Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Tuncay Güney Ergenekon'un neresinde?

        İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in, bugün bazı detaylarını kamuoyuna açıkladığı Ergenekon iddianamesinin en kilit karakterlerinden biri de hiç kuşkusuz Tuncay Güney olacak. Ancak Tuncay Güney isminin, iddianamedeki 38 tutuksuz ‘sanık’ arasında mı, yoksa iddia edildiği gibi 20 ‘gizli tanık’ arasında mı olduğu şimdilik bilinmiyor.

        Polisin, bir ihbar üzerine 2001’de gözaltına aldığı gazeteci Tuncay Güney’in Taksim’deki işyerinde, “Ergenekon - Analiz, Yeniden Yapılanma, Yönetim ve Geliştirme Projesi - İstanbul, 29 Ekim 1999” başlığı taşıyan bir belge ele geçerilmişti. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan 48 sanığın tamamı, işte bu belgeler ışığında uzun uzun sorgulandı. Başsavcı Aykut Cengiz Engin’in de bugün açıkladığı gibi, Ergenekon soruşturmasında, kamuoyunda ‘darbe günlükleri’ olan anılan iddilarla ilgili olarak, hiçbir sanığa soru yöneltilmedi. Peki, soruşturma için bu kadar önem arzeden bir belgenin sahibi olan Tuncay Güney, iddianamede nasıl yer alacak?

        Tuncay Güney, Türkiye’ye gelecek mi?

        Bazı iddialara göre Tuncay Güney, iddianamede yer alan 20 ‘gizli tanık’tan biri. Ancak bu doğruysa, Güney’in mahkemede ifade vermek için Türkiye’ye gelmesi gerekiyor. Bunu ‘gönüllü’ bir şekilde yapması çok zor. Çünkü, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden başka bir dava nedeniyle, hakkında beş yıldır ‘yakalama emri’ bulunuyor. Güney’in Ergenekon davasında ‘gizli sanık’ olarak ifade vermek için Türkiye’ye gelmesi demek, 16 yıla kadar hapsi istenen bu davada da hakim karşısına çıkması demek!

        Savcılardan, ‘Güney’ soruları!

        Halen Kanada’da hahamlık yapan Tuncay Güney, geçtiğimiz aylarda bazı Türk gazetelerine verdiği röportajlarda, “Ergenekon’la ilgili olarak 2001’de 11 saat ifade verdim. Veli Küçük, o zamanlar Ergenekon’un 8 numaralı ismiydi. Ergenekon’un bir numarasını da biliyorum ama can güvenliğim nedeniyle ismini açıklayamam” ve “Veli Küçük ile beraber olduğumuz dönemde, Doğu Perinçek'in referansıyla Aydınlık dergisinden bazı muhabirlerle Kuzey Irak'a gittik. Habur'dan itibaren JİTEM'den subaylar da yanımızda geldi. Arkamızda silah yüklü araçların olduğunu öğrendik. Gümrük geçişlerini Gümrük Müdürü Cemal yaptı. JİTEM subayları ve gazeteci arkadaşlarla Kuzey ırak'a geçtik. Arkamızdaki silah yüklü araçlarla Kuzey Irak'a geldiğimizde, Barzani'ye 12 bin, Talabani'ye 12 bin adet silah verildi” diye konuşmuştu.

        Bu açıklamalarla örtüşen bir şekilde, tutuklanan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’e sorgusu sırasında, Tuncay Güney’in Kuzey Irak’a silah götürmesine referans olup olmadığı, hatta JİTEM subaylarının silahların taşınmasında nasıl bir rolü olduğunun sorulduğu öğrenildi.

        Sanık mı olacak, tanık mı?

        Doğu Perinçek’e ayrıca, “Tuncay Güney’in, Ergenekon yapılanmasını anlatan öne sürülen ‘LOBİ’ isimli belgenin, Veli Küçük’ün talitamıyla, Ümit Oğuztan, Adnan Akfırat, siz ve kendisi tarafından hazırlandığı” yönündeki iddiasının da sorulduğu belirtildi.

        Yukarıdaki soruda adı geçenlerden Veli Küçük, Doğu Perinçek, Ümit Oğuztan ve Adnan Akfırat operasyon kapsamında sanık olarak tutuklandı. Halen Kanada’da hayatını sürdüren Tuncay Güney’in, Ergenekon davasında hangi sıfatla yer alacağı ise, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianameye ilişkin kararından sonra ortaya çıkacak.

        ’Kırmızı bülten’ muamması

        1 Temmuz sabahı başlayan Ergenekon operasyonunun altıncı dalgasında, haklarında gözaltı kararı alınanlar arasında, emekli tuğgeneral Levent Ersöz ile eski AKP milletvekili Turhan Çömez de vardı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bugüne dek yakalanamayan iki Ergenekon sanığı hakkında, kırmızı bülten çıkarttı. Savcılık, Rusya'daki Ersöz ile İngiltere'deki Çömez'in iade edilmesi için İnterpol aracılığıyla 184 ülkeye talepte bulundu.

        Oysa, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, sahte resmi evrak kullanmak, sahte nüfus cüzdanı kullanmak, memuriyet unvanının gaspı, ruhsatsız silah kullanmak ve dolandırıcılık’ yapmak suçlarından halen yargılanan ve hakkında beş yıldır ‘yakalama emri’ bulunan Tuncay Güney için benzer bir tavır sergilenmediği görülüyor.

        Bu durumda akıllara iki soru geliyor:

        ‘Suç örgütü lideri olmak’ suçlamasıyla hapis yatan ünlü isimler Sedat Peker ya da Alaattin Çakıcı için de, haklarında yakalama kararı varken, ‘kırmızı bülten’ çıkartmadan, 5 yıl sabretmek mümkün olur muydu?

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ