Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik İzmir merkezli 10 ilde başlatılan operasyonda, aralarında emniyet mensuplarının da bulunduğu 27 kişi gözaltına alındı. Operasyonun, 2009 yılında, halen İzmir İl Emniyet Müdürü olan Celal Uzunkaya'nın da aralarında bulunduğu dönemin bazı Emniyet Genel Müdür yardımcıları hakkındaki "suç örgütüne yardım soruşturması"nda, kumpas yapıldığı iddiaları doğrultusunda gerçekleştirildiği bildirildi.

İzmir Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosundan Sorumlu Başsavcı Vekili Okan Bato'nun yürüttüğü soruşturma kapsamında, "FETÖ/PDY üyesi oldukları, örgüt adına faaliyet yürüttükleri, soruşturmayı yönlendirme adına deliller uydurdukları" iddiasıyla aralarında bazı emniyet mensuplarının da bulunduğu 27 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Talimat üzerine Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 10 ilde eş zamanlı başlatılan operasyonda 27 kişiye yönelik gözaltı işlemi uygulandığı belirtildi.

Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilenlerden 10'unun "askeri casusluk davasında kumpas soruşturması" kapsamında cezaevinde oldukları belirlendi.

Operasyonun, 2009 yılında, dönemin Emniyet Genel Müdür yardımcıları Mustafa Gülcü ile halen İzmir Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunan Celal Uzunkaya hakkındaki "suç örgütüne yardım soruşturması"nda kumpas yapıldığı iddiaları doğrultusunda gerçekleştirildiği öğrenildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, aralarında üst düzey emniyet mensuplarının da bulunduğu bazı kişilerin FETÖ/PDY terör örgütünün talimatları doğrultusunda "bazı emniyet görevlilerinin itibarsızlaştırılması ve haklarında adli, idari soruşturma başlatılması amacıyla delil uydurdukları" iddiaları üzerine inceleme başlatıldığı kaydedildi.

İnceleme sonrası, iddialara ve FETÖ/PDY'nin amaçları doğrultusunda faaliyetler yürütüldüğüne dair ciddi bulgular elde edildiği vurgulanan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'ndan bu kapsamda verilen talimat üzerine İzmir merkezli 10 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği ve 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandığı bildirildi.

"SUÇ ÖRGÜTÜNE YARDIM SORUŞTURMASI"

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, dolandırıcılık yapıkları iddiasıyla takibe aldıkları gruba yönelik 2009 yılında operasyon gerçekleştirmiş, grubun elebaşı olduğu iddia edilen İrfan Erbarıştıran ile 4 kişiyi gözaltına almış, dönemin Emniyet Genel Müdür Yardımcıları Mustafa Gülcü ve Celal Uzunkaya da operasyon kapsamında ifade vermeleri için Cumhuriyet Savcılığı'na çağrılmıştı.

Savcılık soruşturması sonrası 7 kişi hakkında hazırlanan ve 10. Ağır Ceza Mahkemesinde kabul edilen iddianamede, ''suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek, soruşturmanın gizliliğini ihlal" suçlamalarıyla Uzunkaya ve Gülcü'nün 6'şar yıl hapisle cezalandırılması istenmişti.

Kararnameyle ''başka bir göreve atanmak üzere'' Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınan Uzunkaya ve Gülcü, yargılama süresince, açılan davada hakimlerin üzerinde gizli bir otorite olduğunu savunarak, görevden uzaklaştırılmaları için önceden hazırlanmış bir senaryo gereği soruşturmaya dahil edildiklerini savunmuştu.

Yargılama sonunda mahkeme sanıklar hakkında çeşitli cezalar vermişti.

Haklarında verilen 3 ay 10 gün hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında görev yürüten özel yetkili mahkemelerin kaldırılması sonrası 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tekrar hakim karşısına çıkan Uzunkaya ve Gülcü, beraat etmişti. Sanıklardan İrfan Erbarıştıran'ın ölümü nedeniyle hakkındaki dava düşürülürken, Tahir Saraç dolandırıcılıktan 2 yıl hapis cezasına çarptırılmış diğer 3 kişinin ise beraatıne karar verilmişti.

Uzunkaya, yargılama sonrası mahkeme önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, işlemedikleri bir suçtan yargılandıklarına belirterek, şunları söylemişti:

"Bu paralel yapı benim ve diğer genel müdür yardımcısı Gülcü'nün 4 yılını resmen çaldı. Çok çirkin bir şekilde, aşağılık bir şekilde itibarsızlaştırma amacıyla bir kampanya yürütüldü. İşin en kötü tarafı suçla, suçlulukla mücadele görevi olan emniyet teşkilatının en tepesinde görevli iki genel müdür yardımcısı bir suç örgütüne yardım ve yataklıkla suçlandı. Aleyhte hiçbir delil yokken, kara propagandayla, kirli bilgilerle bizleri açıkça, peşinen suçlu ilan ettiler. Çok şükür bizlere bunları hazırlayanlar bugün ya mahkemelerde hesap veriyorlar ya cezaevlerinde gün sayıyorlar. İntikamcı değiliz. Hep şunu diledim 4 yıllık yargılamada, 'bana bu haksızlığı, zulmü reva görenlerin dünyada cezalarını çektiğini görmeyi diliyorum' dedim. Çok şükür gördük, görüyoruz. Öteki taraftan zaten şüphem yok, hiçbir hakkımı helal etmiyorum."

 

AA