HABERTURK.COM / AA

Milli Savunma Bakanlığı (MSB),İdlib'de Rejim unsurlarınca yapılan yoğun topçu atışı neticesinde, 4 askerin şehit olduğunu, biri ağır 9 askerin de yaralandığını bildirdi.

MSB'den yapılan açıklamada, İdlib'de çatışmaların önlenmesi maksadıyla bölgeye takviye olarak gönderilen unsurlara, bulunacakları yerler önceden koordine edilmesine rağmen rejim unsurlarınca topçu atışının yapıldığı belirtildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Yoğun topçu atışı neticesinde 4 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri ağır 9 silah arkadaşımız yaralanmıştır. Bölgede tespit edilen hedefler derhal ateş destek vasıtalarımızla yoğun şekilde ateş altına alınarak gerekli karşılık verilmiş ve hedefler tahrip edilmiştir. Gelişmeler takip edilmekte ve gerekli tedbirler alınmaktadır. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı personelimiz için acil şifalar dileriz."

ŞEHİT SAYISI 6'YA YÜKSELDİ

Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, şehit sayısının 6'ya yükseldiği açıklandı. 

Bakanlık'tan yapılan açıklama şöyle:

"İdlip'de çatışmaların önlenmesi maksadıyla bölgeye takviye olarak gönderilen unsurlarımıza Rejim tarafından 03 Şubat 2020 tarihinde yapılan yoğun topçu atışı ile gerçekleştirilen saldırıda yaralananlardan bir silah arkadaşımız ile bir sivil personelimiz daha yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Meydana gelen olayda şehit sayımız 6’ya yükselmiştir.

Hâlihazırda meşru müdafaa kapsamında hedefler ateş altına alınmaya devam edilmektedir. Şehit ve yaralı silah arkadaşlarımızın kanı yerde bırakılmayacak, bu menfur saldırıyı yapanlardan hesap sorulacak ve benzeri saldırılara karşı meşru müdafaa hakkımız en sert şekilde kullanılacaktır.

Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz."

BABÜROĞLU: BU SAATTEN SONRA İDLİB, İDLİB DEĞİL 

İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Naim Babüroğlu şu yorumu yaptı:

"İdlib birkaç yıldır Türkiye için terör üreten bir coğrafyaya dönüştü. Küçük Afganistan'a dönüşmüş durumda. Astana süreci kapsamında yürütülen olumlu bir işbirliği vardı. Libya'da oraya çıkan son gelişmelerden sonra Rusya'nın tutum ve politikalarından sonra bir değişiklik görmeye başladık. Libya olayından sonra ocak ayından sonra ateşkes görüşmelerinden sonra İstanbul'daki zirvede İdlib ile ateşkes anlaşması yapıldı ancak hiç uyulmadı. Türkiye Serakib'in kuzeyinde ve çevresinde konuşlandığı haberleri var. Büyük ihtimal buraya intikal sürecinde saldırı yapıldı.

Rusya ile Türk askerlerinin konumlarının koordine edilmesine rağmen bu olay gerçekleşti. Bu önemlidir. Koordinatların belli olmasına rağmen sehven veya kaza olarak yapılmasının ötesinde bilerek yapılmış gibi gözüküyor. MSB tarafından yapılan açıklamada da o ifadenin altı çiziliyor. Bu hasmane bir tutum var demek.

İdlib'de El-Kaide'nin kolu terör örgütü var. Burada İdlib'in kontrolünün büyük bölümünü kontrol altına almış durumda. Rusya'da bir sessizlik var. Oradaki teröristleri biz etkisiz hale getireceğiz deniliyor. Soçi mutabakatında 2019'un başında M4 ve M5 karayolunun Suriye yönetiminin kontrolüne verilmesi öngörülüyordu. Oradaki yabancı savaşçılar buna uymadılar. Rusya ve Suriye bu Soçi'ye dayanarak bu operasyonu devam ettiriyor. TSK da oluşturduğu 13 gözlem noktası var. Rusya, Suriye yönetiminin tamamen arkasında. Türkiye ne yapacak? Bunun politik ve askeri sonuçları olacaktır. Ama orada muhatap Suriye yönetimi değildir. Orada muhatap Rusya'dır. Türkiye, Rusya ile telefonda görüşüyordur. Büyük bir ihtimalle Türkiye ile Rusya arasında orta ve alt düzeyde bir zirvenin olacağını düşünüyorum.

İdlib sadece İdlib değil artık. İdlib demek Libya demek, İdlib demek Rusya ve ABD ile ilişkiler demek. James Jeffrey tarafından 700 bin göçmenin Türkiye sınırına hareket ettiği ve bunun uluslararası krize neden olacağını, ABD'nin Türkiye'nin yanında olacağını ifade etti. Bu açıklama Türkiye ile Rusya'nın arasını bozma açıklamasından başka bir şey değildir. ABD, Türkiye ile Rusya arasını açarsa bir taşla birkaç kuş vuracak.

İdlib ile Türkiye arasındaki sınır 130 km uzunluğunda. Hiçbir duvar aşılmaz değil. Artık İdlib'de çatışmasızlık bölgesi, Astana süreci, gözlem noktalarının işlevi ortadan kalkmıştır. Yeni bir durum ortaya çıkmıştır. TSK'ya yapılan bu saldırıdan sonra Astana sürecinden bahsetmek iyimser bir durumdur. Oradaki gözlem noktaları tartışılacaktır. 3 gözlem noktası Suriye ordusu içinde kalmış durumda.

Rusya'nın ortaya koyacağı tablo, bu gözlem noktalarının işlevi ortadan kalkmıştır. Rusya, Suriye yönetiminin arkasındadır. Burada önemli olan, Türkiye Libya'da ortaya çıkan resimden sonra ABD'ye yanaştığı görüntüsü ortaya çıktı. Libya'da ve İdlib'de Türkiye ile Rusya karşı cephede. Artık Rusya'nın İdlib'de Türkiye'yi yalnız bıraktığını görüyoruz. Türkiye'yi Suriye yönetimi ile işbirliği ve iletişime zorladığını görüyoruz. Türkiye'nin Adana Mutabakatını aktif duruma getirerek Suriye ve Rusya ile masaya oturması. İdlib bu saatten sonra İdlib değil."

PROF. KÖNİ: PAZARLIK YAPILACAKTIR

Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Köni şunları söyledi:

"Türk ordusu buraya askeri yığınak yaptı. Orada bulunan gözetim yerlerinin yanından geçiyorlardı. Birden bire bu durum değişti. Başka unsurlar hedef alınırken, gözlem kuleleri vurulmuş olabilir. Suriye ordusu içinde Suriye'nin kontrol edemediği unsurlar olabilir. Direkt olarak Türk ordusuna ateş edilmemişti. Bu yapılan Suriye ordusunun atış yanlışlıkları olabilir. Görüşmeler yapılması lazım. Bir takım dengeler içinde olay götürülmesi lazım. Rusya bu durumu kontrol edecektir.

Bu saldırı sonrası görüşmeler tekrar başlayacaktır. Türkiye temkinli şekilde mutlaka Rusya ile görüşmesi lazım. Görüşme olmazsa bu ABD'nin işine yarar. İran olduğu sürece İsrail rahat edemeyecek. Denklem İsrail'in rahatlığı üzerine kurulu. En uç noktada pazarlık başlayacaktır."