Kuduz aşısını kim icat etti, kim buldu? Kuduz aşıs ne zaman, nerede icat edildi?
Kuduz aşısı, bağışıklık sistemini kuduz virüsüne karşı hazırlamak amacıyla geliştirilmiş bir koruyucu tıp uygulamasıdır ve hem önleyici hem de tedavi edici şekilde kullanılabilir. Aşının temel çalışma prensibi, virüsün zayıflatılmış ya da etkisizleştirilmiş hâlini vücuda vererek bağışıklık sistemini harekete geçirmektir. Aşı uygulandığında, vücut bu zararsız virüs parçacıklarını gerçek bir enfeksiyon gibi algılar ve buna karşı savunma mekanizmaları geliştirir. Bu süreçte antikor adı verilen özel savunma proteinleri üretilir. Bu antikorlar, ilerleyen dönemde gerçek virüsle karşılaşıldığında hızlı ve etkili bir yanıt oluşturarak hastalığın ortaya çıkmasını engeller.
ABONE OLKuduz hastalığının en tehlikeli yönü, virüsün merkezi sinir sistemine ulaşarak beyne ilerlemesidir. Belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi etkisiz hâle gelir. Bu yüzden aşının belirtiler başlamadan uygulanması hayati önem taşır. Aşı, iki farklı senaryoda uygulanır. İlki, kuduz riski taşıyan meslek gruplarında veya bölgesel olarak riskli alanlarda yaşayan bireylerde önceden koruma sağlamak amacıyla yapılan profilaktik uygulamadır. Veterinerler, laboratuvar çalışanları, yaban hayatı gözlemcileri gibi yüksek risk grubunda yer alan kişilere periyodik olarak uygulanır.
İkinci ve daha yaygın durum ise temas sonrası uygulamadır. Kuduz olduğu bilinen ya da şüpheli bir hayvan tarafından ısırılan, tırmalanan ya da salyasına maruz kalan kişilere ivedilikle yapılır. Kuduz şüphesi bulunan her durumda, hayvanın sağlık durumu ne olursa olsun, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurularak aşılama süreci başlatılmalıdır. Kuduz aşısının etkinliği, erken müdahale edildiğinde son derece yüksektir ve ölümcül seyreden bu hastalığın önlenmesinde en güvenilir yoldur. Bu yönüyle hem bireysel sağlık korumasında hem de halk sağlığı politikalarında kritik bir rol oynamaktadır. Peki, kuduz aşısını kim icat etti? Kuduz aşısının mucidi kim?