Balıkesir'de konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, yabancı ülkelerinin PKK'yı himaye ettiğini belirterek, "Bu alçaklar topluluğu uluslararası terörün menfaatlerini temsil ediyor. Bugüne kadar bir tek teröristi iade etmediler. Sözleşmelerin altında yazıyor. Bu it ve köpeği ya yargıla, ya iade et. Ne yargılıyorlar, ne iade ediyorlar. Yaptıkları şey himaye etmek. Silah vermek, mühimmat vermek" dedi.
Mustafa TERZİOĞLU / EDREMİT (AHT)
Balıkesir Körfez Havaalanı Pist ve Terminal açılışına Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Edip Uğur, Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan, basın mensupları ve Balıkesirliler katıldı. Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde yaşanan terör saldırısı üzerine sert açıklamalarda bulunan Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terör örgütü PKK'ya her türlü desteğin verildiği uluslararası bir güçle karşı karşıya olduklarını belirtti. Çiçek "Herkes bizi kendi politikasının bir parçası haline getirmeye çalışıyor. Biz kimsenin politikasının parçası değiliz. Kimsenin oyuncağı değiliz. Kimsenin yanında, karşısında değiliz. Biz milletimizin yanındayız. Böyle bir Türkiye'den rahatsız olanlar var. Bakmayın siz PKK'yı terör örgütü olarak kabul ettiklerine. Bugüne kadar bir tek teröristi iade etmediler. Halbuki sözleşmelerin altına atılan imza o ülkenin, devletin namusudur. Ne yazıyor onun altında? Bu it ve köpeği ya yargıla ya iade et. Ne yargılıyorlar, ne iade ediyorlar. Yaptıkları şey himaye etmek. Silah vermek, mühimmat vermek. Bu alçaklar topluluğu hiç kimseyi temsil etmiyor. Bu ülkenin hiçbir kesimini temsil etmiyorlar. Bu vatanın esas sahipleri bizler değiliz. Aziz şehitlerimizdir" şeklinde konuştu.
''HER TÜRLÜ DESTEĞİN VERİLDİĞİ ULUSLARARASI BİR GÜÇLE KARŞI KARŞIYAYIZ''
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Terör örgütleri uluslararası gücün maşasıdır. Okur yazarlığı bile olmayan kişilerin yapacağı bir iş değildir bu. Bu örgütün tepe noktasında olanlara bir bakın. Her birisi bir ülkenin uşağı. Her birisinin bir başka ülkeyle irtibatı var. Bu örgüt bu ülkelerin taşeronluğunu yapıyor. Ne Kürt halkının ne Güney Doğu'nun ne de söyledikleri bir kısım hak ve özgürlüklerinin taşeronu değil, uluslararası güçlerin taşeronu. Biz Irak ile 48 tane ekonomik ve ticari anlaşma yaptık. Suriye ile 51 anlaşma yaptık. Eskiden bunlarla aramızda çok ciddi sorunlar vardı. Bu terör örgütünü uzun süre onlar da destekledi. Yeri geldi, bugün iyi ilişkiler içinde olduğumuz diğer ülkelerde destek verdi. Bunları unutmadık. Yaptığımız bu anlaşmalar Türkiye'nin ekonomik gelişmesine katkı sağladı. Türkiye tekrar toparlanıp, güç, kuvvet kazanırsa, burada bize ekmek yok diyenler, adına PKK dedikleri bu örgütü kullanır hale geldiler. Bu örgüte silah, mühimmat sağlayanlar, örgütü yaşatanlar bunlar. Okuması yazması olmayan adam patlayıcı bomba yapmayı, C-4'ü nereden bilecek? Bunları kim veriyor diye baktığımızda işte uluslararası güçleri görürsünüz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, her türlü desteğin verildiği uluslararası bir güçle karşı karşıyayız. Bundan en evvel istifade edenler silah tüccarlarıdır. Bu 5 bin kişilik bir örgüt, silah alacak, yiyecek içecek. Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Kandil Dağı'nda buğday mı yetişiyor? Pamuk mu, zeytin mi var? Onlara aşı kim veriyor, silah nasıl gidiyor? Diye baktığınızda arkasındakileri görürsünüz. Bilinen, bilinmeyen yekliyle Türkiye'nin verdiği mücadele budur. Güvenlik güçlerimiz olmasaydı başka hiçbir güç bu mücadeleyi bu kadar güçlü bir şekilde sürdüremezdi. Tüm acılarımıza ve mücadelemize rağmen terör mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" diye konuştu.