Başbakan Erdoğan'dan o fotoğraflara sert tepki!
"Kanun dinlemeden adliye sarayının içerisine girmek..."
Başbakan Erdoğan, Emniyet'te 'paralel' yapıya yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan zanlılar ile adliyede fotoğraf çektiren Hakan Şükür ve İdris Bal'ı eleştirdi.
Erdoğan, "Yasa dinlemeden, kanun dinlemeden adliye sarayının içerisine girmek suretiyle zanlılarla poz vermeleri suçtur. Bunlara aslında 138. maddenin uygulanması gerekiyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bayram namazını Fatih Camii'nde kıldı. Namaz sonrası vatandaşlarla bayramlaşan Erdoğan, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
"ADLİYEDE ZANLILAR İLE FOTOĞRAF ÇEKTİREN MİLLETVEKİLİNE ANAYASA'NIN 138. MADDESİ UYGULANMALI"
Erdoğan bazı bağımsız milletvekillerinin İstanbul Adliyesi'ni ziyaret ederek 'paralel' yapıya yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan zanlılara destek vermesini eleştirerek şunları söyledi:
"Aylar öncesine gittiğimizde bu tür paralel yargı veya paralel devlet içindeki yapılanmaya yönelik ne diyordu bunların yandaş medyaları. 'Bizim bunlarla alakamız yok' diyordu. Şimdi ne oldu da bu alaka bu denli ortaya çıktı ve bizim zaman zaman adliyelerin önündeki gösterileri şimdi de bu yapının mensupların kendileri buralarda yaptıkları gibi yasa dinlemeden, kanun dinlemeden adliye sarayının içerisine girmek suretiyle zanlılarla poz vermeleri, resim çektirmeleri, bunların hiçbiri yasalar içinde yer alan konular değil, suçtur. Bu konuda dün akşam bir programda da anlattım Anayasa'nın 138. maddesi ortadadır. Bunlara aslında 138. maddenin uygulanması gerekiyor. Siz hangi sıfatla olursa olsun yargıyı baskı altına alamazsınız. Yine oradaki zanlıların birçoğunun elinde cep telefonlarının olduğu haberini aldık. Bununla ilgili de gerekenleri söyledik. Bunların üzerine gidilmesi lazım. Bunlar kalkıp daha önce mafyanın, çetelerin öyle telefonları olduğunu biliriz. Şimdi de paralel güvenliğin elinde bu tür telefonların olması, kendi yazar çizerlerinin, bağımsız diye söylenen bağımlı milletvekillerinin buralara gidip onlarla poz vermesi neyin ne olduğunu ortaya çıkarması açısından çok önemli."
POLİSLERİN TELEFONLARI TOPLANDI
'Paralel' yapıya yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan ve cumartesi gecesi gözaltı süresi dolan emniyet mensuplarının cep telefonları tutanakla teslim edilmişti. Bunun üzerine dün iftar vaktinde ellerinde cep telefonlarıyla görüntülenen polisler, sosyal medyada tartışma konusu olmuştu. Başbakan Erdoğan, bayram namazı çıkışında konuya ilişkin yaptığı açıklamada birçok zanlının elinde cep telefonları olduğunun haberini aldığını söylemesi üzerine şüpheli emniyet mensuplarının cep telefonları toplandı. Şüphelilerin avukatları, adliyede hakimlik sorgusu ve sorgu sonucu için bekletilen müvekkillerinden aldıkları cep telefonlarını, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bekleyişini sürdüren ailelere götürdü.
AJANSLAR
BU BİR BURUN SÜRTME OPERASYONUDUR
Gözaltındaki polislerin ailelerini ziyaret eden ve destek veren Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, basın mensuplarına bir açıklama yaptı.
Bal, şunları söyledi;
“28 Şubat sürecinin ürünü olan bir parti, aynı 28 Şubat'çıların yaptıklarını yapıyor. Aynı taktikleri uyguluyor. Dün, sermaye yeşil olan-olmayan diye ayrılıyordu. Bugün paralel olan-olmayan diye ayrılıyor. Dün polis medya ve toplum bölünüyordu. Aynısını yapıyorlar. Ama bunların bir fazlalığı var. Bunlar dini imanı çok iyi kullanıyor, psikolojik savaşı, algı yönetimini çok iyi kullanıyorlar. Bunlar, açık söylemek gerekirse, Anadolu insanı üzerinde operasyon yapıyorlar. Ameliyat yapıyorlar ve kendilerine yönelik ciddi ithamları örtebilmek için her şeyi feda edebileceklerini, bu masum polis arkadaşlarımızı hem de Ramazan'da zor duruma düşürerek gösterdiler. Gel deyince gelecek insanlara neden sahur vakti operasyon yapıyorsunuz? Neden bir hırsız gibi, terörist gibi muamele yapıyorsunuz? Neden kelepçe takıyorsunuz? Kelepçe takma emrinin de İçişleri Bakanlığı'ndan geldiği söyleniyor. Bu bir burun sürtme operasyonudur. Algı operasyonudur. Neden bu insanları iki kişi bir yatakta yatmaya zorluyorsunuz? Neden dışarıdan yemek almalarını engelliyorsunuz? Neden kanuni süre olan 4 gün dolduğu halde hâlâ içeride tutuyorsunuz? Ya yargı önüne çıkaracaksınız ya da bırakacaksınız" şeklinde konuştu.