Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

1960’ların sonunda Siyaset Bilimi doktorasının sonuna geldiği noktada bırakıp sanata yönelen İpek Duben, bu kararıyla yalnızca alanını değil, düşünme biçimini de dönüştürür.

1972-1976 yılları arasında New York Studio School’da aldığı eğitim, onun pratiğinde bir dönüm noktası olur. Figüratif alıştırmaların soyut jestlerle iç içe geçtiği bu yoğun desen dönemi, Duben’in çizimi bir temsil aracından çıkarıp düşünmenin ve hissetmenin bedensel bir biçimi olarak ele almasını sağlar.

İstanbul’a döndüğünde, akademik çevrelerin dışında ama onlarla diyalog hâlinde, sessiz ve kararlı bir üretim sürecine girer. Bu dönemde sezgisel yönelimlerle farklı malzemeler arasında dolaşır; ilerleyen yıllarda belirginleşecek çok yönlü pratiğinin temellerini atar.

Bu sergi, İpek Duben’in resimlerinden çok, o resimlerin nasıl mümkün hâle geldiğine bakar. 1970’lerde ürettiği desenler, burada bir ön hazırlık değil; sanatçının görsel düşünme biçiminin kendisidir. Kendisini “espas çalışan bir sanatçı” olarak tanımlayan Duben, çizgiyle renk, figürle yüzey, bedenle mekân arasındaki geçişleri araştırır. Bu erken desenlerde sezilen yüzey duyarlılığı, 1990’lardaki serilerinde katmanlı bir yüzey araştırmasına, 2010’larda ürettiği tuval çalışmalarında ise bedensel bir gerilime dönüşür.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ