Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Birkaç yıl öncesine kadar, özellikle kış aylarında aşılması neredeyse imkansız olan bu güzergah, Ovit Tüneli'nin inşasıyla birlikte yılın on iki ayı boyunca güvenli ve hızlı bir ulaşım koridoruna dönüşmüştür. Doğu Anadolu'nun karasal ikliminden Karadeniz'in subtropikal yağmur iklimine sadece birkaç saat içinde geçiş yapma deneyimini, yolculuğun tüm detaylarını ve bu iki noktanın özgün kimliklerini bu yazımızda sizler için ele aldık. İşte, Ovit Dağı'nın zirvelerinden Karadeniz'in kıyılarına uzanan yolculuğun hikayesi...

        İSPİR - RİZE ARASI KAÇ KİLOMETRE (KM)?

        Erzurum'un İspir ilçesi ile Rize şehir merkezi arasındaki karayolu mesafesi, Ovit Tüneli'nin de içinde bulunduğu D-925 karayolu üzerinden yaklaşık 135 ila 145 kilometre arasındadır. Kilometre olarak oldukça kısa görünen bu mesafe, Türkiye'nin en zorlu ve en görkemli coğrafyalarından birini, Kaçkar Dağları'nın güney yamaçlarından kuzey yamaçlarına doğru kat ettiği için, sıradan bir şehirlerarası yolculuktan çok daha fazlasını ifade eder.

        Yolculuk, Doğu Anadolu'nun yüksek platolarından başlayarak, Türkiye'nin en yüksek karayolu geçitlerinden biri olan Ovit Dağı'nı aşar ve Karadeniz'in sarp ve yemyeşil vadilerine iner. Bu nedenle, mesafenin kısalığına rağmen, yolculuk boyunca rakım ve iklim koşulları dramatik bir şekilde değişir. Ovit Tüneli'nin açılması, bu mesafeyi yıl boyunca sabit ve ulaşılabilir kılmıştır.

        İSPİR - RİZE ARASI ARABAYLA NE KADAR SÜREDE GİDİLİR?

        İspir ile Rize arasındaki yolculuk süresi, Ovit Tüneli'nin inşasıyla birlikte adeta bir devrim yaşamıştır. Bu tünel, yolculuk sürelerini yarıdan fazla kısaltmış ve kış aylarındaki ulaşım sorununu ortadan kaldırmıştır.

        Günümüzdeki koşullarda, yani Ovit Tüneli kullanılarak yapılan bir yolculuk, hava ve yol durumunun normal olduğu zamanlarda özel araçla yaklaşık 2 saat ile 2 saat 30 dakika arasında rahatlıkla tamamlanabilmektedir. Bu süre, yol üzerindeki küçük yerleşim yerlerinden geçerken hızın düşmesi ve yolun virajlı yapısı nedeniyle değişiklik gösterebilir.

        Bu modern sürenin kıymetini anlamak için tünel öncesi dönemi bilmek gerekir. Ovit Tüneli'nin açılmasından önce, 2640 metre rakımlı Ovit Dağı Geçidi'ni kullanan bu yolculuk, yaz aylarında bile virajlı ve zorlu yollar nedeniyle 4-5 saat sürerdi. Kış aylarında ise geçit, yoğun kar yağışı, tipi ve çığ tehlikesi nedeniyle yılın 5-6 ayı tamamen ulaşıma kapanırdı. Bu durum, İspir ile Rize arasındaki bağlantıyı kış boyunca neredeyse tamamen keserdi. Ovit Tüneli, bu iki bölge arasındaki kaderi değiştirmiştir.

        YOLCULUK GÜZERGAHI

        İspir'den Rize'ye yapılan yolculuk, kısa olmasına rağmen unutulmaz bir coğrafi deneyim sunar. Yolculuk, Erzurum'un İspir ilçesinden, Çoruh Nehri vadisinin nispeten kurak ve geniş yamaçlarından kuzeye doğru başlar. D-925 karayolu takip edildikçe, rakım hızla artmaya başlar ve bitki örtüsü seyrekleşir. Kaçkar Dağları'nın güney yamaçlarının o heybetli ve çıplak manzarası yolculara eşlik eder.

        Yolculuğun zirve noktası, 2600 metrelerin üzerinde bir rakımda yer alan Ovit Dağı'nın kalbine giren Ovit Tüneli'dir. Yaklaşık 14.3 kilometre uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun çift tüplü karayolu tüneli olan bu yapı, bir mühendislik harikasıdır. Tünelin güney girişinde genellikle kuru ve güneşli olan hava, yaklaşık 15 dakikalık bir yolculuğun ardından tünelin kuzey çıkışında yerini sık sık sisli, yağmurlu ve yemyeşil bir dünyaya bırakır. Bu, iki iklim bölgesi arasındaki keskin geçişin en somut anıdır. Tünelden çıktıktan sonra yolculuk, İkizdere vadisi boyunca, coşkun bir dereyi takip ederek, dar ve virajlı yollardan sürekli irtifa kaybederek devam eder. Bu iniş sırasında, Karadeniz'in o meşhur yemyeşil bitki örtüsü, ahşap evleri ve nihayetinde çay tarlaları kendini göstermeye başlar ve Rize'ye ulaşılır.

        İspir, Erzurum iline bağlı, Doğu Anadolu Bölgesi'nin bir ilçesidir. Kimliği, Çoruh Nehri'nin hayat verdiği derin bir vadide, sert bir karasal iklimle şekillenmiştir. Kışları çok soğuk, yazları ise sıcak ve kurak geçer. Ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanır. Özellikle coğrafi işaret tescili alan ve lezzetiyle ünlü olan İspir kuru fasulyesi, ilçenin en bilinen markasıdır. Dut pekmezi, balı ve dağlık arazide yapılan hayvancılık diğer önemli geçim kaynaklarıdır. Kültürel olarak daha içe dönük, geleneksel bir Doğu Anadolu yerleşimidir.

        Rize ise, Doğu Karadeniz Bölgesi'nin kalbidir ve adını verdiği ilin merkezidir. Kimliği, denize dik inen sarp yamaçlar ve yılın neredeyse her günü yağış alan subtropikal iklimle tanımlanır. Bu iklim, Rize'yi Türkiye'nin "Çay Başkenti" yapmıştır. Şehrin tüm yamaçları, teraslar halinde düzenlenmiş çay tarlalarıyla kaplıdır ve ekonomi neredeyse tamamen çay üzerine kuruludur. Yaşam, deniz ve yaylalar arasında geçer. Rize, fırtınalı denizi, ahşap mimarisi, tulumu, horonu ve enerjik insanlarıyla daha dışa dönük bir Karadeniz sahil şehridir. İspir'in kuru fasulyesi ve bozkır iklimi ile Rize'nin çayı ve yağmur ormanlarını andıran yeşili, Ovit Dağı'nın ayırdığı iki farklı dünyayı simgeler.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ