Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliği için başta 30 büyükşehir olmak üzere birçok ili ziyaret edecek.

Referandum sürecine ilişkin AK Parti kendi planlamasını yaptı. Başbakan Binali Yıldırım sahada olacak, il il gezecek. Kaynaklar, Başbakanlığı kaldıran bir sistemde başbakanın meydanlarda sistemi anlatmasının halkı iknada önemli olduğuna dikkat çekti. Bakanlar ve teşkilat da çalmadık kapı bırakmayacak ama asıl planlamalar Beştepe'de yapılıyor.

ERDOĞAN MİTİNGLERE BAŞLIYOR

Cumhurbaşkanı, nisan ayının ilk yarısında yapılması planlanan referandum süreci için meydanlara inecek.

Cumhurbaşkanlığı kaynakları, yılbaşından bu yana il ziyaretlerine başlayan Cumhurbaşkanı'nın toplu açılış ve il ziyaretlerine devam edeceğini belirtildi. Henüz miting programları netleşmeyen Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre, 30 büyükşehiri ziyaret edeceği vurgulandı.

Erdoğan'ın, meydanlarda sistemin neden gerekli olduğunu anlatması, çift başlılığın yaratacağı sorunlara dikkat çekmesi ve bu çerçevede halkın desteğini istemesi bekleniyor.

HABERTÜRK TV / ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğinin Meclis'te onaylanmasının ardından referandum sürecinde kendisinin miting yapması konusunda, "Şu anda bizim meydanlarda almamıza mani bir hal yok. Birçok etkinlikler olacaktır. Arkadaşlarımızla değerlendirmelerimizi yaparız, şu an meydanlardayım. Bunun değerlendirmelerini yaptıktan sonra kararımızı veririz. Kaldı ki bir Cumhurbaşkanı olarak, cumhurbaşkanlığı üzerinde geleceğin hazırlandığı süreç bizi de ilgilendirecektir" dedi. 

ABD'nin yeni başkanı Donald Trump ile görüşmek üzere randevu çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Erdoğan, Ortadoğu'daki gelişmeler için, "Bizim köprü, demiryolları vs. ondan öte Ortadoğu'yu düşünüyoruz. Ortadoğu şu anda kaynıyor. Bazı söylemler kulağımıza geliyor ki bunlar rahatsız edicidir. Bunları oturup değerlendirmek gerek" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Atatürk Havalimanı'ndan, Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'ı kapsayan doğu Afrika gezisinin ilk durağı olan Tanzanya'nın başkenti Darüsselam'a hareket etti. Erdoğan'ın yaptığı açıklamaların satırbaşları şöyle:

AFRİKA ZİYARETİ PROGRAMI

"Tanzanya, Mozambik, Madagaskar'ı kapsayan bir Afrika ziyaretine çıkacağız. Özellikle geçtiğimiz yıllarda 2005 olarak bir Afrika yılı süreci başlattık. Bu süreçle birlikte büyükelçilikler açtık. Hedefimiz Afrika'nın tüm ülkelerinde Türkiye'nin büyükelçilikleri olsun ve Afrika'yla bu büyükelçiliklerimizle çok yoğun ilişkiler yürütelim.

Öncelikle Darülselam'da Tanzanya Cumhurbaşkanı ile bir araya geleceğiz, heyetlerimiz arasında görüşmelere eşbaşkanlık yapacağız, iş adamlarımızla birlikte iştirak edeceğiz. 23 Ocak'ta Mozambik'e geçeceğiz. 24 Ocak Salı günü Mozambik Cumhurbaşkanı ile görüşüp, orada da heyetler arası toplantılar yapacağız. Bu ziyaretin ülkemizden Mozambik'e Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyaret olacaktır. Bunun yanında malum Afrika ülkelerinde FETÖ'nün bu ülkelerdeki yoğun faaliyetleriyle ilgili oradaki devlet başkanlarıyla bu konuları değerlendirmelerini yapmış olacağız. 24 Ocak akşamı Madagaskar'a varmayı düşünüyoruz. Mozamnbik Cumhurbaşkanı ile görüşüp, heyetler arası görüşmeler düzenleyeceğiz. Madagaskar ziyareti de Cumhurbaşkanı düzeyindeki ilk ziyaret. Madagaskar ziyaretinden sonra ülkemize geri döneceğiz. 

Ekim 1979'da açıldıktan sonra, 1984 yılında kapatılan Darülselam Büyükelçiliğimiz 2009 yılında yeniden faaliyete geçti. Bugün ortaklığa dönüşen Afrika politikamız çerçevesinde 39 ülkede büyükelçiliğimiz bulunuyor. Diğer ülkelerde de temsilcilik açmayı arzu ediyoruz.

FETÖ İLE MÜCADELE

Maarif Vakfımızla birlikte FETÖ ile mücadele bağlamında muhataplarımızdan beklentilerimizi dile getireceğiz. FETÖ'nün tasfiye edilmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz, kendileri ile neler yapabiliriz, bunu konuşacağız. Afrikalı dostlarımız arasında bu örgüte, yanıltıcı söylemlerine karşı hassasiyet tanıdıkça artmaktadır. 15 Temmuz gecesi suç üstü yakalanan bu örgütün, katil sürülerinin artık diyalog, hizmet, eğitim, ticaret diye gizlenme imkanı kalmamıştır. 

Farklı sektörlerden birçok işadamımız bizimle birlikte. İş forumları vasıtasıyla işadamlarımızı yerel muhataplarıyla bir araya getireceğiz. Biz de Cumhurbaşkanları olarak bu toplantılara bizzat iştirak ederek, işadamlarımızın girişimci ruhunu artıracağız. Özellikle ülkemizin içinden geçtiği bu süreçte yeni açılımlara, yeni pazarlara, yeni iş ortaklıklarına ihtiyacımız var. Biz asla tek taraflı kazanmanın peşinde değiliz. Biz kazan-kazan esasına göre çalışmalarımızı sürdürme gayreti içinde olacağız.

SORU-CEVAP

* MHP'Lİ BAKAN TARTIŞMASI: Henüz erken buluyorum. Bu sürecin parlamento aşaması başarılı bir şekilde sonuçlanmıştır. Şimdi ise gerçek sahibine gideceğiz. Milletimizin referandum kararıyla ilgili vereceği kararı görmemiz lazım. Bunu gördükten sonra milletmiz bu referandum kararını onaylıyorsa, hemen seçim sözkonusu değil. Ondan sonra seçim süreci var. Şu anki görüntüsü 2019. Tekrar millete gidilecek, millet ne karar verecek. Bu neticeleri alalım. Özellikle partili bir cumhurbaşkanı süreci bu işin en farklı olan yönü olacak. Bunların yanında da Türkiye'nin geleceğe yönelik çok daha performansı artırıcı kararlar almasına inanıyoruz. Biz idarede, her ne kadar birileri rejim diyorsa da bu bir sistem değişikliğidir. Bu sistem değişikliği de kısa süre önce başlamış değil, Cumhuriyetimizin kuruluşuna dayanır bu iş. Tek adam, tek adam diyorlar ya Cumhuriyet'in kuruluşunu bilmezlerse, bunu bilmezler. Milletimizin vereceği karar bizim için baş göz üstünedir. Ama 2019'da seçim yapılır, yeni partili cumhurbaşkanı seçilir, partili cumhurbaşkanı seçildikten sonra da kim olacaksa, o kabinesini oluştururken, artık bağlayıcı bir niteliği olmayan bir süreçtir. Parlamentodan değil, parlamento dışı bir kabine oluşturma şansı var. Onu o günün şartları belirleyecektir. O güne kadar da çok farklı bir kabinenin oluşturulması ülkemizin menfaatinedir. 

*TRUMP'IN AÇIKLAMALARI ve ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ: Sayın Trump birçok açıklamalar yapıyor, biz de izliyoruz. Bizim köprü, demiryolları vs. ondan öte Ortadoğu'yu düşünüyoruz. Ortadoğu şu anda kaynıyor. Bazı söylemler kulağımıza geliyor ki bunlar rahatsız edicidir. Bunları oturup değerlendirmek gerek. Biz toprak bütünlüğünden yana Ortadoğu'dan yanayız. Özellikle ben Sayın Trump'a yapacağımız ziyarette, randevu ne zaman verilir, Dışişleri çalışmalarını sürdürüyor, bunları a'dan z'ye bunları müzakere edeceğiz. Ortadoğu'nun en güçlü ülkesi ve belirleyici ülkesi Türkiye'dir. Ortadoğu ile alakası olmayanların yanlışa düşerek bir karar vermesi dünyamız için isabetli olmaz.

* REFERANDUM KAMPANYASI: Şu anda bizim meydanlarda almamıza mani bir hal yok. Birçok etkinlikler olacaktır. Arkadaşlarımızla değerlendirmelerimizi yaparız, şu an meydanlardayım. Bunun değerlendirmelerini yaptıktan sonra kararımızı veririz. Kaldı ki bir Cumhurbaşkanı olarak, cumhurbaşkanlığı üzerinde geleceğin hazırlandığı süreç bizi de ilgilendirecektir.

* REFERANDUM ANKETLERİ: Anketler var da erken olur. Halkımızın, milletimizin referandum ile birlikte Türkiye'de özellikle partili cumhurbaşkanlığına sıcak baktığı, ciddi manada bir oranla yaklaştığını görüyoruz. Böyle bir olmazsa, biz de böyle bir şey içinde olmayız.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım partisinin genel merkezinde düzenlenen AK Parti 115. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Anayasa değişikliği ile ilgili rejim tartışmalarına yanıt veren Yıldırım, "Kaç sefer söyledik, 93 sene evvel Cumhuriyet ilan edildi, 1923'te rejim tartışması sona erdi, nokta" dedi. Yeni anayasa ile değerlendirmelerin aksine Meclis'in daha da güçleneceğini kaydeden Yıldırım, şu mesajları verdi: 

23 İLE YATIRIM DESTEĞİ
Dün 23 ilimizi ilgilendiren önemli adımlar attık. Bu bir günde attığımız adım değil. Bunun hazırlanması için önemli bir çalışma oldu. Doğu ve Güneydoğu'da yatırımcılarla görüşüldü. Onların talepleri dinlendi ve beklentileri görüşüldü. Ortaya çıkan sonuç gayet memnuniyet verici. Program resmen dün başladı. Program kapsamında yatırım yapan herkese yapacağı yatırımla ilgili fizibilite hazırlama, danışmanlık gibi hizmetleri devlet verecek. Yatırım için arsa temininden başlayarak desteği vermeye devam edeceğiz. Fabrika kurulduktan sonra iş bitmiyor. Devamı var... İçeriye alet, edevat ne lazımsa... Onunla ilgili de destek veriyoruz, iki yılı ödemesiz faizsiz kredi şeklinde. Sıra geldi işletme desteğine. Yine dört yıl süreyle işletme kredisi olarak yatırımcılara temin edilmiş olacak. Bu üretim ve imalat ile ilgili konular. Hizmet sektörü ile ilgili olarak da destekler var. Birincisi çağrı merkezi kurmak isteyenlere ikincisi veri merkezi kurmak istiyorlarsa onlara da destek vereceğiz. Bu iki sektör oldukça önemli. 



"GÜVENLİK ORTAMINDA YAŞAM"
Bölge yıllardır terörden çok çekti. Bu projedeki amacımız, terörle mücadelede önemli mesafeler aldık. Devletin iradesi, gücü sokakta, dağda hakim. Bundan sonra yapmamız gereken bu güvenlik ortamında tekrar yaşamı canlandırmak. Bu yatırımlarla birlikte vatandaşlarımız geleceklerini burada inşa edecekler. 

"İNSANLAR DOĞDUĞU YERDE DOYACAK"
Bazıları niye başka yerlere bunları yapmıyorsunuz diyebilir. Aslında Doğu ve Güneydoğu'ya yapılan her yatırım Batı'ya yapılmış bir yatırımdır. Her katıştaki kalkınmışlık, zenginlik oranı aynı olsun. Doğu'dan Batı'ya bir göç olmasın. İnsanların doğduğu yerde doyacak altyapıyı sağlamak boynumuzun borcudur. 

"1 YIL ÖNCE TÜRKİYE'Yİ HESABA KATMAYANLAR..."
Dostluklarımızı artıracağız, düşmanlıklarımızı azaltacağız dedik. Türkiye bölgenin teminatıdır dedik. Türkiye ayakta kalamazsa bölge yok olur gider. İşe komşularla başladık. Rusya ile ilişkilerimizi düzelttik. İsrail ile... Suriye'de ateşkesin sağlanması için Rusya ile, İran ile inisiyatif aldık. Astana'da zirve yaptık, üç ülke mutabakat sağladı. BM işin içine sokuldu, bundan sonra da siyasi çözüm için çalışmalar yapıldı. Irak'a ziyaret yaptık, 'Komşuyuz, birbirimize ihtiyacımız var' dedik. Dolayısıyla Irak ile de Başika, Musul, PKK ile mücadele başta olmak üzere değerlendirdik. Bütün bunları yapınca Türkiye'nin bölgedeki etkinliği de arttı. Bir yıl önce Suriye'de Türkiye'yi hesaba katmayanlar şimdi Türkiye'nin dediğini yapıyorlar. Bu milletimizin gücü, Recep Tayyip Erdoğan'ın gücünden geliyor. 

Suriye'de barışın sağlanması için bir yandan da Fırat Kalkanı operasyonu ile amansız bir mücadele veriyoruz. ÖSO'ya destek veriyoruz. Bölgeden terörün temizlenmesi, kardeş Suriye halkının esenliğe kavuşması öncelikli hedefimizdir. 

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Anayasa değişikliği konusunda TBMM kararını verdi. Aydınlık Türkiye'nin yarınları, devletin bekası için tarihi bir görev yapıyoruz. Milletin dediği olacak dediniz ve milli iradeye sahip çıktınız. AK Parti'nin temsil ettiği birlik ruhunun sergilediği örnek dayanışma daha şimdiden siyasi tarihe geçmiştir. Bütün teşkilatımıza sergiledikleri bu güzel dayanışma ruhu için bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkiye çok uzun zamandır vesayet anayasalarının yol açtığı sorunları çözmeye çalışıyor. 82 Anayasası 18 sefer değişti. Darbe şartlarında hazırlanan bu anayasa maalesef Türkiye'nin bugünkü isteğini karşılayamıyor. Demokrasinin gereğini yerine getiremiyor.

"1923'TE REJİM TARTIŞMASI SONA ERDİ"
Bu değişikliğin karşısında olanlara söyleyeceğim birkaç söz var. Yıl 2007. AK Parti iktidar. 363 milletvekili var. Bu anayasanın değişmesine karşı mücadele eden AK Parti'ye 'Sen cumhurbaşkanı seçemezsin' dediler. Anamuhalefet partisi o gün kendi fikrini değil, vesayetçilerin sözcülüğünü yaptı. O gün cumhurbaşkanı seçimini engellediler, 367 icadıyla. Vatandaşa gittik, vatandaş sözünü söyledi. 'Cumhurbaşkanını ben seçeceğim' dedi. Aslında bizim yaptığımız, orada yarım kalan işi tamamlamak. Bu değişiklik o gün yapılması gerekiyordu. Yapılan eksik kalan kısmı tamamlamaktır. İş bundan ibarettir. Rejim değişiyor, Türkiye elden gidiyor... Onlar kendileri gidiyor. Kendi ikbal meseleleri için. Türkiye'nin bir yere gittiği yok. Telaşları kendi gelecekleri... Sizin ikbaliniz için Türkiye'nin önün tıkamaya kimsenin hakkı yok. Kaç sefer söyledik, 93 sene evvel Cumhuriyet ilan edildi, 1923'te rejim tartışması sona erdi, nokta. 

Tek başına iktidar olduk. 363 milletvekili ile Ankara'ya geldik, hükümet kurduk. 'Hoşgeldiniz' diye kafalarını uzattılar, 'Yeni ortağınız'... Ulan siz neredeydiniz! Seçim meydanlarında sizi görmedik. Burası Ankara dediler. O zaman anladık ki Ankara'da vesayet sahipleri var. 15 yıldır bu vesayet sahipleri ile mücadele ediyoruz. Nihayet sonuna geldik. Tek vesayet sahibi tanırım, aziz Türk milleti, onun dışında hiçbir vesayet tanımıyorum. Millet yetkiyi verir, canı istediği zaman yetkiyi de alır. 

"ASLINDA MECLİS'İN GÜCÜ ARTIYOR"
(Anayasa değişikliği ile Meclisin etkinliğinin azalacağı yorumları üzerine) Hadi oradan, neresi azalıyor? Genel görüşme, yazılı soru önergesi, Meclis araştırması, kanun yapma, cumhurbaşkanını yargılama var. Bakanları sıraya, hesaba çekmeye hakkı var. Aslında Meclisin gücü artıyor. Niye? Yargının başındaki idari yapıyı da Meclis belirliyor, bir kısmını. Cumhurbaşkanı ile Meclis belirliyor. Cumhurbaşkanı, Meclis ne? İkisi de milletin iradesiyle seçilmiş iki tane yapı. Dolayısıyla yargıda da milletin bir şekilde iradesi yansımış oluyor. 

Esasen mevcut sistemde iktidar partisi ne diyorsa Meclis onu yapıyor, birbirimizi kandırmayalım. Ama yeni sistemde Meclis kendi tüzel kişiliğiyle, her milletvekili kanun teklifi verebilecek, bunu savunacak, yasalaşmasını sağlayacak. Milletvekillerinin gücü artıyor, milletvekillerinin memleket meselelerine daha fazla zaman ayırmasına imkan sağlıyor. Dolayısıyla bu söylenenlerin tamamı temelsiz, asılsız, kafa karıştırmaya yönelik. Milletimiz rahat olsun. Biz milletin işini zora sokacak, milletin geleceğini zora sokacak hiçbir icraatın arkasında olmayız.

"MHP İLE ORTAK KAMPANYA YOK"
MHP ile ortak kampanya yok. Onlar ayrı biz ayrı ama amaç birliği var. Cumhurbaşkanımızla koordinasyon halinde güzel bir kampanyamız olacak. Yanlış bilgilendirmenin önüne geçecek bir kampanya olacak. 

"REFERANDUM TARİHİ NE ZAMAN?"
Vatandaş değişimi zorluyor, değişim istiyor. Direnen biz olamayız. Bizim aksine değişimi zorlamamız lazım. Bu anayasa değişikliği, muhtemelen Nisan ayının ilk yarısında, 20'sine kadar uygun bir tarihte yapılacak. Zannediyorum bu hafta içerisinde de kesin tarih açıklanmış olur. Bu tabii Yüksek Seçim Kurulunun vereceği bir karar.