Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem ÖZEL! Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş: Bu 2. dalga - Haber

        Türkiye’nin korona haritası dün ilk kez açıklandı. Şehir şehir vaka sayısını ve kayıplarımızı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca anlattı. Son birkaç gündür birçok şehirde de bazı bölgelerde karantina uygulaması yapılıyor. Peki şehirlerdeki, ilçelerdeki hastanelerde durum ne? Yoğun bakımlar yeterli mii? İzolasyon ve sosyal mesafeye uyuluyor mu? İşte bu soruları şehirlerin yöneticilerine, belediye başkanlarına soruyorum. Bugün ilk olarak Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Lütfü Savaş’la skype bağlantısı yaptım. Malum Hatay yoğun nüfuslu bir kent. Ciddi bir Suriyeli sığınmacı nüfusuna da ev sahipliği yapıyor. Vaka sayısı düşük olsa da 1 mahallesi karantinada. Üstelik dün geceden beri Başkan Savaş’ın Covid-19’a yakalandığı söylentileri de dolaşıyor. Hemen Lütfü Savaş’a ulaştım ve "Koronavirüs’e mi yakalandınız?" diye sordum. Başkan "İyiyim, hasta değilim" dedi ama kendisi de enfeksiyon ve mikrobiyoloji hekimi olarak ilginç de bir iddiada bulundu: "Hatay 2 ay önce koronavirüs sürecini yaşadı hatta ben de atlattım. Bu, 2. dalgamız.” Başkan Lütfü Savaş’la Hatay’ın korona mücadelesini, hastanelerin durumunu, ekonomide ne gibi önlemler alınacağını konuştuk. Buyurun...

        Merhaba, nasılsınız Sayın Başkan? Sizin covid-19’a yakaladığınıza dair bir söylenti var? İyi misiniz?

        Teşekkür ederim, benim şu anda bir rahatsızlığım yok. Ben daha önce şunu söyledim ama yanlış anlaşıldı sanırım; Korona vakaları bizde yeni başlamadı. Muhtemelen ocak ayının ortasından itibaren Türkiye’de koronavirüs vardı, Hatay’da da bu vakalardan çok görüldü. Çünkü ben doktor olarak bu konunun uzmanıyım, enfeksiyon hastalıkları ve mikrobiyoloji hocasıyım. Bu nedenle hastalığı tasvir etme konusunda eşleştirdiğimiz zaman semptomlar bire bir örtüşüyor. Bu süreçte benim 1 günlük Barselona seyahatim vardı. Sonra geldim yine 1 günlüğüne Almanya’ya gittim. Sonra İstanbul’a ve ardından Hatay’a geldim ve hastalandım. Tam Elazığ depreminin olduğu zamandı. Elazığ’a da gittiğimde hastaydım. Bütün semptomlar aynı.

        REKLAM

        "VAKALARIMIZ UMRE KAYNAKLI"

        Neydi semptomlarınız mesela?

        Ateş, kuru öksürük, halsizlik, boğaz ağrısı. Hatay’a geldim ve çok perişan oldum. İlk kez böyle bir rahatsızlık geçirdim. Doktor olduğum ve ilaç aldığım için de ondan sonraki süreci ayakta geçirdim. Hatay’da çok sayıda kişi de aynı süreci yaşadı. Covid-19’la aynı semptomlar, genç de yaşlı da çok sayıda insan yaşadı bunu. Ben Hatay’daki cenazelere katılırım. Katılamadığımda da mutlaka yakınlarını ararım. Bugüne kadar hiç rastlamadığımız şekilde grip ve zatürreden kayıplar olduğunu gördüm. Örneğin "Annemin ateşi çıktı, yoğun bakıma aldılar ve 2. gün zatürreden öldü" diyor cenaze yakını. Zatürre öyle hızlı seyretmez. Yavaş yavaş ateş yükselir, öksürük olur, halsizlik, nefes darlığı olur. Ama bütün bu süreçleri atlatmadan birden son evreyle karşılaşınca bakıyorsunuz ki Covid-19’la örtüşüyor. Bu medenle tezim şu; Hatay’da ocak ayının sonlarına doğru zaten bu vakalar vardı. Ve şu anki görüntü de sanki beni teyit ediyor. Çünkü 17’ydi vaka sayısı şu an 22 vaka. Bu kadar az vakanın olması normal midir? Hatay bir geçiş noktasında. Hatay da Türkiye de geçiş noktasında. İran’da bu kadar vaka var. Kıbrıs’ta bu kadar vaka var. E bakıyorsunuz Hatay’da 22 vaka. Bir de vakaların çoğu ya Umre’den gelmiş ya da Umre’den gelenleri ziyaret etmiş. Biz sanki ilk atağı atlattık. 2. Atak da bu Umre kaynaklı. Ben enfeksiyon hastalıkları hocasıyım. Eşim de halk sağlığı profesörü. Bu epidemiyolojik gerçeklik nedir bunları bilen insanlarız. Tanı konulamadığı için ya astım, bronşit, zatürre olarak kayıtlara geçti. Böyle tanımlanamayarak hastaların çoğunda da Covid-19 olduğunu düşünüyorum.

        O döneme ilişkin geriye dönüp bir araştırmanız oldu mu?

        Bununla ilgili bir epidemiyolojik sürveyans yapma şansımız yok ama cenaze sahipleriyle, vaka yakınlarıyla konuştum, çevremde gözlemleyerek bir enfeksiyon hastalıkları hekimi olarak bu çıkarımı yapıyorum.

        Evet, son günlerde bu tez çok konuşuluyor...

        Bu hastalığın dününü bilmezseniz yarını da planlayamazsınız. Çin’de aralık ayında ilk vaka bulundu. Ama o ilk vaka bulunana kadar muhtemelen 1-1.5 ay geçmiştir. Yani onlar da bizim gibi önce grip, zatürre zannetmişlerdir. Sonra araştırmışlardır. Çin’de de muhtemelen kasım ayının ortalarında bu salgın başlamıştır.

        REKLAM

        EKONOMİK BOYUT...

        Şimdi biraz Hatay’daki durumu kanuşmak isterim. 22 vaka var dediniz. Hastanelerin durumu nedir? Hatay’ın vakaların artması ihtimaline karşı hazırlığı nedir? Yoğun bakımlar yeterli midir? Önce buradan başlayalım, sonra ekonomik boyuta geçelim...

        Ben pandemi kurulundayım. Valiliğimiz ve Sağlık Bakanlığımızla ortak çalışıyoruz. Böyle olağanüstü hallerde bütün kurumların kendi imkanlarını aynı doğrultuda kullanmasından yanayım. Hem teknik, hem insan desteğini de veriyoruz. Bunun dışında Hatay Büyükşehir Belediyesi olarak olabildiğince dezenfekte işlemleri yapıyoruz. Toplu taşıma araçlarını dezenfekte ediyoruz. Tabii esas olan bu olağanüstü koşullarda toplumun birleşmesi, kurum ve kuruluşların sinerji oluşturması gerekli. Bundan sonrası için en önemlisi ekonomik boyut olacak. Bundan sonra ekonomik boyutuyla uğraşacağız sizin de söylediğiniz gibi. İşini kaybeden var. Yövmiyeyle çalışan var. Esnaf dükkan açamıyor. En çok mağdur olan insanlar bunlar olacak. Hem hükümetin hem de belediyelerin yapması gereken burada birleşebilmek. Bizim iyi niyetle başladığımız bir program vardı, bağış kampanyası. Oradan gelen paralarla mağdur kesime yardımcı olalım diye. Biz açmıştık hesap ama başlamamıştık daha. İstanbul, Ankara, Antalya’daki hesaplara İçişleri Bakanlığı bloke koydu. Zaten memlekette çok sorun var bir de siyasi sorun çıkarmayalım diye biz belediye başkanları olarak çekildik. Şu anda kendi imkanlarımızla hem nakdi hem ayni yardım yapmaya gayret etmeye çalışıyoruz tabii imkanlar kısıtlı. Bizlerle birlikte de imkanı olan iş insanlarının da destekte bulunması gerekiyor. Ekonomik boyutu konusunda da kapsayıcı ve kucaklayıcı olunmalı. Biz bu kritik günlerde tartışma ortamından uzak, kendi imkanlarımızla desteğimize devam ediyoruz.

        REKLAM

        Hatay’daki sağlık altyapısı yeterli mi? Koşullar nasıl?

        Hem özel, hem devlet hastaneleri var, tıp fakültesi var. Yakın zamanda bir problem görünmüyor. Zaten şu andaki vakalar tıp fakültedsinde. Büyük kısmı iyi. Bildiğim kadarıyla 2’si yoğun bakımdaydı. Ben de bu camianın içindeyim. Can siparane çalışan sağlık çalışanına çok nezaketle, minnetle yaklaşmamız lazım. 30 yıllık doktorluk geçmişim var. Günlerce evimize gidemediğimiz zamanlar olmuştur. Şu anda arkadaşlarımız büyük özveriyle çalışıyor.

        Hatay’da ciddi bir Suriyeli nüfus da var. Pandemiyle beraber Suriyeli sığınmacılar için ne gibi önlemler var? Durumları ne? Bir taramadan geçiyorlar mı?

        Zannetmiyorum taramadan geçtiklerini. İdlib sürecinden beri, 33 şehidin ardından Suriyelileri pek ortalıkta görmüyoruz. Daha çok evlerinde kalıyorlar, içlerine kapanık bir şekildeler. Bu nedenle sanırım pek karşılaşmadılar salgınla. Suriye’de de vaka olduğunu duyuyoruz. Tabii kapalı devre. İran’dan gelip gidenler yaymıştır diye düşünüyorum.

        Pandemiden sonra Hatay için ekonomik olarak ne planlıyorsunuz? Nasıl bir yol haritası çiziyorsunuz?

        11 yıldır belediye başkanıyım ama 8.5 yıldır da acıyla uğraşıyoruz. Hemen yanıbaşımızda bir iç savaş var. Oraya egemen olan güçler var. Şehitlerimiz oldu. 500 bin Suriyeli burada. Muhacire destek verelim evet, Suriyelilerle kardeşiz, seviyoruz onları ama hep muhacire bakarken evdeki ensar mağdur oldu. Bizim insanımız da ekonomik, psikolojik, sosyolojik olarak sıkıntı çekti. Mesela bizim ihracatımız durdu. 14-15 ülkeye Suriye aracılığıyla ihracat yapıyorduk. Demir-çelik sektörü, çimento, yaş sebze-meyve, hububat ihracatı yapıyorduk. Birçok sektörde de pastayı daralttı Suriyeli göçmenler. Gençler arasında işsizlik ve boşanma oranları arttı. Birçok sosyal probleme sebep oldu tabi. Reyhanlı, Kırkhan gibi bölgelerde de 2., 3. evlilikler olmaya başladı. Makro seviyede bakılıp düşünülmesi lazım bu sorunlara. Suriyeli misafirlerimize 40 milyardan fazla para harcadık. Şimdi de Türkiye’deki insanlara para harcama sırası. Biz kampanyayı bunun için açmıştık. Sosyal izolasyon olduğu için işine gidemeyen insanlara yardım edilmesi gerekiyor.

        REKLAM

        "SURİYELİLERİN MAAŞ KUYRUĞUYDU..."

        Tam sosyal izolasyon demişken... Birçok şehirden görüntüler geliyor yurttaşların izolasyona, sosyal mesafeye uymadığına dair. Hatay’dan da dün bazı görüntüler vardı. PTT önünde izdiham görüntüleri. Siz sosyal mesafe ve izolasyon için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Önlemler alıyorsunuz?

        Buna Valilik müdahale ediyor daha çok. Bu organizasyonun başı Vali. Sayın Valinin uygun gördüğü konularda biz destekçi oluyoruz. Dün Suriyelilerin maaş günüymüş. Maaş gününden dolayı kalabalık oldu. Biz çok sıkı fıkı yaşayan bir toplumuz. Buna rağmen Hatay’da 22 vakanın olması mucize değil mi? Kaybımız yok. Demek ki biz bunu geçirdik. Toplumun şu anda birçok kısmında yüzde 80-85 gibi düşünüyorum buna karşı antikor var. Büyük bir ihtimalle biz bunu geçirdik o yüzden de fazla vaka yok şu anda. Tabii kurallara da sıkı bir şekilde riayet edelim. Hijyen, el yıkama, sosyal mesafe çok önemli. Mutlaka uyulmalı bu kurallara.

        REKLAM

        Hatay’da da test yapılıyor mu?

        Yapılıyor tabii belli merkezlerde. Şimdi zannedersem her ilçede bir hekim belirlemişler. Tıp fakültesi gibi önemli merkezlerde yapılıyor. İlk testleri pozitif çıkanlar tıp fakültesinde şu anda.

        Biz belediye olarak da elimizden geldiğince yardımlarımızı sürdürüyoruz. Gençlerimiz yaşlılarımızın ihtiyaçlarını gideriyor. 15 bin civarında insana halk kart aracılığıyla yardım yapıyoruz. Bütün kurumların birlik olması lazım. Ayrışmaya düşmeden bu işleri yoluna koymalıyız.

        Siz hem de enfeksiyon hekimi olarak bu süreç ne zaman biter? Öngörünüz var mı?

        Bu süreci bir ay daha yoğun yaşarız, sonra rahatlarız ama. İlk başta 1 ayda sokağa çıkma yasağı olsaydı şu anda bunları yaşamıyor olacaktık.

        Pandemi nedeniyle çok sayıda organizasyon iptal edildi. Siz de önümüzdeki süreçte Expo yapacaktınız. İptal edilecek mi?

        Nisan 2021’de yapacak şekilde hazırlık yapıyoruz. Dubai’deki bu yılki Expo için bir toplantı yapılacak. Dubai’yi ertelerlerse bizimkinde de erteleme söz konusu olabilir ama bizim şimdiden böyle bir talebimiz yok.

        KORONAVİRÜS ÖZEL SAYFASI VE CANLI HARİTA İÇİN TIKLAYIN
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ