Mevlânâ ile ilgili büyük sır!
4. Murad'ın tespihini almak için mezara inen küçük kızın başına ne geldi?
Bülent GÜNAL/AHT - bgunal@htgazete.com.tr
(Fotoğraflar: Ozan KÖSE)
Öğretisi sınır tanımayan Mevlânâ dünya siyasetine yön veren birçok politikacıyı da etkiledi. Makam Çelebisi Faruk Hemden Çelebi, isim vermeden Almanya'nın eski cumhurbaşkanlarından birinin cumhurbaşkanı olabilmek için Konya'daki Mevlana türbesinde dilek tuttuğunu söyledi: ''O cumhurbaşkanı dileği kabul olunca ilk ziyaretini Konya'ya yaptı. Bu bir bakıma teşekkür ziyaretiydi''
MEVLÂNÂ’NIN 22. KUŞAK TORUNLARI ANLATIYOR
Dizimizin son bölümünde Mevlânâ’nın 22. kuşak torunlarından Faruk Hemdem Çelebi ve ablası Esin Çelebi Bayru ile Mevlânâ’nın hayatıyla ilgili film tekliflerini, eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’ın Mevlânâ ilgisini, Şems’i, Almanya eski cumhurbaşkanlarından birinin Mevlânâ türbesinde dilek tutma hikâyesini ve Mevlevi eğitimini konuştuk.
- Son dönemde Hz. Mevlânâ’yla ilgili çok sayıda kitap yayınlandı. Sizi rahatsız edenler oluyor mu?
Esin Çelebi Bayru: O kitapları maalesef okumak zorunda kalıyorum. Roman diye yazılmış kitapları roman diye okumak lazım. O romanları okuyup ondan etkileniyorlarsa işin ilim tarafını araştırmaları lazım. Maalesef der ken bü tün ki tap la rı kas tet mi yo rum ama ya lan yazan, o isimleri kullanan birçok insan var ne yazık ki. Ondan etkilenir bir roman yazar ona diyeceğim bir şey yok ama varmış gibi olmuş gibi o isimleri kullanıp üzerinde kurgu yapıp roman yazanlar günaha giriyorlar bence. Çünkü o insanları yanlış anlatıyorlar.
-Mevlânâ sinema dünyasının da ilgisini çekiyordur diye tahmin ediyorum. Senaryolar geliyor mu yerli, yabancı?
EÇB: Çok senaryo okudum. Hepsini de düzeltip kendilerine iade ettim.
-Hollywood’dan da geldi mi?
EÇB: Oradan da geldi. Ama dışarıdan gelen ilk teklif Bollywood sinemasındandı. 8-9 yıl önceydi, çok ciddi hazırlanmışlardı. Senaryo birkaç kez değişti. Yapımcı ısrarla çekmek istiyor. Bugün isim olan birçok oyuncunun adı telaffuz edildi. Kesinleşmediği için bu isimleri söylemek doğru olmaz, ama dünya çapında isimler.
Bu proje canlılığını koruyor mu?
EÇB: Koruyor. Zaman zaman geliyor o Hintli Beyefendi. Kendisi Raca aynı zamanda. Hz. Mevlânâ filmi çekmeyi çok istiyor.
- Faruk Bey, Mevlânâ sanatçıları etkilediği gibi siyasetçileri de etkiliyordur sanırım...
Faruk Hemden Çelebi: Etkiliyor. Geçmişte, ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger çok ilgiliydi. Babamla da görüşmeleri olmuştu. Papa 6. Paul 1952’de bir yazı gönderdi. 1962’de Papa 23. Jean yine sema ayinlerinde Hıristiyanlar adına bir mektup göndermişti. İsim vermeyeyim ama Almanya Cum hur baş kan lı ğı yapan bir devlet adamı da var. Seçim öncesi kendisine pek şans tanınmıyormuş. O dönemde bir eyaletin şansölyesi idi kendisi. O sırada Konya’yı ziyaret ediyor ve Mevlânâ Türbesi’nde Almanya Cumhurbaşkanı olabilmek için dilekte bulunuyor. Almanya Cumhurbaşkanı olduktan sonra da ilk yurtdışı ziyaretini Türkiye’ye, Konya’ya yaptı. Bir teşekkür ziyareti.
MEZARA İNEN KÜÇÜK KIZ KÖR VE DİLSİZ OLDU
- Mevlânâ’nın mezarının sırrı nedir? Neden kimse inemiyor o mezara?
FHÇ: Mezarlara karşı büyük bir saygımız var. Duyduğumuza göre 4. Murad bazı şeylere pek inanmazmış. Tespihini şimdiki gümüş eşik dediğimiz yerden Hz. Mevlânâ’nın mezarının olduğu yere doğru atmış. “Birisi alsın” diyor ama kimse cesaret edemiyor. Küçük bir kız çocuğu iniyor mezara tespihi almaya ama söylenildiğine göre o kız bir daha konuşamıyor ve gözleri görmüyor. Mezar odası sırlanıyor ondan sonra.
Son dönemde tartışma konusu oldu. “Gel ne olursan ol gel” ve “Ne insanlar gördüm” diye başlayan o sözler Hz. Mevlânâ’ya ait değil mi ?
FHÇ: Son zamanlarda moda oldu bu söz onun mu değil mi diye. Hz. Mevlânâ’yı okuduğunuz zaman bunları görüyorsunuz, oradan geldiğini görüyorsunuz.
EÇB: Hz. Mevlânâ eserlerinde o kadar çok gel çağrısı var ki. Neden gel diyor ona bakmak lazım Çelebimin söylediği gibi. Birliğe beraberliğe davet ediyor Hz. Mevlânâ. En bilinen rubaisi gibi gözüksede 'ne olursan ol gel' beyiti Hz. Mevlânâ'dan 200 sene önce yaşamış Ebu Said Ebul Hayr'a ait olduğu söylenmektedir. Divanının eski bir nüshasının kenarına yazılmış. Hz. Mevlânâ o kadar çok gel diyor ki ona yakıştırmışlar.
ŞEMS BİR ALİMDİ, HAKK DOSTUYDU
- Peki Şems hakkında neler söyleyeceksiniz?
EÇB: Hz. Şems bir âlimdi. Bir Hakk dostu ve kendi mertebesinde bir sohbet arkadaşı arayan bir kâmil veliydi. Çocukluğundan itibaren fikren ve ruhen hür bir derviş, kendinden geçercesine ilahi aşka dalarak yaşayan bir kişiydi. Görünenin daha ötesini görebilen bir insandı ve normal insanların seviyesine inemediği için bunu kimseyle paylaşamıyordu. Ve dua etti: “Allah’ım bana öyle bir can dostu ver ki kabımdakini ona aktarabileyim, anlatabileyim, insanlar ondan istifade etsin.” Allah tarafından isteğinin Anadolu ülkesinde bulunan Belhli Muhammed Celaleddin olduğu ilham edilir. Bu ilham ile Şems Konya’ya gelir. Hz. Mevlânâ ile karşılaşırlar. Öyle bir can dostluğu ki bazen günlerce konuşmadan otururlar ama o sessizliğin içinde inanılmaz bir bilgi alışverişi vardır. Kendi deyimleri ile kim kimin müridi, kim kimin mürşidi olmuş belli değildir. Ama maalesef bunu bile anlayamaz insanlar ve bir gün Şems Hazretleri ortadan kaybolur.’’
MEVLEVİLİK NASIL KURULDU?
Mevlânâ’nın öğretilerini gelecek nesillere öğretmek amacıyla hayata geçirilen Mevlevilik, Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled, talebesi Çelebi Hüsamettin ve torunu Ulu Arif Çelebi tarafından kuruldu. Mevleviler o soydan gelen Makam Çelebi’si tarafından idare ediliyor.
DEDE NASIL OLUNUR?
1001 günlük eğitim süresini başarıyla tamamlayan ‘Can’a, yapılan özel bir törenle ‘Dede’ unvanı verilirdi.
MEVLEVİ EĞİTİMİ 1001 GÜN 18 HİZMET İÇERİRDİ
Mevlevi eğitimine girmek isteyen kişinin öncelikle ana ve baba rızası almış, reşit ve bekâr olması şarttı. Üç gün Matbah-ı Şerif’te yani mutfakta Saka Postu tabir edilen yerde oturup Mevlevihane’deki hayatı izlerdi. Uymayacağını düşünürse kimseye bir şey söylemeden oradan çıkıp gidebilirdi. Kalırsa Aşçı Dede tarafından Şeyh Efendi’ye götürülürdü. Sikke-i Şerif yani Mevlevilerin başlarına giydiği keçeden yapılmış külah giydirme töreniyle Mevleviliğe kabul edilir ve eğitimi için bir dedeye teslim edilirdi. 18 gün bir deneme süresi tanınır ve bu süre içinde kendi elbiseleriyle hizmet görürdü. Nevniyaz adı verilen Mevlevi eğitimine yeni giren kişi 1001 gün süren eğitim dönemi boyunca Mevlevihane’de kalmak zorunda idi. Bu süre içinde de nefis terbiyesi için gerekli olan bulaşık yıkamaktan yatak toplamaya, çamaşır yıkamaktan alışverişe ve tuvalet temizliğine kadar 18 hizmet görürdü. Okuma, yazma, Arapça, hadis, fıkıh gibi temel dini derslerin yanı sıra Mesnevi okuyacak kadar Farsça ve Türk edebiyatı dersleri verilirdi.
MEVLÂNÂ İLE İLGİLENEN TANINMIŞ SİMALAR
ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Papa 6. Paul ve Papa 23. Jean, Mevlânâ ve Mevlevilik ile ilgilenen ünlü şahsiyetler arasında yer alıyor. Mektupla ya da bizzat görüşerek Hz. Mevlânâ’ya olan ilgilerini belirtmişler.
ŞEMS HAKKINDA DEDİKODU ÜRETTİLER
Esin Çelebi Bayru ve Bekir Reha Sağbaş tarafından hazırlanan 'Yüzyıllar Boyu Mevlana ve Mevlevilik' adlı kitapta Şems ile ilgili şunlar yazılı: ''(...)Vaktinin çoğunu manevi dostu ile sohbet edip, şiirler okuyup, sema ederek geçirmeye başlayan Hz. Mevlânâ'yı talebeleri kıskanırlar ve Şems-i Tebrizi hakkında saygısızca dedikodu üretmeye başlarlar. Şems bu sözlerden incinir ve Konya'dan Şam'a gider. Hz. Mevlânâ bu ayrılığa çok üzülür, bütün dostları ile ilgisini kesip bir köşeye çekilir ve Divan-ı Kebir'de okuduğumuz pek çok şiiri söyler. Sebep olanlar bu durum karşısında pişmanlıklarını dile getirirler. Hz. Mevlânâ'nın oğlu Sultan Veled başkanlığındaki kafile Şam'a gidip, Şems-i Tebrizi'yi geri getirir. Fakat kıskançlık yeniden başlar ve Şems ansızın ortadan kaybolur. Mezarı Konya'da olsa da şehri terk mi etti yoksa öldürüldü mü soruları günümüze kadar cevapsız kalmıştır.
YAZI DİZİSİNİN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ: