Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Röportaj ve fotoğraflar: FUNDA DURU

        HABERTURK.COM

        Yaşanmışlığı olan, geçmişten bugüne kalmış her türlü şey onun malzemesi olabilir.

        Antikacılardan, eskicilerden sahaflardan topladığı materyallerle asamblaj ve mixed media kolaj tablolar yapıyor.

        Eski elektrik faturalarından, oyuncak bebeklere kadar her şey onun elinde bir esere dönüşüyor.

        Her eseri bir hikaye anlatıyor.

        Yaşamdan ve yaşanmışlıklardan beslendiği için modası hiç geçmeyecek.

        Deniz'i Los Angeles'a gitmeden Çeşme'de yakaladım.

        Kağıttan gemisine bindik ve yaptıkları,yapacakları hakkında deniz kokulu keyifli bir röportaj yaptık.

        Öncelikle seni tanıyalım?

        İzmir Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakultesi Sinema Televizyon ve Fotoğrafçılık bölümünde okudum.

        2006'da İstanbul'a taşındım. 3 seneye yakın reklam sektöründe çalıştım.

        Kendimi bildiğimden beri; geleneksel kabul gören sanat yöntemlerinin, malzemlerinin dışına çıkan işler yaratmak üzerine sonsuz tutkumun ilk adımını 2009 yılında Bebek'te kurduğum atölyemde attım. Kullanılmış kağıtlar ve eşyalar ile kurguladığım asamblaj, mixed media kolaj işler üzerine çalışmaya başladım.

        Ailende sanatla uğraşan birileri var mı?

        Annem , aslında eczacı fakat çizimleri olağanüstü, harika resimler yapar.

        "HER ÇOCUK SANATÇI DOĞAR"

        Sanatın insan yaşamını değiştiren, aydınlatan bir etkisi var. Senin yaşamındaki etkilerinden biraz bahsedermisin?

        Her çocuk sanatçı doğar. Kirlenmemiş zihinlerimiz, korkularımız, kurallarımız yokken, sadece sonsuz yaratıcılığımız ve biz varız. İşte tam da bu yüzden sanat insanın en saf halinin dışavurumudur, Karanlığı aydınlatır, varolan düzenin tersine egosuzluğumuzla ender buluşmamızdır. Kendimizi ifade ettiğimiz yasaksız en özgür alanımizdır. Ben sanatın olmadığı bir dünyanın yaşanabilir olabileceğini düşünemiyorum. Sanat hayatı yaşanılabilir kılan ender mucize. Benim hayattımdaki en büyük aşk. Kendimi en iyi hissettiğim yer. Varlığına şükrettiğim, her gün bana kendimi yeniden keşfetme fırsatını sunan eşsiz değer.

        Los Angeles'a gitmeye nasıl karar verdin, orada neler yapıyorsun?

        1,5 sene önce Los Angeles'ta evlendim ve taşındım. Taşındıktan hemen sonra Los Angeles'ta ikinci atölyemi kurdum ve Los Angeles-İstanbul arası çalışmaya devam ediyorum.

        Yaklaşık 1,5 senedir, İstanbul'da vereceğim kişisel sergim "Inside" üzerine çalışıyorum.

        Bu sürede; Sawdust Art Festival'ine katıldım ve Los Angeles'ta ilk kişisel sergimi verdim.

        North Carolina'da "Through the Eyes of a Women" adlı karma sergiye katıldım.

        İşlerini hangi akımlara daha yakın görüyorsun ?

        Mantıksızlık ve varolan sanat yöntemlerinin dışına çıkıyor olmam, alışılmış estetikçiliğe karşılığımla dadaizme yakınım diyebilirim. Teorik bir temele bağlı kalmayan deneyci bir yaklaşımım var kesinlikle. İnsan ruhu, duyguları birincil sırada benim için, tamamen duyguların dışavurumu üzerine net olarak: İfadeci ve Poetik.

        Materyallerini nasıl seçiyorsun? Zaten kafanda oluyor mu, yoksa anlık bir duyguyla mı topluyorsun?

        Hayatın içinden seçiyorum. İnsana ve hayata ait her türlü nesne benim malzemem olabilir.

        Hayatım eskiciler, antikacılar, garage sale, sahaflar da geçiyor diyebilirim. Benim en büyük ilham kaynağım yaşanmışlıklar. Hayat her an malzeme benim için aslında, doğru zamanda ben mazlemelerimle, malzemelerim benimle buluşuyor. Bu sıralar 50-60'lı yıllardan gelinlikler topluyorum. Tamamen çocuk yaşta evlendirilen, çocuk gelinlerimiz üzerine kurguladığım bir iş bu.

        Gelinlikler benim ana malzemem, onların üzerinde tüm meseleyi ve hikayeyi kurguluyorum. Çünkü bütün mesele çocuk yaşta giyilen o gelinlik aslında.

        "HAYAT DEVAM ETTİĞİ SÜRECE İŞLERİM İÇİN MALZEMEM VAR"

        Üretirken nelerden besleniyorsun, sana ilham veren şeyler ne?

        Bir önceki soru da bahsettiğim gibi, Hayat benim sonsuz ilham ve malzeme kaynağım.

        Ben yaşayarak, sevinerek, üzülerek, şaşırarak, korkarak, kızarak, küserek, severek, nefret ederek, kısacası yaşamı içime çekerek yaratıyorum.

        En iyi üretebilidğin zamanlar neler ve nasıl çalışırsın?

        Geceleri, geç saatlere kadar çalışıyorum; müziğim, şarabım ve ben atölyeme kapanırız, en verimli ürettiğim ve kendimi en iyi hissetiğim saatler.

        "TELEVİZYON AÇIP, KAPATMAYI BİLMEM"

        Giderek sanallaşan ve teknolojinin egemen olduğu bir dünya içindeyiz; kendini ve sanatını nereye koyuyorsun?

        Ben televizyon açıp, kapatmayı bilmem, 15 sene oldu televizyonla vedalaşalı. Eskiden açıp kapatmak kolaydı, şimdi biri elime kazara kumandayı verince ne yapacağımı şaşırıyorum. Komplike bir şey benim için. Telefon ve bilgisayarı da işime yarayan taraflarından faydalanacağım ölçüde kullanıyorum. Gittikçe teknolojini hayatımızı kolaylaştırmak adı altında aslında zorlaştırdığını, bizden bakan ama görmeyen robotlar yarattığını düşünüyorum. İşlerimin bu teknolojik hale çok karşı bir duruşu var elbette. Ben duyguların dışavurumu üzerine kurguluyorum işlerimi, oldukça derin meseleler yani. Teknolojinin ele gecirdiği bir dünyada hangi duygunun derinliginden bahsedebiliriz ki.

        Benim malzemelerim 100 sene önce yazılmış aşk mektupları iken, şimdilerde 5 dakikada bir tuşla yok ettiğimiz aşk mesajlarımız var.

        Sevdiğin sanatçılar kimler?

        Andy Warhol, Jim Dine, Marcell Duchamp, Raoul Haussman, Ugur Çakı, Burhan Doğançay, Bedri Baykam , bunlar ilk aklıma gelenler.

        KİŞİYE ÖZEL "YAŞAM TUVALİ"

        Kişiye özel tablolar da yapıyorsun. Kimler için yaptın daha önce?

        Evet, kişilerin hayat hikayeleri üzerine çalışıyorum. Kişilerin hayatlarına dair dokumanlar, fotoğraflar, eşyaları kullanarak kurguladığım işler. Öncelikle hayatlarına dair kısa hikayelerini dinliyorum, bir sonraki aşamada tabloda yer almasını istediğim ve onlar için özel eşyaları, dokumanları topluyoruz beraber. Finalinde çalıştığım iş; kişilerin hayatlarına dair malzemeler ile yaşanmışlıklarına ait herşeyin içinde saklı olduğu bir "Yaşam Tuvali" oluyor.

        Fatih Terim , İskender Paydaş, Ali Dürüst, Levent Tüzemen bir kaçı...

        Biraz da "Inside" koleksiyonundan bahsedelim...

        "Insıde" üzerine 1.5 senedir çalışıyorum, halen devam ediyor.

        Hayatın farklı alanlarında yaşadığımız kaosun, benden kopup dışavurmuş yansımaları. Koleksiyondaki parçalar, kimi zaman romantik bir aşk şiiri yazarken, diğer taraftan dengesiz ve boğuntu halimizi şiirselleştiriyor, kimi zaman da hayatın iğrençliğini , pisliğini ve berbatlığını ortaya seriyor.

        Savaşta öldürülen çocuklar için kurguladığı "War Children" (Inside koleksiyonu)

        "Who kills us"

        "Revolution"

        Son olarak bu sezon hangi sergi ve bianellere katılacaksın?

        25 Kasım 2014 Art En Capital Paris, 2104 Aralık'ta İstanbul'da ve 9 Temmuz 2015 Art Monaco'da eserlerimle yer alacağım. 2015 Agustos'ta Çeşme Alaçatı'da kişisel sergim olacak. Ayrıca 2015 New York Bienial'i ve 2015 Dubai Bianeli'ne katılacağım.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Arıkan: Mekke Anlaşması'nı bu haliyle kabul etmeyeceğiz

        Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili, "Biz Saadet Partisi olarak böyle bir sorumluluğu almayacağımızı, Mekke Anlaşması'nı bu haliyle kabul etmeyeceğimizi aziz milletimize ilan ediyoruz" dedi. (DHA...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ