Fenerbahçe yedeklerini izleyenler ne kadar şaşırsalar azdır. 2. Lig'de oynayan Tarsus takımını elemesine elediler. Ancak oynadıkları oyun, isimlerine de Fenerbahçe'ye de yakışmadı…

Ersun Yanal haklı olarak yedek kalan oyuncularını görmek istiyordu. Rahat bir maçtı. Rakibin gücü belli. Sahaya çıkan oyuncuların performansı merak ediliyordu. Atılan 3 gol, kazanılan galibiyet, kupada bir üst tura çıkmak sonuç olarak güzel. Fakat bu sonuç maçı izlemeyenleri çok yanıltır…

İlk 45 dakika rakibin presi karşısında doğru dürüst oyun kuramayan daha çok yan paslarla zaman geçiren Sarı-Lacivertliler, organize atak geliştirmede sıkıntı yaşadılar. Bunun en temel nedeni savunmadan top çıkarma girişiminin başarısız oluşuydu. Çok top kaptırdılar. Yavaş oynadılar. Tempoyu arttıramadılar…

İlk 11’de şans bulamayan Rami, Sadık, Tolga, Alper, Mevlut, Zajc, Murat Ersun Yanal’ı haklı çıkardılar. Bu oyunla forma giymeleri çok zor. En önemli fırsatı kaçırdılar. Fizik olarak çok kötüydüler. İkili mücadele, takım yardımlaşması bir yana futbol aklı olmayan bir görüntü verdiler. Halbuki, bu tür maçlar onlar adına kendilerini göstermeleri açısından son derece önemliydi. Bu fırsatı teptiler. İlk yarı bütün olarak ne yaptığını bilmeyen bir takım vardı sahada. Ersun Yanal, sorunu çabuk fark ederek ikinci yarı hamlelerini yaptı. İşte o zaman sahada daha dirençli bir takım ortaya çıkt.  En azından Fenerbahçe gibi oynadılar…

Jailson ve Zanka’ın oyuna girmesi ve saha içi dağılımın yeniden koordine edilmesiyle birlikte futbolcular ne yapacaklarını anlamış oldu. Galibiyetin verdiği rahatlıkla oyunu birazda yavaşlatarak, futbol deyimiyle kendilerini sıkmadan maçı bitirdiler.

Asıl konuşulması gereken Adil Rami'nin durumu. Büyük umutlarla alınan bu oyuncu ne fizik olarak ne de mental olarak hazır değil. Başka bir alemde. Aslında futbol dışında daha başarılı olabilir. O fizikle kendine daha görsel işler bulabilir. Futbolu bitirmiş kafasında. Sakatlanması da, antrenmanlar da işi sıkı tutmadığını gösteriyor. Bu oyuncadan kurtulmak Fenerbahçe’ye daha büyük yarar sağlar. Ocak ayında göndermek için şimdiden konuşulsun. Verilen paraya da , harcanan emeğe de yazık. Fenerbahçe hatalı transferlerden çok çekti. Bu sezonun tek hatası Rami. Gönderin, ne taraftar umutlansın ne de yöneticiler üzülsün…

Bir başka umutsuz vaka ise Mevlut. Harcadığı pozisyonlar bir yana golcü özelliğini göstermede sıkıntı yaşıyor. Pozisyona girme sorunu bir yana, son vuruş beceriksizliği üst düzeyde. Vedat, sakatlansa yerini dolduracak bir isim olmadığını gördük. Tıpkı Zajc gibi…

Alper ile Tolga saman alevi gibiler. İki oyuncu yetenekleri tartışılmayacak isimler. Neden bu kadar kayıtsız olduklarını anlamak zor…

Bu oyuncuların bu denli kötü oluşunun bir sorumlusu da olmalı elbette. Yetenekleri, becerileri bilinen futbolcuların antrenman istatistikleri Ersun Yanal’ın ekibinde. Bu oyuncular ya iyi çalıştırılmıyor. Ya da yedek kalma psikolojisini aşamıyorlar. Bu sorunu Yanal’ın ekibi ele almalı. Beceri bir yana fiziksel düşüşün bir açıklaması olmalı…

Son söz; Fenerbahçe, Tarsus’u yenerek kupa da bir üstü tura yükseldi. Ancak yedek oyuncuların performansı iyi analiz edilmeli. Başta Rami olmak üzere Mevlut, Alper, Tolga, Zajc’a fiziksel ve mental destek şart. Rami için ne yapılsa boş bu çok net ortada…