Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HTS Meclisi toplandı ve olaylı derbiyi masaya yatırdı. En dikkat çekici yorum ise Serdar Ali Çelikler'den geldi.

SERDAR ALİ ÇELİKLER: ''HOLİGANİZM, BİR DEVLET SORUNU OLARAK GÖRÜLMELİ''
Öncelikle Şenol Güneş’e geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbol giderek tükeniyor ve pastasını kaybediyor. Satın alma gücü yüksek birçok aklı başında insan futboldan soğuyor. Futbolu gerçekten önemseyen, derdi futbol olan bir federasyonumuz da olmadığından, siyaseten de ciddi yanlışlar yapıldığından bu tür rezaletler sonlanmıyor. Benim gördüğüm tek çare holiganizmin artık bir devlet sorunu olarak görmeye başLamak gerekiyor. Devlet nasıl uyuşturucuyla mücadeleyi, terörle mücadeleyi kendi sorunu olarak görüyorsa holiganizmi de kendi sorunu olarak görecek ki bu işi düzeltmeye bir yerden başlasın.

HALİL ÖZER: ''BU OLAYLARIN BAŞLANGIÇ NOKTASI YÖNETİCİLERDİR''
Sporu ve futbolu seven herkesin uykularının kaçacağı bir olay. Tüm aktörlerin bu olaya şiddetle tepki göstermesi gerekir. Özellikle kanaat önderlerinin buna gazeteciler de yani spor muhabirleri ve yazarları da dahil, renk gözetmeksizin tepkilerini dile getirmeleri gerekiyor. Ancak maç gecesi izlediğim, takip ettiğim, saygı duyduğum ve duymaya çalıştığım insanların, gazeteci olmalarına rağmen takımlarını korumak için taklalar atması, bazılarının eski nefretlerini yine ortaya çıkararak şuursuzca konuya girmesi bizler adına utanç verici oldu. Bu ülkede bu şekilde olayların içinde olan futbolun marka değerin yok olmaya mahkumdur. Ve bu bizi yani hepimizi sonuna kadar yaralar. Yıllardır acil önlem diyoruz. Eldeki kanunlar yeterli olmasına rağmen ekstra 6222 diye bir kanun çıkarıldı. Yine bitmedi. Bu olayların başlangıç noktası kulüp yöneticileridir. Önce oradan başlamalıyız.

MERİÇ MÜLDÜR: ''KAN DAVASINA DÖNDÜ AMA 'DUR' DİYEN YOK''
Bir avuç ruh hastasına teslim olmayacağız elbette. Sevindirici olan olaylara karışanların her zamankinin aksine bu kez anında tespit edilmesi. Demek ki istedik mi failleri zaman gecirmeden bulabiliyoruz. Bakalım arkasından ne tür pislikler çıkacak. Bunu bile Trabzon’un 2011’de mağdur edilmesine bağlayanlar çıktı. Hem de bilmeden öğrenmeden araştırmadan. Konuyu kan davasına dönüştürdüler ve bunlara kimse dur demiyor. Yaşananlar tabii ki utanç verici. Kara geceyi fırsat bilip kendine pay çıkarmaya çalışanların yaptıkları da az çirkinlik degil.

BÜLENT YAVUZ: ''BAŞKANLAR İSTERSE BU İŞİN KÖKÜ TEMİZLENİR''
2024’e adayız halimize bakın. TFF’nin, asırlık takımları terbiye edecek hali yok. İddia ediyorum büyük kulüplerimizin başkanları istesinler bu futbol terörünün kökünü kazırız. Sakın kimse hakeme fatura kesmezsin. Futbolcuları idare et, teknik kulübeyi yatıştır, penaltıyı atlama, kırmızıyı kaçırma, golü atlama. Teknik direktörün kafasından kan aksın, hastaneye gitsin. Hakem de çıksın maçı yönetsin diyorsunuz. Yüzünüz kızarmıyor mu?

İBRAHİM YILDIZ: ''BU OLAYLAR FUTBOLA İHANETTİR''

Futbol geriliminin geldiği son noktayı yaşadık. Başta yöneticiler olmak üzere taraftarları tahrik etmeye yönlendirenlerin çıkan olaylarda çok büyük rolü var. Yaşanan bu tür şiddet olayları futbola vurulan büyük darbedir. Bundan sonra futbol terörünü durdurmanın tek yolu olay çıkaranların yaşam boyu sahalardan uzaklaştırılmasıdır. Herkes daha dikkatli olmak zorunda. Olayları yalnızca polisiye önlemler alarak çözmek yetmez. Şiddeti, terörü kim tetikliyorsa futbola ihanet etmiştir.

ATİLLA TÜRKER: ''YASA YETERLİ AMA UYGULAMA YOK''
Birileri gözaltına alındı ama büyük ihtimalle hepsi hemen serbest bırakılır. Dünyanın en iyi yasasını çıkartsanız bile önemli olan bu yasayı en iyi şekilde uygulayabilmek. Bizdeki yasaların yeterli olduğunu düşünüyorum. Ama uygulama anlamında çeşitli yetersizlikler yaşanıyor. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakmamak gerekiyor.

FAİK ÇETİNER: ''SUÇLAYARAK İŞİN İÇİNDEN ÇIKILMAZ''
2024 Avrupa Şampiyonasını almaya çalışan Türkiye’de iki büyüğün maçına bakın. Şu suçlu bu suçlu deyip işin içinden çıkılamaz. Bu fanatizmi destekleyen herkes suçludur. Dünkü tabloyu gördükten sonra hangi anne baba çocuğunu maça yollar. Bu işi kulüp kavgasına dönüştürürsek yine karavana atarız.

SELÇUK TEPELİ: ''ŞEFFAF BİR SÜREÇ VE UZLAŞMA GEREKİYOR''
Türkiye, futbola Avrupa’nın en çok para döken 6’ncı ülkesi. Öte yandan Türkiye futbolda Şampiyonlar Ligi bazında Avrupa şampiyonu bir takım çıkarmış ilk 10 ülke arasında yok. Biz, kulüpler ya da milliler düzeyinde böyle bir hedefi hayal bile edemiyoruz. Kulüp başkanlarının, TFF’nin, sponsorların işbaşı yaparken böyle bir hedefi olmalı dediğimde, spor alemi bana gülen gözlerle bakıyor. Umutsuzluğun derecesini hesap edin. Futbol asla sadece futbol değil. Hatta Türkiye’de sahaya yansıyan futbol dışındaki meselelerden, yönetsel yanlışlardan, finansmanındaki verimlilik ve muğlaklıktan futbola çok az alan kalıyor. Sorun ta en baştan, altyapılarda, ilgi duyan çocukların zayıf antrenörler ve kurumsallaşamamış bir sistemle yeteneğe göre değil ahbaplığa göre futbol kariyerine adım attırılmasıyla başlıyor, profesyonel seviyedeki lümpenlik ve sektörün hiçbir aşamasında adalet bulunmadığına varan bir algıyla tribündeki lümpenlik ve hayatın genelinden de beslenen fanatizmin birleşmesi neticesinde korkunç bir sonuca ulaşıyor. Tek başına futbolun da tribünlerin de düzelebileceğine inanmak zor. Ama konu futbolsa, bu konunun içindeki tüm tarafların motive edici ortak bir hedef ve buna gidecek bilimsel, şeffaf bir süreç yaratılması konusunda uzlaşması gerekiyor.

HALİL ÖZER: ''BİR BİRİKİMİN PATLAMASI OLABİLİR''
Bu tür bir olay geçmişte de yaşandı. Ama boyutun bu kez bu kadar zirve yapması beni çok şaşırttı. Üstelik Pepe’nin kırmızı kartından sonra bana göre Fenerbahçe’nin tur atlaması hemen hemen kesinleş- mişti. Beşiktaşlı futbolcuların da oyun konsantrasyonları düşmüştü. Fenerbahçe taraftarı bunu anlayabilecek kapasitede, futbolu bilen bir seyircidir. O yüzden ortaya çıkan şaşkınlık doğal. Provokasyon da olabilir. Ya da taraftarlarda bir şeylerin birikimi sonucundaki patlama da olabilir. Şu anda bana göre yapı- lacak ilk şey kornerlerde ve kulübede yaşanan olaylara katılan taraftarlar tespit edilip futbol tarihimizin en ağır cezaları verilmeli ve bir daha o statlara sokulmamalılar. Ayrıca polis yapacağı soruşturma ile de herhangi bir provokasyon var mı yok mu mutlaka öğrenmeli?

''HÜKMEN YENİLGİ ÇIKMASI GEREKİR''
Federasyon bu işte Passolig ve güvenlik güçleri ile birlikte çalışmalı. Çok sıkıntılı bir olay. Bize yansıyanlardan karar verilirse Fenerbahçe’nin hükmen yenilmesi ve olayların başlangıcında yer alan Tolga ve Mustafa Pektemek’e de ceza verilmesi gerekir. Ama şu anda raporları beklemek lazım. Bu raporlar sonucu çok şey değişebilir. Hatta hiç beklenmedik kararlar da çıkabilir.

MERİÇ MÜLDÜR: ''PROVOKATÖRLERİN OYUNU BU, TÜM AVANTAJ FENERBAHÇE'DE''
Skor sana yarıyor, rakip 10 kişi. Kaptanın geliyor, hocan geliyor, diğer oyuncular geliyor ve “Aman yapmayın” diyor. Hakem ikaz ediyor. Buna rağ- men tribünler aldırış etmiyor, yabancı madde atmaya devam ediyor. Bu hiç normal değil. Fenerbahçe’nin başarısını istemeyenlerin, Türkiye’yi EURO 2024 adaylığında zor duruma düşürmeyi planlayan provokatörlerin oyunu bu. Düşünün ki 6 gün sonra UEFA’ya adaylık dosyamızı teslim ediyoruz. Zamanlama manidar. Almanya zaten aleyhimize propaganda yapıyor. Bu vahim olay ellerini guclendirdi. Amaç Aziz Yıldırım’ı ile yönetimini ve federasyonu zor durumda bırakmak. Başka izahı yok bunun.

''HÜKMEN GALİBİYET ÇIKACAK GİBİ...''
Diyelim ki tahrik var... Kim kışkırtırsa kışkırtsın, kim tahrik ederse etsin oyuna gelmeyeceksin. Bu oyun kurallara göre yönetiliyor. Elbette Tolga Zengin’in taraftarla diyaloğa girmemesi gerekiyordu ama olaylara bahane değil. Tüm detaylar ortaya çıkmış olmasa da Beşiktaş’ın hükmen galibiyeti yönünde karar çıkacak gibi. Hakem raporu önemli. Beşiktaş takımı kendi inisiyatiflerini kullanarak soyunma odasına gittiyse olayın rengi değişir. Hakem o anda tatil kararı alıp takıma iletti mi iletmedi mi. Geçmişte de böyle maçlar yaşandı ama tatil kararı çıkmadı. O gün hata yaparsanız bugün de Fenerbahçeliler tatil kararını yanlış bulur haliyle.

SERDAR ALİ ÇELİKLER: ''ORGANİZE OLAY GİBİ GELMİYOR''
Provokasyon olabilir, ama bu işin lafta kalmaması lazım. Falanca şahıs falanca yapıyla alakalı diye ortaya çıkarılması lazım. İkincisi olayların hemen ardından Aziz Yıldırım’a bağlı trol hesapların olayları seçime; Ali Koç’a falan bağlamaya çalışması benim aklıma başka ‘acaba’lar da düşürdü. Bu kadar organize bir şekilde neredeyse Sherlock Holmes’un cinayetlerini çözmüş bir edayla işi Ali Koç’a yıkma teşebbüslerini gördüğümde acı acı tebessüm ettim. Yani bu bir organize iş ise bu organizasyonu illa ülke düşmanları v.s değil bizzat ‘en yakınındakiler’ yapmış olamaz mı? Madem ‘operasyon’ o zaman bu operasyon kimin işine yaramış; ya da yaraması istenmiş ona da bakmak lazım. Gelelim diğer kısmına... Ben organize bir olay olduğunu çok sanmıyorum. Manasız ve akılsızca yapılmış hadiseler ama organizasyonsa da artık bu lafları duymaktan bıkmış biri olarak bunun kim tarafından organize edildiği ortaya çıkarılmalı. Bu arada bu ülkede F.Bahçe’ye suikast düzenlendi. Asıl organizasyonun babası o olaydı. O çözüldü mü? Hayır. Mehmet Topal’ın aracına kurşun isabet etti. Tespit edildi mi; Hayır. Yani hakiki organize işlerin hiç- biri çözülmedi. Her olayın ardından ‘operasyon’ diyeceğimize asıl organize olduğu kesin olan Türkiye’nin son faili meçhulü olan F.Bahçe’yi öldürme girişimini bir çözelim önce.

''6222 SADECE F.BAHÇE’YE UYGULANAN BİR YASA''
Beşiktaş’ın soyunma odasına çekilmesinin hemen ardından değil de bir süre sonra hakemlerin soyunma odasına neden girdiğini anlamak lazım. Ben anlamadım. Trabzon’da Bülent Yıldırım ancak hakemi dövüldüğünde içeri girmişti. Selçuk Dereli 16 dakika uzatma verdiği maçta içeri girmemişti. Sulu derbide hakem içeri girmiş ve geri çıkmıştı. Şimdi Mete Kalkavan Beşiktaş’ın içeri girmesinin hemen ardından neden içeri girdi birinin bize bunu açıklaması lazım. Çünkü hakem içeri girmemiş olsaydı, Beşiktaş sahadan çekilmiş sayılacaktı. Kalkavan konusu açığa kavuşturulmalı bu 1. İkincisi çıkacak karar herhalde hükmen mağlubiyet olacaktır. Ancak olayları başlatan Tolga Zengin’e ne ceza verileceğini de merak ediyorum. Misal Tolga Zengin 6222 sayılı Spor Yasası’ndan yargılanmalı... Yapılacak mı tabii ki hayır. Çünkü Türkiye’de 6222 sadece F.Bahçe’ye uygulanan bir yasa... Volkan Demirel’den Aziz Yıldırım’a kadar soruşturma açan Anadolu Cumhuriyet Savcısı Tolga Zengin’e de soruşturma açacak mı merakla bekliyorum.

ATİLLA TÜRKER: ''ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ''
Bu iş artık maalesef kan davası gibi oldu. Futbol sayesinde daha iyi kaynaşmamız ve bütünleşmemiz gerekirken, her geçen gün daha fazla birbirimize girer olduk. Artık sözün bittiği yere geldik. Bu son olay bardağı tamamen taşırdı. Ülke futbolunun selameti ve huzuru açısından radikal önlemler alınması gerekiyor.

''HÜKMEN ÇIKMALI AMA...''
Normal şartlar ne karar verileceği belli. Beşiktaş’ın 3-0 hükmen galip ilan edilmesi gerekir. Ama bizim futbol mecrasında neyin ne olacağını bazen kestiremezsiniz. Öyle ince hesaplar yapılır ki, şaşırır kalırsınız. Saha dışında bile kimin gücü kime yeterse o kazanır. Yani olayların bir normal seyri, bir de anormal seyri var. Futbol federasyonu yönetimi çok mu bağımsız? Tartışılır. Olaylar normal seyrederse Fenerbahçe’ye hükmen mağlubiyetin yanı sıra 2 ya da 3 maç seyircisiz oynama cezası gelebilir.

BÜLENT YAVUZ: ''BU İŞTE BİR İŞ VAR, FENERBAHÇE SEYİRCİSİ BU KADAR SAF DEĞİL''
Beşiktaş 10 kişi kalmış 30 dakika sonra maç bitecek, Fenerbahçe finale kalacak. Üstüne üstlük hakem 2 defa oyunu durdurmuş mesajı vermişse, bu seyirci bu taraftar çıtını çıkarmaz uslu uslu oturur. Yok arkadaş bu işte bir iş var. Türkiye’yi karıştırıp bölmeye çalı- şanlar futbola da el atmış olabilirler. Çok uyanık olmamız gerekir. Fenerbahçe Kulübü’ne büyük iş düşüyor. Kameralar didik didik incelenmeli. Çünkü aklı başında Fenerli bunları yapmaz yapamaz.

''PROVOKASYON YOKSA CİDDİ CEZALAR GELİR''
Hakem raporu ve temsilci raporları geldikten sonra TFF yetkili kurulları mevcut talimatlar çerçevesinde inceleyip gerekli savunmaları da alarak bir karara varacaklardır. Geçmişte yaşanan bu tür olaylara baktığımızda verilecek cezaların nasıl ve ne kadar olacağı konusunda herkesin bir fikri var. Şayet işin içerisinde bir melanet bir provokasyon yoksa Fenerbahçe’yi ciddi cezalar bekliyor olacak. Hükmen mağlubiyet kaçınılmazdır. Bunun dışında, seyircisiz oynama veya saha kapatma cezaları da bonus olarak gelir. Ancak kuvvetli delil ve raporlar provokasyonu işaret ediyorsa işte o zaman işin rengi değişebilir. Maçın kaldığı yerden tekrarı gündeme gelebilir. TFF ceza konularında şimdiye kadar hem cesur hem de adil kararlar verdi.

FAİK ÇETİNER: ''SANKİ BİRİLERİ FENERBAHÇE'NİN FİNALE ÇIKMASINI İSTEMEDİ''
Bunu anlamak, anlatmak çok zor. Sanki birileri F.Bahçe’nin finale uzanmasını istemedi? Peki, kim ya da kimler derseniz verecek cevap yok. Maçın son 30 dakikası, rakip 10 kişi ve F.Bahçe seyircisi olay çıkartıyor. Yakalananları psikologlar incelemeye almalı. Bunlar F.Bahçeli olamaz, futbolsever olamaz, hatta insan bile olamazlar. Herkes görev başına bu işi sağlıklı bir şekilde çözemezsek, bundan sonrası tufan olur.

''ÇIKACAK SONUÇ KİMİ MUTLU EDER!''
Bakın karar açıklandığında herkes işe kendi gözlüğünden bakacak. Bu işi böyle çözemeyiz. Açıklanan karar ve cezalar bir tarafı mutlu diğer tarafı mutsuz edecek. Dünkü utanç gecesinden sonra çıkan sonuç hangi futbolseveri mutlu eder. Ya da hak yerini buldu dedirtir. Gözlükleri çıkartıp olaya bakabiliyor muyuz, işte bütün mesele bu.

İBRAHİM YILDIZ: ''HAİNCE BİR PROVOKASYONDUR''
Fenerbahçe-Beşiktaş maçında yaşanılan olaylar son yıllarda yaşanılan en “haince bir provokasyondur.” Fenerbahçe rakip sahada 2 gol atmış, üstelik rakip 10 kişi kalmışken bir kısım taraftarın olay çıkarmak için büyük uğraş vermesini anlamak mümkün değil. Korner köşesine atılan yabancı maddeler ve yedek kulübesine yönelik saldırıyı anlamak çok zor. Bunu ancak, kötü niyetli kişilerin, Fenerbahçe’yi zor durumda bırakmak isteyen yönlendirilmiş kişilerin yaptığına inanıyorum. Olayların kimler tarafından yapıldığını bulmak mümkün. Türkiye’nin yetiş- tirdiği en değerli bir spor adamı olan Şenol Güneş’in kafasına atılan cismi kim, ya da kimler attıysa futbolu baltalamak istemiştir. Burada yedek kulübesinde olan kaleci Tolga’nın taraftarla bu kadar çok karşılıklı atışması da yanlıştı.

''CAYDIRICI CEZA ŞART''
Önümüzdeki günlerde toplanacak Futbol Federasyonu mutlak bir ceza verecek. Elinde ki yasa ne diyorsa onu uygulayacaktır. Hükmen mağlubiyet kararı çıkabilir. Bura da asıl sorun verilen cezadan çok, neden bu noktaya geldiğimiz sorgulanmalıdır. Futbolun yalnız sahada oynanmadığını bir kez daha gördük. Bu işin tüm ayrıntıları ile açıklığa kavuşması gerekiyor. Cezalar caydırıcı olmalı, herkes bir ders çıkarmalıdır.