Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
'Göç Mevsimi'ne başlandı
0:00 / 0:00
AA

Cem Davran'ın başrolünde yer aldığı 'Göç Mevsimi'nin çekimlerine Balıkesir'in Edremit ilçesinde başlandı. 'Göç Zamanı'nda Davran'a başrollerde Fehmi Karaarslan, Mahir İpek, Hakan Gerçek ve Eylem Öden eşlik ediyor.
'Filmin senaristi ve yönetmeni Levent Üngör Edremit Körfezi'ni bölgedeki kültürel, doğal zenginlikler ve muhteşem tabiatı, doğası, denizi olmasından dolayı seçtiklerini söyledi. Üngör, Edremit Körfezi'nin çok keşfedilmemiş, hakkını almamış coğrafik bölgelerden biri olduğunu belirterek, "İlk kez 1988'de gelmiştim, o zaman aşık olmuştum bu bölgeye. O zamandan bugüne kadar arada fırsat buldukça geliyorum. Burasıyla ilgili hep çok önceden bir şeyler yapmak, bir şeyler çekmek, mesleğimle ilgili düşüncelerim vardı. Buranın hikayesi değil belki ama burada yaşanan hikayeydi. Göç Mevsimi'ni, son senaryoyu burada yazdım. Yaklaşık bir buçuk ay burada kaldım ve kaldığım sürece bu hikâyeyi yazdım" dedi.

Türkiye'nin iç göç gerçeği olduğunu dile getiren Levent Üngör, "Hâlâ bu gerçek devam ediyor özellikle kırsal kesimden kentlere doğru. Hatta şimdi yavaş yavaş pandemiden sonra kentlerden de kırsala doğru bir göç var. Aynı zamanda da bu bölgenin daha ilerisinde Çanakkale tarafında Ayvacık bölgesinde şu anda yok belki ama geçmişte Midilli'ye yakın olması dolayısıyla çok yoğun bir göç trafiği yaşandı. Ama bu bizim insanımızın değil, daha çok bizim ülkemizi köprü olarak kullanan başka ülkelerin insanlarının göç hikayesiydi. Bu filmde de hem bir iç göç hikayesi var hem de mecburi iç göçün, ekonomik ve sosyal koşullardan dolayı bu bölgeye geldikten sonraki ailemizin dramını anlatıyoruz." ifadesini kullandı.

Doğuda ya da batıda dertlerin çok farklı olmadığını dile getiren Levent Üngör sözlerini şöyle sürdürdü; "Dert insanın yaşadığı her yerde, insanın sınıfına göre şekilleniyor. Yani birazcık ekonomik durumlarına göre şekilleniyor ve katmerleşiyor. O nedenle de bizim ailemizin de burayı seçmelerindeki sebep de zeytinden ötürü. Çünkü filmimizin kahramanı kafasında hep 'Zeytin barıştır, zeytin kardeşliktir, zeytin berekettir, zeytin zenginliktir, zeytin yaşamdır.' diyor ve en büyük hayali burada bir zeytinlik sahibi olmak küçük de olsa. Ama hikâyede maalesef hayatın gerçekleri de acımasız olduğu gibi, hikayede de o acımasızlık devam ediyor ve karşılığını buluyor. Ailesi için sevdiği çocuğu için maalesef o dış göçün elemanlarına, enstrümanlarına bir enstrüman olarak o da katılıyor. Dramatik bir öykü. Yalnız bu öykünün bütünlüğüne baktığımız zaman, gerçek yaşanmış bir hikaye olmamasına rağmen, filmimizin kahramanları Nizam ve Cuma'dan o kadar çok var ki... Kafamızı kaldırdığımız zaman, şöyle etrafımıza baktığımız zaman, ben bir çok Cuma görüyorum, bir çok Nizam görüyorum. Umarım Nizamların çoğaldığı Cumaların azaldığı bir dünya olsun."

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.