Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Eskişehir'deki Gezi Parkı eylemleri sırasında üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın dövülerek öldürülmesi ile ilgili dava Yargıtay'ın usul yönünden bozulması ardından Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü.

Ali İsmail Korkmaz davasında tutuklu yargılanan 2 polis memuru hakkındaki cezalar değişmedi. Davada 5 tutuklu sanıktan fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever için cezaevinde yattıkları süre gözönünde bulundurularak tahliye kararı verildi.

Yerel mahkeme Yargıtay'ın kararına oybirliğiyle uyduğunu bildirirken, Ali İsmail Korkmaz'ın babası Şahap Korkmaz, "Son duruşmaya kadar bütün duruşmalarda sanıklara kasten adam öldürmekten müebbet ceza isteniyordu. Son duruşmada olay tamamen değişti ve 'Adam yaralamaktan' ceza verildi, iyi halden indirime gidildi. Bunun iyi hali neresi? Adam öldürmenin cezası bu mu olmalı?" dedi.

Dava nedeniyle günün erken saatlerinden itibaren Adliye sarayi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Yargıtay'ın bozma gerekçeleri doğrultusunda yeniden ele alınan davayı izlemek için Ali İsmail Korkmaz'ın ağabeyi ve avukatı Gürkan Korkmaz, anne Emel, baba Şahap Korkmaz Hatay plakalı Ali İsmail'i anımsatan '31 ALV 33' plakalı minibüsle Kayseri'ye geldi. CHP'li yöneticiler tarafından konuk edilen Korkmaz ailesi, arama noktasından geçirildikten sonra duruşma salonuna alındı.

Adliye çevresindeki yolların bir bölümü güvenlik nedeniyle ulaşıma kapatılırken, Adliye Sarayı'na gerek bu dava gerekse diğer duruşmalar için gelen vatandaşlar tek tek aranarak, binaya girebildi. Duruşmayı izlemek için Ankara'dan CHP Gençlik kollarından bir otobüs, İstanbul'dan da bir otobüs genç, davaya destek için Kayseri'ye geldi. CHP Kayseri Gençlik kollarından 2 ayrı grupta, 'Ali İsmail ölümsüzdür' pankartlarıyla Adliye önüne geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya milletvekili Veli Ağbaba, Çorum milletvekili ve TBMM Grup İdare Amiri Tufan Köse, Kayseri milletvekili Çetin Arık, İstanbul milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi ve Hatay milletvekili Hilmi Yaralayıcı, CHP Kayseri İl Başkanı Feyzullah Keskin ve eski il başkanı Mustafa Ayan da duruşmayı takip edenler arasında yer aldı.

Saat 09.30'da başlayan duruşmada mahkeme heyeti Yargıtay'ın bozma gerekçesine oybirliğiyle uyduğunu açıkladıktan sonra avukatlar savunmaya başladı.

"BİZ O GENÇLERİN KATİLİ DEĞİLİZ"

Duruşmaya Çorum ile Afyonkarahisar E Tipi Cezaevi'nde tutuklular polis memurları Yalçın Akbulut ve Mevlüt Saldoğan ile fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden savunma yaptı.

Sanıklardan Saldoğan, savunmasında, "Şırnak'ta, Silopi'de teröristlere karşı bu ülkeyi savunmak için mücadele ettik. Güneydoğu'da; Sur'da Şırnak'ta hayatını kaybeden arkadaşlarımıza rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz"' diyerek başlayınca, anne Emel Korkmaz, "Bu savunma mı?" diye bağırdı. Ali İsmail Korkmaz'ın avukatı Ayhan Erdoğan da, "Sen, nasıl adam öldürdüğünü anlat" diye itirazda bulundu. 10 yıl 10 ay hapis cezasıyla yargılanan Saldoğan daha sonra, Ali İsmail'e cop veya benzeri şeylerle müdahale etmediğini öne sürerek, "Beraatimi talep ediyorum. Ali İsmail, olay sonrası 38 gün hastanede tedavi edilmiş, yarası açık bırakılmıştır. Bundan dolayı ölmüş olabilir. Biz o gençlerin katili değiliz. Gençlerin katili, Gezi Parkı olaylarını ortaya çıkaran gruplardır" dedi.

"SANIKLAR KASTEN ADAM ÖLDÜRMEDEN YARGILANSIN"

Ali İsmail Korkmaz'ın ağabeyi ve Avukatı Gürkan Korkmaz da duruşma öncesi DHA muhabirine bugünkü duruşmadan karar çıkabileceğini anlatırken şöyle dedi:

"Yargıtay'ın dosyayı incelemesi usul boyutunda. Esasa girilmedi. Usulsel eksikliklere dokunup, bu usul eksikliklerini tamamlanması için dosyayı geri gönderdi. Yargıtay bozması da aslında bir sanık yönünden ek savunma alınmasına ve sanık avukatlarına da son söz hakkı verilmesine ilişkin. Bunlar hemen giderilebilecek eksiklikler. Bizim bir talebimiz yok. Savcının mütaalasında da olduğu gibi, sanıkların kasten adam öldürmeden cezalandırılmasını talep ediyoruz. Mahkeme buna da karar verebilir ama henüz Yargıtay dosyayı incelemeye esas yönünden girmeden mahkemenin böyle bir karar veerbileceğini çok beklemiyoruz. Yani aslında mahkeme istersebugün dosyayı sil baştan yeniden incelemeye alabilir. Mevzuat gereği böyle bir yetkisi var. Biz sil baştan yargılama talep etmiyoruz. Biz zaten tekamül eden dosyada, daha adil bir ceza verilmesini talep ediyoruz. Cezayı az buluyoruz ve temyiz dilekçemizin gerekçesi de bu."

"ADAM ÖLDÜRMENİN CEZASI BUYSA ADALET YOK"

Kayseri'deki davayı izleyen Ali İsmail Korkmaz'ın babası Şahap Korkmaz ise, oğlunun katillerine verilen cezayı az bulduğunu yinelerken, davada şimdiye kadar 8 duruşma olduğunu hatırlatarak şöyle dedi:

"Son duruşmaya kadar bütün duruşmalarda sanıklar hakkında kasten adam öldürmekten müebbet ceza isteniyordu. Son duruşmada olay tamamen değişti ve adam yaralamaktan ceza verildi, iyi halden indirime gidildi. Bunun iyi hali neresi? Adam öldürmenin cezası bu mu olmalı? Türkiye'de adaletle ilgili olanlar, baştan ayağa kadar eğer adam öldürmenin cezası buysa demek ki ne adalet var, ne kanun var, ne hak var, ne insan hakkı var. Bugün bu şekilde adam öldürenin cezasını bu şekilde verecekse, zaten bu cinayetler zinciri ve katliamlar, herşey birbirini takip ediyor. Bu sebepten oluyor bu olaylar. Oysa adam öldürmüş, suç işlemiş onun gerçek cezasını versin, kesinlikle bu olaylar olmaz. Böyle olursa Türkiye, memleket huzura doğru gider. Ama, bu şekilde ise tamamen bataklığa ve felakete doğru gidiyor demektir."

DAVA YENİDEN NEDEN GÖRÜLDÜ?

Eskişehir'deki Gezi protestoları eylemlerinde polisler ve esnaf tarafından dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın güvenlik gerekçesiyle Kayseri'de görülen davasındaki kararı Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi usul yönünden bozarken, sanık polis memurlarının tahliye taleplerini reddetmişti. Korkmaz ailesi de, cezanın ‘Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma' değil ‘Kasten öldürme' suçundan verilmesi istemişti. Ali İsmail Korkmaz davasındaki Yargıtay'ın bozma kararının gerekçesi, sanıklardan polis Mevlüt Saldoğan'ın avukatının karar duruşmasına katılmayarak son savunmasını yapamaması ve kasten öldürmeden dava açıldığını halde ağırlaştırılmış yaralamadan ceza verildiğini vurgulandı. Güvenlik nedeniyle Kayseri'ye alınan dava, 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüş, tutuklu sanık polis memuru Mevlüt Saldoğan'a, ‘Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma'suçundan suçundan 13 yıl hapis cezası verilmişti. Bu ceza daha sonra ‘iyi hal' nedeniyle 10 yıl 10 aya düşürülmüştü. Polis memuru Yalçın Akbulut 10 yıl hapis cezası alırken, fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever'e ise 6'şar yıl 8'er ay hapis cezası verilmişti.

SANIKLARDAN 'PARALEL' İDDİASI

Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ali İsmail Korkmaz davasının 5'i tutuklu, 8 sanığın yargılandığı davada, 'Paralel Yapı' iddiası gündeme geldi. Çorum E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan sanık polis memuru Yalçın Akbulut, "Hayatını kaybeden kişiye karşı hiçbir müdahalem olmadı. Hazırlanan rapor döneminde TÜBİTAK'ta çalışanların 'Paralel örgüt' üyesi olabilecekleri düşüncesindeyim. Çünkü Paralel örgüt operasyonu kapsamında çok sayıda TÜBİTAK çalışanı uzaklaştırılmıştı'' diye ifade verdi.

Tutuklu sanıklarından İsmail Koyuncu, verdiği ifadesinde, "Allah katında vicdanen rahatım. Ben kimseyi öldürmedim. Cezaevinde yattığım sürece ben ve ailem mağdur oldu'' dedi. Diğer sanık Ramazan Koyuncu ise, ''Daha önce verdiğim ifadelerime katılıyorum. Suçsuzum. Üç yıldır suçsuz yere hapis yatıyorum. Beraatimi istiyorum'' diye konuştu. Afyonkarahisar E Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Muhammet Vatansever de, ''Benim müdahale ettiğim şahıs Ali İsmail Korkmaz değildir. 33 aydır hapis yatıyorum. Ailem ve ben mağdurum" dedi.

SAVCI AYNI KARARLARI İSTEDİ

Savcı, önceki esasa ilişkin görüşünü yineleyerek beraat eden sanıklar için yeniden beraat, tutuklu sanıklar için de tutukluluk hallerinin devamını istedi. Gezi olayları sırasında Eskişehir'de öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın babası, annesi ve ağabeyi ile avukatları Ayhan Erdoğan'a son sözleri soruldu. Acılı baba Şahap Korkmaz, "İtirazımız, bu katillerin gerçek cezalarını almaları içindir. Ali İsmail suçsuzdur. Oğlumun önü 4 kişi tarafından kesiliyor ve dövülüyor. Kuş yavrusu gibi yerde çırpınıyor. Yerde çırpınan bırakın insanı, herhangi bir canlıya vurmak insanlığa sığar mı? Tekme atmak insanlığa sığar mı? Sanıkların hepsi müdahale ettikleri kişinin Ali İsmail olmadığını iddia ediyorlar. Ali İsmail'in taş attığını söylüyorlar. Taş attığına dair bir video, bir resim, bir delil göstersinler. Ali İsmail kaçarken, 8 kişi müdahale ediyor. Suçlular cezalarını alsınlar" diye konuştu. Anne Emel Korkmaz da, suçluların cezalandırılmasını istediğini söyledi. Ali İsmail'in ağabeyi Avukat Gürkan Korkmaz ise, "Dosyada, kasten adam öldürme suçu sabit ve açıktır. Sanıklar, bu yönden cezalandırılsın" dedi.

"ALİ İSMAİL KORKMAZ KAMU ŞİDDETİYLE ÖLDÜRÜLDÜ"

Ailenin avukatı Ayhan Erdoğan da, Ali İsmail Korkmaz ile ilgili bir yakalamadan söz edildiğini anlatırken, "Yakalama ancak, suç işleme halinde tanınmış bir yetkidir. Ali İsmail hakkında açılan bir dava yoktur. Ali İsmail, eline taş almış insan değildir. Ali İsmail, o gün kamu şiddetiyle katledilen bir gençtir. Sanıklar suçtan kurtulmak için yalan söylüyorlar. Sanık polis memurlarıyla birlikte beraat eden polislerin cezalandırılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Tutuklu sanık Mevlüt Saldoğan'ın avukatı Mutlu Karayılan, Ali İsmail Korkmaz'ın ailesinin duruşma salonundan çıkarılmasını talep etti. Bunun üzerine Ali İsmail'in ağabeyi avukat Gürkan Korkmaz, "Sen de abartma. 'Dır dır' etme" karşılığını verdi. Mahkeme heyeti, sanık Saldoğan'ın avukatı Karayılan'ın bu istemini reddetti. Mahkeme heyeti duruşmaya saat 14.00'e kadar ara verdi.

AĞBABA: DAVA SONUÇLANMAYACAK

Ali İsmail Korkmaz davasının 5'i tutuklu, 8 sanığın yargılandığı 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya ara verildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Ali İsmail Korkmaz'ın babası Şahap Korkmaz, annesi Emel, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık ve Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan basın açıklaması yaptı. Baba Şahap Korkmaz, adaleti aramak için Kayseri'ye geldiklerini belirterek, "Yine buradayız ve kararı bekliyoruz. İnşallah adalet yerini bulur ve bunlar gerçek cezasını alır. Zaten bunun için uğraşıyoruz. İstediğimiz başka bir şey yok. Bunlar cezasını alsın ki Türkiye'de olan olaylar en azından azalır. Belki baştan bunların cezası verilseydi, Türkiye'de olan olayların belki yüzde 10'u olmazdı" diye konuştu. Anne Emel Korkmaz ise, "Ali İsmail bu sene mezun olacaktı. 3 senedir adaletin peşinde koşuyoruz. Ali hiçbir şekilde geri gelmeyecek bunun bilincindeyim. Başka evlatlarımızı yitirmemek adına hak ettikleri cezanın verilmesini istiyorum" diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da, parti olarak bu duruşmayı başından beri izlediklerini anlatırken şöyle konuştu:

"Adaletin geldiği noktayı görmek bakımından söylemek lazım ki bugün Berkin Elvan'ın da katledilişinin 1038'inci günü oldu. 1038 günden bu yana Berkin Elvan'ın katilleri aranıyor. Katilleri meşhur ama maalesef bulunamıyor. Her duruşmada Ali İsmail katlediliyor. Maalesef mahkemenin vermiş olduğu karar Türkiye'de vicdan sahibi hiç kimseyi tatmin etmedi. Türkiye'de yaşanan süreci görüyoruz. Katiller, tecavüzcüler korunurken, Ali İsmail gibi masum, ömründe şiddete bulaşmamış, günahı sadece o sokakta bulunmaktan başka olmayan bir gencin katledilmesi, aslında Türkiye'de ki adalet sistemini gösteriyor. Bu davada emri veren yargılanmadığı sürece dava sonuçlanmayacak. Bizler her zaman Gezi'de katledilen, bizim onurumuz olan gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Gezi'de katledilen ailelerin her zaman yanında olacağız. Bu davada bir şey beklemiyoruz ama umuyoruz önümüzdeki süreçte Türkiye'de adalet tekrar yerini bulur ve onlara destek verenler yeniden yargılanır diyorum."

Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan ise, gazetecilerin dava ile ilgili soru sorması üzerine, "Ne söyleyeyim? Artık bizde söyleyecek bir şey bıraktılar mı? Sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.

MAHKEME SANIKLARA AYNI CEZAYI VERDİ, 3 FIRINCIYI TAHLİYE ETTİ

Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, açıkladığı kararında sanıklara yine daha önce verilen cezaların verildiğini açıkladı. Buna göre, Afyonkarahisar'da tutuklu polis memuru Mevlüt Saldoğan hakkındaki yeniden 10 yıl 10 ay, Çorum E Tipi Cezaevi'nde tutuklu polis memuru Yalçın Akbulut'a da 10 yıl hapis cezası verdi.

Afyonkarahisar E Tipi Cezaevi'nde tutuklu fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever'e de yine 6'şar yıl 8'er ay hapis cezası verildi. Daha önce tahliye olan Ebubekir Harlar'a 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Tutuksuz sanıklar polis memurları Hüseyin Engin ve Şaban Gökpınar'in ise beraat ettiği açıklandı.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever'in, tutuklu bulundukları süreyi göz önüne alarak tahliye edilmesine karar verdi.

ANNE KORKMAZ: BU ÜLKENİN ADALETİ BUYMUŞ

Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, karara ilişkin "Bu ülkenin adaleti buymuş. Başka bir şey demiyorum. 19 yaşındaki bir çocuğun değeri bu kadarmış" dedi. Baba Şahap Kormak ise, katillerin korunduğunu savundu. Ağabey Gürkan Korkmaz, "Aynı karar verildi maalesef. Hayal kırıklığına mı uğradık? Hayır. Adalet duygumuz yine yara aldı. Bu karardan tatmin değiliz. Bu davanın yine takibindeyiz. Fırıncılar açısından tahliye kararı verildi. Biz tabii yine Yargıtay'a başvurumuzu yapacağız" diye konuştu.

AİLESİ BU KEZ YARGITAY'A KARAR YÖNÜNDEN BAŞVURACAK

Korkmaz ailesinin avukatı Ayhan Erdoğan ise mahkeme sonrası karara itiraz edeceklerini belirterek, şöyle konuştu:

"Önceki kararın tekrarı verildi. Mevcut cezaya göre tahliyeler olabilir. Asli kusurlu polisler açısından tahliye yok. Onlar açısından ceza diğerlerine göre daha yüksek. Bizim beklentimiz; kasten öldürme ile ilişkili olduğu için sivil olan bu fırıncıların tahliyesine ilişkin. Bugün uygun gibi görünen karar Yargıtay aşamasında temyiz taleplerimiz kabul görürse, tekrar tutuklama ile sonuçlanabileceğini düşünüyoruz. Bu tatmin edici bir karar değildir. Bunlar korumaya yönelik kararlardır. Kamu görevlileri böyle korunduğu sürece Türkiye'de işkence ve işkenceye benzer şekilde sonuçlanabilecek fiillerle yurttaşların ölümü sonlanmaz. Yani kararı yerinde bulmadığımızı ifade ediyorum."

 

DHA