Şırnak'ta HDP'li ile HÜDA-PAR'lılar arasında silahlı kavga
Şırnak'ın İdil ilçesinde HDP'li grupla HÜDA-PAR üyeleri arasında bayrak asma yüzünden çıkan kavgada, silahla vurulan HÜDA-PAR üyesi 2 kişi hayatını kaybetti. Olaya ilişkin 2 zanlı gözaltına alındı
Edinilen bilgiye göre, İdil'in Kozluca köyüne gelen HDP'li grup, burada parti ve milletvekili adaylarının bayraklarını asmak istedi. Köydeki HÜDA-PAR üyeleriyle tartışan HDP'li grup içerisindeki bir kişi silahla ateş açtı. Olayda, HÜDA-PAR üyesi Muhammed Şerif Şimşek (34) ile Abdulcelil Talayhan (38) ağır yaralandı.
Yaralılar, kaldırıldıkları Mardin'in Nusaybin Devlet Hastanesinde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Hastane önünde toplanan grup, tekbir getirerek terör örgütü PKK aleyhinde slogan attı. Polis, hastane çevresinde güvenlik önlemi aldı.
Bu arada olayın yaşandığı Kozluca köyünde de gerginliğin devam ettiği, jandarma ekiplerinin bölgeye sevk edildiği bildirildi.
ŞIRNAK VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA
Şırnak Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, "Şırnak ili, İdil ilçemizin Kozluca köyünde seçim çalışması için HDP seçim aracı ile köye gelen HDP'lilerle, bir grup HÜDA-PAR'lı arasında çıkan tartışma sonucunda HDP'li oldukları değerlendirilen iki kişinin ateş açması sonucu HÜDA-PAR'lı iki kişi yaralanmış, hastaneye kaldırılmış, ancak kurtarılamayarak hayatlarını kaybetmişlerdir.Olayla ilgili iki zanlı ve olayda kullanılan bir silah ele geçirilmiş olup, adli mercilerce tahkikat devam etmektedir" denildi.
İKİ KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Olaya ilişkin 2 zanlı gözaltına alındı. Bu arada, Kozluca köyündeki gerginlik devam ediyor. Çevredeki yerleşim birimlerinden gelen vatandaşlar, jandarma ekiplerince köye alınmadı. Vatandaşların köyün girişindeki bekleyişi sürüyor.
HÜDA-PAR Genel Başkanı Mehmet Hüseyin Yılmaz, Şırnak'ın İdil ilçesinde 2 partilinin HDP'lilerin silahlı saldırısı sonucu öldürülmesine ilişkin, "Bu saldırılar, bu zulüm, bu vahşet ne zamana kadar devam edecek bilemiyoruz. Karşı taraftan da bu saldırıları durduracak ciddi manada hiçbir girişim ve çaba yok" dedi.
Yılmaz, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığında yaptığı açıklamada, İdil'in Kozluca köyünde daha önce KCK'dan cezaevine giren ve serbest bırakılan bir şahsın köylüleri silahla taradığını, saldırı sonucu yaralanan 2 teşkilat üyesinin kaldırıldıkları hastanede yaşamını yitirdiğini anımsattı.
Bir daha gençlerin kanının dökülmemesi ve anaların ağlamaması için bu tip saldırıların son bulmasını isteyen Yılmaz, şöyle konuştu:
"Son olsun' demek zorundayız ama son olması için de saldırganların kendilerine çeki düzen vermesi lazım. Gençleri, toplumu ve kendi taraftarlarını kin ve nefretle doldurmasınlar. Kin ve nefretin bitirilmesi lazım. Muhaliflere kaşı kendi tabanlarını kışkırtmaktan vazgeçmeleri gerekiyor. Batı'da barış havarisi, doğuda ise bir elde molotofkokteyli, bir elde kaleşnikof. Toplumun vicdanını, iradesini, topyekun yaşamını rehin almaya çalışmak ne ahlakidir ne de insanidir."
Yılmaz, Güneydoğu Anadolu'da herkesin siyaset yapmaya ve yaşamını devam ettirmeye hakkı olduğunu vurgulayarak, hiç kimsenin Hür Dava gönüldaşlarını silah zoruyla kovmaya ve sürmeye gücünün yetmeyeceğini söyledi.
HDP'liler ile Hüda Par arasında çatışma bulunmadığına dikkati çeken Yılmaz, silahlı saldırıya karşılık verilmemesinin bunun kanıtı olduğunu dile getirdi.
Yılmaz, şunları kaydetti:
"Bu saldırılar, bu zulüm, bu vahşet, ne zamana kadar devam edecek bilemiyoruz. Karşı taraftan da bu saldırıları durduracak ciddi manada hiçbir girişim ve çaba yok. Her katliamdan, saldırıdan sonra cılız şekilde işi provokatörlere, provokasyona havale edip, zeytinyağı gibi üste çıkma ve olayı sürüncemede bırakarak soğutma yoluna gidip, saldırıların kalıcı şekilde sonlandırılması için hiçbir çaba yok."
HDP'nin bölgeyi tek parti diktasıyla yönetmek istediğini savunan Yılmaz, ara buluculuk yapmaya gelen sivil toplum kuruluşlarının öncelikle katliamları kınamaları gerektiğini bildirdi.
Yılmaz, HDP'nin barajı aşması halinde bu tip olayların tekrarlanacağını öne sürdü. Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Halkın, yeni 7 Ekimlerin olmaması, Yasin Börülerin katledilmemesi, insanların kafalarının taşlarla ezilip araçlarla üzerlerinden geçilip yakılmaması için bu zihniyete desteklerini bir daha gözden geçirmeleri lazım. Eğer barajı aşarlarsa her gün bu tip olaylar yaşanacak, her gün bir yerlerde birilerinin anası ağlayacak. Anaları ağlatmaya, katliam işlemeye devam edecekler. Yüzde 50'nin altında oy aldıkları yerlerde olay yok, barış var, huzur var."