Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Güncel "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 19'uncu duruşması başladı | Son dakika haberleri

        İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

        AA'da yer alan habere göre bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

        REKLAM

        Duruşma, dün savunması alınan İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek'in çapraz sorgusuyla devam ediyor.

        İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, dün savunması alınan Geçek'e bazı sorular yöneltildi.

        Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bu sırada söz alarak, duruşmada diyalog kurulmasının şeffaflığı büyüttüğünü ve sorular sorulmasının mahkemeye de faydası olduğunu düşündüğünü söyledi.

        Bu iddianame içerisinde hakikati aramanın bir yanıyla çok kolay, bir yanıyla çok zor olduğunu belirten İmamoğlu, şunları kaydetti:

        "İddianame içerisinde olan biteni sizlerin açıklamalarından sonra daha iyi idrak ediyoruz. İddia makamının bir kurgu üzerinden senaryo yazıp sonra o senaryoyu yerleştirmek için insanları köşe başlarına oturtmak gibi bir yol ve yöntemle arayış içerisinde olması bugün hicap duyulacak bir duruşmayla, mahkemeyle, İBB davasıyla ya da İmamoğlu davasıyla bizi buluşturdu. Ama ben yine de hem sayın başkan ve heyetin hem de burada bizi izleyen herkesin huzurunda bazı konularda karşılıklı teyitleşmeyi önemli buluyorum."

        İmamoğlu, Geçek'e, "Bu kadar yakın, siyasi bir yoldaşlık geçmişimiz olmasına rağmen bir telkinim, zorlamam, baskım, 'Melih Geçek olacak.' diye bir şey duydunuz mu veya böyle bir şey hissettiniz mi?" sorusunu yöneltti.

        Geçek, bu soruyu, "Başkanım asla duymadım. Hatta sizin bir sözünüz var, 2019 başında. Burada söylemekten de çekinmiyorum. 'Kimse bana, ben ne olacağım diye gelmesin.' dediniz. Biz de o yüzden sizi bu konuda hiç rahatsız etmedik. Sizinle de bu süreçteki tek temasımız, göreve başlamadan bir gün önce fotoğraf çektirdiğimiz, 'Hayırlı olsun.' dediğiniz beş dakikalık görüşmeydi, o kadar." diye cevapladı.

        İmamoğlu, "özel vasıflı üye" kavramının ne ifade ettiğini bir tek iddia makamının bildiğini dile getirerek, "Biz bilmiyoruz. Bizim dünyamızda özel vasıflı üye yok, 86 milyon insanın eşitliği var. Bizim ruhumuzda 16 milyon insanın eşitliği var. 100 bin kişilik İBB kadrosunun eşitliği var. Hiç kimseyi birbirinden ayırmadığımızın işareti olması açısından ifade ediyorum." diye konuştu.

        Geçek, İmamoğlu'nun, "Gayrimeşru, hukuka uygun olmayan, direkt ya da dolaylı bir talimatım size geldi mi?" sorusuna ise "Asla olmadı." yanıtını verdi.

        Soruşturma kapsamında düzenlenen bir operasyonda bulunan cep telefonunu 25 seneden fazla süredir kullandığını belirten İmamoğlu'nun "Cep telefonunun incelenmesi bir yılı aşkın bir süre sürer mi? Hala tek bir kelimenin bile mahkeme başkanının ve mahkeme heyetinin önüne gelmemesini nasıl yorumlayabilirsin?" sorusu üzerine Geçek, "Başkanım ben ekleri inceledim. Açıkçası bu telefonla ilgili bir inceleme kaydı tutanağı bulamadım, göremedim ya da çok fazla ek var." dedi.

        Ardından İmamoğlu, "Bakınız, sayın başkan, sayın heyet, cep telefonum yüzünden bir insanın karakteriyle oynanmıştır. Yalan ifadeler kurgulanmıştır. Bu ifade yüzünden o insanın şahsiyeti, geçmişi, geleceği zarara uğramıştır. Bunu yöntem olarak belirleyen iddia makamını bir kez daha kınıyorum. Gerçekten bu yanlış bir durumdur, yanlış bir bakıştır ve benim cep telefonumun hala bu şekilde gündemde kalmasını sonlandırmanız gerektiğini düşünüyorum. Ben size bu konuda bir yük atfetmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

        Geçek'in çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından avukatının beyanı alındı. Duruşmaya ara verildi.

        İDDİANAMEDEN

        İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

        Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor. Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

        İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

        Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

        İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Ünlülere uyuşturucu operasyonu!

        Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında yeni bir operasyon dalgası gerçekleştirildi. Operasyonda Simge Sağın, Melek Mosso, İbrahim Çelikkol, Deha Bilimler, Mustafa Ceceli, Ersay Üner, Asli Sipahi Hacısüleymanoğlu ve Bengü Erden gözaltına alındı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ