Kaza namazı neye göre kılınır? Kaza namazı için nasıl niyet edilir? Kaza namazları kaç rekattır? bu sorular en çok merak edilen konu başlıkları arasında. Sizler için bu konuyu ele aldık...

KAZA NAMAZI NEDİR?

Namazını kılamamış olan kimse bir vakit namazını vaktinin dışında kılarsa o namazı kaza etmiş olur. Yani vakit namazını vaktinin dışında kılmaya kaza denilmektedir. Ayrıca namazı vaktinde kılmaya da namazı eda etmek denmektedir.

Vakit namazlarını kazaya bırakmak bilinçli yapılmaması gereken bir harekettir. Fakat kılınamamış olan bir namaza da “vaktinde kılamadık artık geçti” demek gibi bir şey söz konusu değildir. Çünkü vaktinde kılınamayıp kaçırılan namazı kaza etmek de farzdır. Yani vaktinde kılınmamış olan beş vakit farz namazın kazası da farzdır. Bu durum vitir namazında değişkenlik gösterir çünkü vitir namazının kazası, vacip olur

KAZA NAMAZI NE ZAMAN KILINIR?

Kaza namazı kılmak için belirli bir zaman yoktur. Kerahat vakitleri dışında, vakti kaçırılan her namaz, gün içerisinde yahut daha sonra kaza edilebilir.

Örneğin öğle namazını kaçıran birisi kazasını yatsı namazının peşine yapabilir. Öğlenin kazası yine öğle vakitlerinde yapılır gibi bir sınırlama yoktur. Elbette kaçırılan namazların kazalarını da en yakın zamanda yapmaya çabalamak yine kulun hayrınadır.

Senelerce namaz kılmamış bir insan namaza başladıktan sonra dilerse, üzerine farz olan namazlarını kılmadığı dönemler için de kaza yapabilir. Kaza namazı kılmak isteyenler, bir gün içerisinde diledikleri kadar kaza namazı kılabilirler. ‘Günde şu kadar namaz kaza edilir’ gibi bir sınırlandırma yoktur.

KAZA NAMAZINA NASIL NİYET EDİLİR?

Her ne kadar kaza namazlarında, vakit namazının farzı aynı şekilde kılınıyor olsa da niyet şekli farklıdır. Kaza namazına niyet ederken niyette hangi vaktin namazının kaza edildiğini belirtmek gerekir.

– Sabah Namazının kazası için; “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım sabah namazını kılmaya” veya “Niyet ettim Allah rızası için, üzerimde olan bir sabah namazını kaza etmeye.” şeklinde niyet edilerek 2 rekat farz kılınır.

– Öğle Namazının kazası için; “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım öğle namazını kılmaya” veya “Niyet ettim Allah rızası için, üzerimde olan bir öğle namazını kaza etmeye.” şeklinde niyet edilerek 4 rekat farz kılınır.

– İkindi Namazının kazası için; “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ikindi namazını kılmaya” veya “Niyet ettim Allah rızası için, üzerimde olan bir ikindi namazını kaza etmeye.” şeklinde niyet edilerek 4 rekat farz kılınır.

– Akşam Namazının kazası için; “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım akşam namazını kılmaya” veya “Niyet ettim Allah rızası için, üzerimde olan bir akşam namazını kaza etmeye.” şeklinde niyet edilerek 3 rekat farz kılınır.

– Yatsı Namazının kazası için; “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım yatsı namazını kılmaya” veya “Niyet ettim Allah rızası için, üzerimde olan bir yatsı namazını kaza etmeye.” şeklinde niyet edilerek 4 rekat farz kılınır.

– Vitir Namazının kazası için; “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım vitir namazını kılmaya” veya “Niyet ettim Allah rızası için, üzerimde olan bir vitir namazını kaza etmeye.” şeklinde niyet edilerek 3 rekat aynı şekilde kılınır. Vitrin kazası farz değil vaciptir.

KAZA NAMAZI NASIL KILINIR?

Kazaya kalan namazlar, o namazın farz rekatlarını kılmak suretiyle gerçekleştirilir. Şöyle ki kaza edilecek olan vakit namazının farzları nasıl kılınıyorsa, aynı şekilde kaza namazında kılınır.

Sabah Namazının kazası: 2 rekât farzı kılınır.
Öğle Namazının kazası: 4 rekât farzı kılınır.
İkindi Namazının kazası: 4 rekât farzı kılınır.
Akşam Namazının kazası: 3 rekât farzı kılınır.
Yatsı Namazının kazası: 4 rekât farzı kılınır.
Vitir Namazının kazası: 3 rekât aynen kılınır.

Bu farzların kazalarının kılınış şekli vakit namazlarıyla aynıdır. Kaza namazında kılınan bu farzların kılınışı vakit namazının farzlarının kılınışıyla aynıdır. Yani kazaya kalan namazın kılınma şekli, kaza edilecek vakit namazının kılınma şekliyle aynıdır tek ayrım kaza namazlarında kaza edilen vakit namazının farzlarının kılınıyor olmasıdır.

Müslümanların üzerine farz olan namaz ibadeti vaktinde yerine getirmeye gayret edilmesi gereken bir ibadettir. Bu yüzden de namazları kazaya bırakmak çok çok mecburi bir durumla karşılaşılmadıkça tercih edilmemesi gereken bir durumdur. İnançlı bir müminin namazını kazaya bırakması keyfi bir şekilde yapılacak bir hareket değildir. Namazı kazaya bırakmamak ve vaktinde eda etmek için elinden geleni yapmak o kul için çok daha doğru ve hayırlı bir davranış olacaktır.

Ayrıca namaza riya karıştırmamak ve namazı bir gösteriş ya da yarış haline getirmemek için kaza namazlarının evde kılınması daha uygun bulunmaktadır. Namaza riya karıştırmak Allah’ın (c.c.) hoş görmediği davranışlardandır.

“Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.”

KAZA NAMAZI İLE İLGİLİ AYETLER

Kazaya kalmış namazlar birden fazla olupta vakit bunlardan yalnız bir kısmı ile vakit namazları kılmaya elverişli olursa sıraya uymak gerekmez.

Kazaya kalan namazlarda niyet, aakit namazlarda olduğu gibi şarttır. Ancak kazaya kalan namazlar çok olursa ve tayini mümkün olmazsa niyetleri "kazaya kalmış ilk" veya "kazaya kalmış son" namaz olarak yapılır.

Kaza namazlarının evde kılınması daha iyidir. Çünkü kazaya namaz bırakmakla büyük bir günah işlenmiştir, bunun teşhir edilmemesi gerekir.

Kaza namazlarının belirli vakitleri yoktur. Üç kerahet vakti dışında her vakitte kaza namazı kılınabilir.

Kaza namazı kılmak nafile namaz kılmaktan daha iyidir. Fakat kaza namazı kılmak maksadıyla farz namazların müekked ve gayr-i müekked sünnetlerini terketmek doğru değildir.

Hangi vakitlerde kaza ve nafile namaz kılınmaz?

Bazı vakitlerde bir kısım ibadetlerin yapılması yasaklanmıştır. Bu vakitlere kerâhet vakitleri denilir. Ukbe b. Âmir el-Cühenî’den şöyle nakledilmiştir: “Resûlullah (s.a.s.) bize üç vakitte namaz kılmayı ve ölülerimizi defnetmeyi yasakladı: Güneşin doğmasından itibaren bir veya iki mızrak boyu yükselmesine kadar, güneşin gökyüzünde tam dik oluşundan batıya yönelmesine kadar ve güneşin sararmasından itibaren batmasına kadar.” (Müslim, Müsâfirîn, 293; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 55; Tirmizî, Cenâiz, 41)
Bu hadiste belirtilen üç vakitte hiçbir namaz kılınamaz. Bu vakitlerin başlama ve bitiş zamanları şöyledir:
a) Güneşin doğmasından itibaren, 40-50 dakika sonrasına kadar,
b) Güneşin, tam tepede bulunduğu vakit (Öğle vaktinin girmesine yaklaşık 10 dakika kalmasından öğle vaktinin girmesine kadar),
c) Güneş batmazdan önce, gözleri kamaştırmaz hâle gelmesinden, batmasına kadar olan vakit (Güneşin batmasına 40-50 dakika kalmasından itibaren akşam namazı vakti girinceye kadar olan zaman) (Merğînânî, el-Hidâye, I, 265-269).
Bu sayılan kerâhet vakitlerinde kaza namazı, vitir gibi vacip namaz kılınamadığı gibi kerahat vaktinden önce hazırlanmış bulunan cenazenin namazı da kılınamaz. Bu vakitlerde hazırlanmış cenazenin namazı ise kılınabilir. Daha önce okunmuş bir secde ayetinden dolayı “tilâvet secdesi” yapılamaz. Ancak kerâhet vaktinde okunan secde âyetinin secdesi, daha sonraya bırakmak efdal olsa da bu vakitte yapılabilir.
Güneşin batmasından önceki kerâhet vaktinde, sadece o günün ikindi namazının farzı kılınabilir. Fakat mazeretsiz olarak ikindi namazını bu vakte kadar geciktirmek mekruhtur.
Bunların dışında şu vakitlerde de sadece nafile namaz kılmak mekruhtur:
a) Sabah namazının sünneti hariç olmak üzere imsak vakti girdikten sonra, güneş doğuncaya kadar olan sürede,
b) İkindi namazını kıldıktan sonra güneş batıncaya kadar olan sürede,
c) Akşam namazı vakti girdiğinde farz kılınmadan önce,
d) Cuma günü hatibin minbere çıkmasından sonra (Merğînânî, el-Hidâye, I, 269-271).
Ebû Saîd el-Hudrî’den şöyle nakledilmiştir: “Resûlullah’ı (s.a.s.) şöyle derken işittim: Sabah namazı kılındıktan sonra, güneş doğuncaya kadar başka namaz yoktur. İkindi namazından sonra, güneş batıncaya kadar başka namaz yoktur.” (Ebû Dâvud, Tatavvu’, 9; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 271)