FETÖ'nün 15 Temmuz Öncesi Siyasete Müdahale Teşebbüsleri
Darbe Komisyonu Raporu'na göre FETÖ'nün 15 Temmuz Öncesi Siyasete Müdahale Teşebbüsleri nelerdir? İşte detaylar...
ABONE OLFETÖ yapılanması kendini güçlü hissettikçe siyasi iktidarlara yönelik taleplerini artırmıştır. Kendilerini eğitim ve medeniyet gönüllüsü bir sivil toplum hareketi olarak kamuya takdim eden bu yapı (FETÖ/PDY) zaman içerisinde büyük bir gizlilikle devletin bütün kurumlarına yerleştirdiği mensupları vasıtası ile kamuda etkin ve belirleyici bir konuma gelmiştir. Özellikle 2010 yılında Anayasada yapılan değişiklik sonrası yeniden şekillenen HSYK bu yapının elemanları tarafından ele geçirilmiş, yargıdaki kritik önemi haiz görevler bu örgüte mensup Cumhuriyet savcısı ve hâkimlere verilmiştir. Böylece söz konusu örgüt aşırı güç zehirlenmesine kapılarak devlet içinde devlet gibi davranmaya başlamıştır. Çoğu kanunsuz olan bu talepler yerine getirilmeyince, örgüt elindeki gücü kanunsuz bir biçimde kullanarak siyasi iktidara taleplerini kabul ettirmek istemiştir.
MİT Müsteşarının 7 Şubat 2012 tarihinde Savcılık Makamınca ifadeye çağrılması hadisesiyle Örgüt, siyasi iktidara ilişkin emellerini ilk kez açıkça ortaya koymuştur. Bu hadise ile ilk kez gerek kamuoyunda gerekse siyasi irade temsilcileri arasında Örgütün mahiyeti ve hedefleri konusunda ciddi şüpheler belirmiş ve Örgüte yönelik tedbirler alma fikri ilk kez etraflıca ve ciddi bir şekilde gündeme gelmiştir. 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün Komisyona gönderdiği 04.01.2017 tarih ve 103029 sayılı cevabi yazı ile Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Komisyona gönderdiği 09.01.2017 tarih ve 104997 sayılı cevabi yazıdan da anlaşıldığı üzere, MİT Müsteşarının ifadeye çağrılması olayı ile Örgütün siyasi hedefler takip eden ve bu hedeflere ulaşmak için komplolar tertip eden bir yapı olduğu konusunda ilk ciddi belirtiler ortaya çıkmış ve Örgüt hakkındaki soru işaretleri somut bir şüpheye dönüşmüştür. Yine Sayın Ahmet Davutoğlu’nun bahsi geçen cevabi yazıda belirtildiği üzere, bu olayla birlikte ayrıca Örgütün dönemin hükümetinin varlığından ve yürüttüğü politikalardan rahatsız olan uluslararası güç odakları adına hareket ettiği de bir iddia olmaktan çıkarak somut bir veriye dönüşmüştür.