Aslı bir kedi olmalı!
Habertürk gölgede kalan dosyayı açıyor. Aslı Baş'ın ölümü intihar mı cinayet mi?
YAVUZ SEMERCİ / HABERTÜRK
Aslı Baş’ın balıklama veya çitin içine girerek atlayıp o şekilde düşmesinin mümkün olamadığı anlaşılınca, “Havada kendi ekseninde dönmüştür” teorisi ortaya atıldı. Ama bunun da imkânsızlığı raporlara yansıdı
#haber#1006734#SABAH 04.30'DA KANLARI YIKADILAR#
GAZETECİ günlerdir aynı tedirginliği yaşıyor. Konuyu okura anlatırken, kişisel duygularından arınmayı başarabilecek mi? Okudukları öfkelendiriyordu kendisini. Şüphenin ispat edilmemesi halinde sanıkların bundan faydalanması gerektiğine yönelik temel hukuk kuralını aklından hiç çıkarmıyordu. Aslı Baş’ın “1 metre yüksekliğinde, 91 santim genişliğinde şimşir çiti balıklama veya içine girerek atlayıp öyle düşmesi” ve otopsi raporlarına göre üzerinde tek bir çizik olmaması (dizi haricinde, onun da bitki kaynaklı olup olmadığı tartışmalı) şüpheli bir durumdu. Nitekim okuduğu raporlar bu gerçeğin altını çiziyordu. Ortada “İntihar olamaz’’ hatta “Cinayettir’’ diyen raporlar vardı. O raporları okurlarla paylaşmalıydı. Bilgisayarın başına oturduğunda özel telefonu çaldı:
- İyi günler ben Ahmet Bayer. Bugün yazınızda benimle de görüşebileceğinizi söylemişsiniz. Onun için aradım. Keşke yazıya başlamadan önce beni arasaydınız.
- Ahmet Bey, dava dosyalarınızda olayın nasıl olduğuna dair en az 5 ifadenizi okudum. Bunlardan farklı yeni bir bilgi paylaşacağınızı düşünmedim açıkçası.
- Şüphesiz ama dosyada bizim lehimize olan noktaları size göstermeyi isterdim.
- Dizi henüz başladı. Göstermeyeceğim kanaatine nasıl ulaştınız bilmiyorum.
- O zaman yarın yanınıza geliyorum...
- Memnuniyetle...
***
Gazeteci tekrar işine döndü. Tanıkların iddia ettikleri gibi bir ölüm olayının gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığını okura nasıl gösterecekti? Okur teknik ayrıntıdan sıkılabilirdi. Yine de bu dava hakkında bir fikir sahibi olmak isteyenlerin öncelikle sanıkların ve iddia makamının ve de olayın bilirkişilerinin ne dediklerini anlaması gerekiyordu. Gazetecinin Aslı Baş olayını irdelemesinin temel nedeni de bu konuda kendi kafasında büyük şüphe oluşmasıydı... Ve başladı ilk bilgileri okurla paylaşmaya:
OTOPSİ RAPORUNA GÖRE
Aslı’nın bacaklarında, basen ve karın kısmında, göğüs ve baldırlarında ve bunların ön veya arkalarında şimşirin (odunsu dalların) neden olduğu, kestiği veya çizdiği tek bir yara yok... (Yani Aslı nasıl atladıysa veya atıldıysa çite dokunmuyor. Sadece avuç içinde bir zedelenme, kızarıklık, çökme görülüyor.)
Aslı’nın sol kol dış bölgesinde dirsek ile bilek arasında düşerken gerçekleşen sürtünme (şimşirden kaynaklanmayan) çizikleri var. Sağ avuç içinde baş parmaktan avuç içine kadar bir ezilme.
Sol avuç içinde gene iki adet ezilme ve bir adet de 2 cm uzunluğunda kesi var. Boyundan yarı bele kadar inen sürtünmeden kaynaklı izler...
Baş sol arka bölgesinde kemiğin de göçmesiyle oluşan kafada içe doğru göçük var.
Tüm raporlar (lehte veya aleyhte) sol kol dış bölgesindeki ve sırtındaki sürtünmenin, çitin hemen arkasında kalan beton duvardan kaynakladığını söylüyor.
ADLI Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi (Sayı 2012/5892/3055) Sonuç: Aslı Baş’ın otopsisinde tespit edilen saçlı deri ve altındaki kafatası kırığının tarif edilen bölgeye künt yüzeyli sert bir cisimle vurularak oluşabileceği gibi başın künt sert bir zemine yüksekten düşmesi ya da çarptırılması ile de oluşabileceği, aralarında tıbben ayrım yapılamadığı kanaatini bildirir rapor...
BALIKLAMA ATLAMA TEORİSİ
“Bu atlama şekli neden önemli?” diye sorabilirsiniz. Çünkü Aslı sırtüstü yere düşüyor. Ve kafası da duvar tarafına değil deniz tarafına bakıyor. Gözünüzde canlandırın. Aslı 6.5 metre, ayağında parmak arası sandalet ile koşuyor. Çite geldiğinde 1 metre yükseğe çıkıyor, göğsü ileride, balıklama tarzı... 90 santim genişliğinde çiti bu şekilde aşarken, intihardan vazgeçiyor. (Tanıkların olasılık olarak söylediği savunmasından) Sol avuç içi ile şimşiri kavrıyor. Sola 180 derece dönüyor. Arka üstü düşüş başlıyor. Çitin arkasındaki zemine önce kolunu, sonra sırtını çarpıyor ve sırtüstü yere düşüp ölüyor. (Bayer’in simülasyon yaptırarak basına dağıttığı bu teoriyi Adli Tıp Vakfı adlı özel bir kurum hazırlamış. Raporun altında Prof. Abdi Özaslan, Prof. Fatih Yavuz ve Uz. Dr. Cüneyt Atasoy’un imzası var.)
***
Bu arada mahkemeye sunulan bir başka rapor var... Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde ilginç bir deney yapılıyor. Boyları yaklaşık 1.84 metre, ortalama kiloları 70 olan 5 kadın sporcu, Ahmet Bayer ve diğer tanıkların ifadesine uygun bir şekilde, yüksekliği 1 metre, genişliği 91 santim olan (Aslı Baş’ın atladığı varsayılan) bir engelden atlama tekniği ile atlatılıyor.
6.5 metre de yaklaşma mesafesi veriliyor. Hiçbiri temassız geçemiyor. (Yazarın notu: Aslı ise temassız geçiyor. Ve üstelik bir de şimşirden aldığı destek ile yüzü şimşire bakarken, havaya bakar hale geliyor. Bu da yetmiyor. Ayaklarını havaya kaldırıyor, sırtüstü çitin dibindeki betona vurarak düşme hareketine başlıyor! Kedi gibi yani.)
***
ODTÜ Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nden alınan resmi bilirkişi raporunda da şunlar yazılı:
“Aslı Baş’ın son pozisyonu ve konumu göz önüne alındığında Aslı Baş’ın çalılıkları geçerken, yüzünü villaya dönüp kendini duvar üzerinden aşağıya bırakması ile meydana gelen serbest düşme hareketinin olması lazım. Bu ise tanık beyanlarıyla çelişiyor.”
ÇİTİN İÇİNE GİRME SENARYOSU
Eğer Aslı şimşirin içine koşarak geliyor, bir ayağıyla içeri giriyor ve iki eliyle çitleri açıyorsa, ayağı takılarak sırtüstü düşmesi normal ama bu teoriyi desteklemeyen bir şey var: Vücudunda ve ellerinde şimşirin sert dallarının yarattığı çizikler yok...
***
Bayer’in bir başka ifadesine göre ayağını çite dayayarak (sol dizindeki 2 santimlik çizik ile desteklenen teori) atlama işlemi için havalanmaya başladığına göre nasıl oluyor da neredeyse 1 metre geçtiği halde sol eliyle şimşiri tutuyor ve dönüyor ve de hemen çitin bittiğindeki betona çarparak sırtüstü düşüyor? Ve vücudunda tek bir çizik oluşmuyor?
3 TANIK, 3 FARKLI IFADE
Balıklama atladı, yok çite girdi atladı
ASLI Baş’ın ölümünü görenler o gün ne dedi? Resmi ifadelerinden... İfade tarihi: Tarih 21/07/2010
-Ahmet Derya Bayer (Görgü tanığı): Büyük adımlarla bahçe çitlerine doğru koşmaya başladı. Ve çitlerin üzerinden balıklama kendisini boşluğa bıraktı.
-Beyhan Strassner (Kuzugüdenlioğlu) (Ahmet Bayer’in arkadaşı. Yurtdışında yaşıyor. Görgü tanığı): Birkaç adımdan sonra hızla denize doğru koşmaya başladı ve evin bahçesini çevreleyen tahminen yüksekliği 90 cm olan ve çit şeklindeki bahçe duvar kenarında bulunan lükstür bitkisinin üzerinden havuza atlar gibi balıklama atladı.
-Nilgün Okur (Bayer’in akrabası. ABD’de yaşıyor. Görgü tanığı): Aslı yüzünü denize dönerek denize doğru koşmaya başladı ve evin bahçesini çevreleyen çit şeklinde bahçe duvar kenarında bulunan lükstür bitkisinin içine doğru girdiğini ve oradan atladığını gördüm. Ben balıklama atladığı şeklinde görmedim.
Şimdi aynı tanıkların “Aslı’nın düşme pozisyonu anlatılanlara uygun değil’’ şeklinde bilirkişi raporları gelmeye başladıktan sonra verdiği ikinci ifadelere bakalım: Tarih: 15/02/2012
-Ahmet Bayer: Önce 3-4 yavaş adımla havuzun yanına yürüdü, ondan sonra büyük adımlarla çitlere doğru koşmaya başladı. Koşarken bir ayağıyla çitlere girdi, çitler yavaşlattı, elleriyle ayırarak çitlerin içerisine girerek aşağıya atladı.
-Nilgün Bayer: İlk ifadesini tekrarladı.
-Beyhan Strassner (Kuzugüdenlioğlu): Aslı çimenlerin başladığı yere gelmesinden sonra hızlandı. Büyük adımlar atarak koşar hale geldi ve üst kısmını boşluğa bırakarak aşağıya doğru atladı. Ben bunu mevcut Türkçem ile balıklama olarak ifade edebilirim. Aslı’nın atlayış şekli kesinlikle ayaklarıyla yere atlama veya ayaklarının altta olduğu bir atlama şekli değildi. Koşarak ve çitlerin oraya geldiğinde de göğsünü öne fırlatarak yaptığı bir hareket şekliydi. Belki buna uçma da diyebiliriz.
Alın size fizik!
IŞIK Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Doç. Dr. İsmail Karakurt’un raporu: Aslı Baş’ın düşmesine ilişkin tespiti şöyle (23.05.2013 tarihinde verilmiş):
“Düşme süresi 1.2 saniye. Maktulün kütle merkezi duvardan 1.45 metre uzaklıkta. Düşme mesafesi dikkate alındığında düşme başladığında yatay ilk hızının yaklaşık 1.2 metre/saniye olması gerekir. Bir kişinin 1 metrelik çiti ve arkasındaki duvarı aşabilmesi için çite yaklaşım hızının 3.7 metre/ saniye olması gerekir. Geliş hızının 3.7 metre/saniyeden 1.2 metre/ saniyeye düşmesi için yavaşlatıcı bir etki gerekir. Aslı Baş’ın koşarak yatay pozisyonda refleks bir hareket ile bir eliyle çit bitkisini yakalaması neticesinde kendi ekseni etrafında 180 derece dönerek sırtüstü pozisyona gelmesi ve 1.45 metre açığa düşmesi için bitkiyi kavrayan el nedeniyle var olabilecek bir yavaşlatıcı kuvvet 400 N’den (Newton) büyük olur. (1 Newton: 100 gramlık kütleye etki eden yerçekimi kuvvetinin büyüklüğü) Aslı Baş bu şekilde düştü ise bu durumda vücudunda kırıkların, çiziklerin ve morartıların mevcut verilerle uyumlu olması gerekir...” (Yazarın notu: Basit anlatımı ile cismin doğrultusunu, yönünü, şeklini ve hızını değiştirebilen her türlü etkiye kuvvet deniyor.)
Gazeteci bu notları yazdıktan sonra “Nasıl olsa bunları yarın Ahmet Bayer’e de sorarım” diyerek yazısını noktalıyor...