsızlığını 1960 yılında kazandı. İlk Cumhurbaşkanı Léon Mba 1967’de öldü; yerine, özel kalem müdürü Albert-Bernard Bongo geldi. Bongo, 1973’te Müslüman olduktan sonra Ömer Bongo adını aldı. Bongo’nun 1968’de kurduğu Gabon Demokratik Partisi, ülkeyi 1990’a kadar tek partili sistemle yönetti; çok partili sisteme geçildikten sonra da bütün seçimleri kazandı. Bu seçim zaferleri, şüphesiz, tartışmalı oldu ama neticede Ömer Bongo 1967’den 2009’daki ölümüne kadar Gabon’u neredeyse doğrudan yönetti. 2009’da devlet başkanlığına seçilen oğlu Ali Bongo, 2016 seçimlerini muhalefetin itirazlarıyla kazandı, 26 Ağustos 2023 tarihinde yapılan seçimleri de kazandığının ilanının hemen akabinde askeri darbe gerçekleşti.
Gabon’un siyasi süreçlerini tahlil ederken, bir olguyu görmek gerekir: iki buçuk milyondan az nüfusa ve bundan çok daha az eğitimli insana sahip bu petrol zengini ülkenin siyasi mücadeleleri, küçük bir grubun içinde yaşanıyor; Gabon Demokratik Partisi siyasi kültürünün, hatta geniş anlamda Bongo ailesi bağlamının dışına çıkamıyor. Bir fikir vermesi açısından, 2016 seçimlerinde Ali Bongo’nun karşısında birleşen muhalefetin adayı Jean Ping’in Ömer Bongo’nun bir dönem en yakın mesai arkadaşlarından biri, aynı zamanda kızı Pascaline Bongo’dan (yani Ali Bongo’nun kız kardeşinden) iki çocuk sahibi olduğunu söyleyebiliriz. Aile ilişkilerine değinirken, Ömer Bongo’nun 33 ayrı kadından 50’yi aşkın çocuk sahibi olduğunu not etmek resmi daha anlaşılır kılabilir.
30 Ağustos’taki darbe de bu resmin dışında görünmüyor. Darbenin lideri General Brice Nguema son ana kadar Bongo iktidarının gözde isimlerinden biri; aynı zamanda Ali Bongo’nun hemşehrisi ve akrabası. Seçim sonuçlarına itiraz eden muhalefetin darbeye karşı gösterdiği temkini de bu çerçevede değerlendirebiliriz. Dolayısıyla, Libreville sokaklarındaki sevinç gösterilerine rağmen, Batı Afrika darbelerine yüklenen ideolojik anlamları, en azından şimdilik, Gabon darbesinde bulamıyoruz.