Her zevke göre 6 yeni film
Biletlerinizi aldınız mı?
Giriş: 22 Mart 2013 - 14:10 Güncelleme:
Bu hafta 6 yeni film sinemaseverlerle buluşacak.
Bu hafta 6 film vizyona girecek
Bu hafta 2'si yerli, 6 film vizyona girecek.
Yönetmenliğini Mehmet A. Öztekin'in yaptığı dram türündeki ''Mahmut ile Meryem'' adlı film, sinemaseverlerle buluşacak.
Senaryosunu Yerkan Kahraman ve Eşref Dinçer'in yazdığı filmde, Aras Bulut İyinemli, Cemal Hünal, İlker Kızmaz, Polat Bilgin ve Tomris İncer rol alıyor.
Gence hükümdarı Ziyad Han'ın Müslüman oğlu Mahmut ve keşişin kızı Meryem'in imkansız aşkını konu alan filmde, sevginin, insanı hırstan ve benlikten kurtaracak tek yol olduğu anlatılıyor.
İsmail Baki Tuncer'in televizyonda fenomen haline gelen tiplemesi ''Sabit Kanca'', aynı isimli filmle beyaz perdeye taşındı.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Alper Mestçi'nin üstlendiği komedi türündeki filmde, Sinan Çalışkanoğlu, İsmail Baki Tuncer, Orhan Aydın, Halil Sezai, Ahmet Yüksel Or izleyici karşısına çıkacak.
Bu hafta vizyona girecek Amerika-Fransa ortak yapımı ''Yolda'' filminin yönetmen koltuğunda Walter Salles oturuyor.
Dram türünde filmin oyuncuları arasında Kristen Stewart, Kirsten Dunst, Viggo Mortensen, Amy Adams ve Steve Buscemi yer alıyor.
Senaryosunu Jack Kerouac ve Jose Rivera'nın kaleme aldığı filmde, New Yorklu genç yazar Sal Paradise'ın babasının ölümünün ardından sabıkalı Dean Moriarty ile tanışması sonucu yaşanan gelişmeler konu ediliyor.
Aksiyon ve dram türündeki ''Dev Avcısı Jack'' filminin yönetmenliğini Bryan Singer yaptı.
Oyuncuları arasında Ewan McGregor, Bill Nighy, Eleanor Tomlinson, Ian McShane ve Stanley Tucci'nin yer aldığı filmin senaryosunu Christopher McQuarrie, Dan Studney ve Darren Lemke yazdı.
Hikayesi klasik bir İngiliz efsanesine dayanan filmde, insanların ve devlerin barış içinde yaşadığı zamanda, prensesin kaçırılmasının ülkenin geleceğini tehlikeye atması anlatılıyor.
Martin Mcdonagh'ın yönetmenliğini üstlendiği ''Yedi Psikopat'' filmi, komedi severleri salonlara çekmeyi hedefliyor.
Filmde, Colin Farrell, Abbie Cornish, Christopher Walken, Mickey Rourke ve Woody Harrelson seyirci karşısına çıkacak. -
Bart Layton'un yönetmen koltuğuna oturduğu ''Hayat Avcısı'' isimli belgesel türündeki filmin oyuncu kadrosunda Charlie Parker, Cathy Dresbach, Anna Ruben, Alan Teichman ve Amparo Fontanet yer alıyor.
Filmde, 13 yaşındaki Nicholas Barclay'ın bir nisan günü San Antonio'daki evine giderken ortadan kaybolması sonucu yaşananlar hikaye ediliyor.
En iyi 15 sanal gerçeklik bilimkurgusu
Bilgisayar teknolojisi, sinemaya 60'ların sonunda girmişti. Ama kendine bir alt tür oluşturması 80'lerin başını buldu. Daha ziyade "Matrix" ile bilinen 'sanal gerçeklik bilimkurgusu' ise sinemada o zamandan beri bir furyaya dönüşmüş durumda. Ben de 'bu şablonu en iyi değerlendiren filmler' ya da 'yeni nesil bilimkurgu vizyonları' arasında bir gezintiye çıktım.
1982'den beri sinema dünyasını ziyaret eden ve bilimkurguya zenginlik, diğer türlere teknolojik özgürlük getiren bir alt tür...
- 1982'den beri sinema dünyasını ziyaret eden ve bilimkurguya zenginlik, diğer türlere teknolojik özgürlük getiren bir alt tür... 'Sanal gerçeklik bilimkurgusu', 31 yıl önce çekilen "TRON" ile yedinci sanatın odak noktalarından biri haline geldi.
Zaman içinde orada kullanılan 'atari oyunu' simülasyonu ile 'gerçeklik'in ilişkisi katmanlarını değiştirip teknolojik gelişmelere ayak uydurarak 'dijital temsil' üzerinden farklı formüllere malzeme oldu. Bu da karşımıza aslında 'iki hikaye çizgisi olan bir film modeli' çıkardı.
Zamanla bir video konsolu ya da joystick izlenimi yaratan 'küçük keşif'lerin dışına çıkan bu alan, Japon animelerinde de kendine yer buldu.
Video oyunlarının yerini büyük oranda bilgisayar programları ve bilgisayar oyunları aldı.
1999'da ise "Matrix" ile birlikte kendimizi sorgulamamızı sağlayan 'alternatif gerçeklik' düşüncesi devreye girdi.
Böylece 'gerçek dünya-yapay dünya' arasındaki ince çizgi de yok olmaya başladı.
Oluşan bu çerçeveyi en doğru teknolojiyle, en zeki hikaye kurgusuyla ve en özgün alt türsel omurgayla uygulayanlar ise aradan sıyrılıp kalıcı oldu. -
İşte sinemanın en iyi sanal gerçeklik bilimkurguları:
1-Matrix (The Matrix) (1999) - - Etrafına çevrili dünyanın bir bilgisayar programı olduğunu öğrenen ve hackerlığın ötesine geçen Neo'nun hikayesi... Wachowski Kardeşler, burada bir fenomen yaratıp video oyunlarından devam filmlerine, animasyonlardan action figure'lere kadar ellerindeki markanın mirasını adeta garanti altına almıştır. Ancak esaslı olan siberpunk mimariyle örülü, bullet-time teknolojisini kullanan ve nükleer felaketin yol açtığı 'alternatif gerçeklik' tanımıdır. Dövüş sanatları ve anime etkisinin yanında tech-noir ivmesi de bu doğrultuda canlanırken başlığını verdiğimiz alt türde yeni bir alt-alt tür açılmıştır.
2-TRON (1982) - - Hacker ve video oyunu tasarımcısı Kevin Flynn, istediklerini yapmasına izin vermeyen yazılım korsanı Master Control Program ile mücadele etmek için kolları sıvar. 'TRON' ile birleşip oyunun içinde bu amacını yerine getirmeye karar verir. Biz de o zamanın teknolojisiyle, 'bilgisayar animasyonu'yla da yoğrulan bir 'sanal alan' tanımı izleriz. 2010'da Kevin'in oğlunun tekrardan bu dünyaya girmesiyle "Tron Efsanesi" ("TRON: Legacy") adlı bir devam filmi üretildiğini de ekleyelim. Ancak 1982 tarihli bu eser 'sanal gerçeklik bilimkurgusu' tanımını doğurmasıyla 'kilit' bir konuma otururken 'atari oyunları'nın evreninin 'kullanım alanı'na dikkat çekmiştir.
3-Brainstorm (1983) - - Michael Brace ve Lillian Reynolds, insanların deneyimlerini kaydedip izletebilen bir sistem yaratmışlardır. 'The Hat' ('Şapka') adlı bu keşif, bir anlamda şimdinin bilgisayar oyunlarının/programlarının bir türevidir ya da başlangıcıdır. Anıları görebilme ve kendi bakış açısından parçaları izleyebilme, başın üst kısmına takılıp beyni 'bilgisayar arayüzü' olarak kullanan bir aygıt sayesinde gerçekleşmektedir. Douglas Trumbull, gerçek hayatı 1.85:1, sanal dünyayı balık gözü objektifle 2.35:1 çekerek de bir anlamda bu ayrımı netleştirir. Karşımıza aslında 'eski usul laboratuar' arka planlı bir 'sanal gerçeklik bilimkurgusu' formülü çıkarır. 80'lerin 'gerçekçi'liğiyle dikkat çeken alt tür ürünlerinden birini yaratarak iz bırakır.
4-Ghost in the Shell (Kôkaku Kidôtai) (1995) - - "Matrix"in esin kaynağı olarak bilinen, Mamoru Oshii'yi dünyaya tanıtan olgun animasyonu... Hackerlık yapan 'Kukla Efendisi', 9. Bölge'nin saldırı ekibinin lideri olan bir cyborg tarafından yakalanmaya çalışılır. Zira yasadışı bir program kullandığının tespit edilmesiyle birlikte 'hükümet tehdidi' olarak görülmeye başlanmıştır. Vukuatlarına sürdürünce ise kovalamacanın ardı arkası kesilmeyecektir... Siberpunk mimarili, bol aksiyonlu ve interaktif dünya serbestliği içeren bir anime tabanı da bu duruma temposuyla eşlik edince devamı da üretilen 'Ghost in the Shell'in tanımı ortaya çıkar.
5-Varoluş (ExistenZ) (1999) - - Bir organik oyun tasarımcısının yaşadığı gizeme odaklanan eser, David Cronenberg'in katkısıyla 'body-horror' eğilimli bir alt tür ürününe dönüşmüştür. Öte dünyaya girişi bedendeki biyolojik poda bağlanan yapay bir göbek bağıyla tanımlayan, bunu da çeşitli kurallarla bir kaçış senaryosuna çevirirken düşünsel katmanları unutmadan elbette... "Varoluş", sanal gerçekliği atari oyunlarından alıp yeni model video oyunlarına taşıma adına işlev üstlenip 'tüketim toplumu'na dil uzatan yapıtlardandır.
6-Oyunbozan Ralph (Wreck-It Ralph) (2012) - - Rich Moore'un bilgisayar animasyonu özgünlüğünü senaryo çekiciliğiyle yoğurup karşımıza adeta bir sanal gerçeklik meta-bilimkurgusu çıkardığı "TRON" etkili eseri, çok yönlü bir oyuncak kıvamında... Özellikle de atari oyunu estetiğini yer yer kullanırken, video oyunlarının kuşak çatışmasını devreye sokmasıyla dikkat çekti. Disney ürünü eser muhtemelen 2000'lerde "Şrek"ten sonra en iyi stüdyo animasyonu.
7-Bay Hiçkimse (Mr. Nobody) (2009) - - "Matrix"in sanal gerçekliği alternatif gerçekliğe çevirdiği yerden alan, bol hayat parçalı ve mimarlı bir evren tanımı... Jaco Van Dormael, insanoğlunun çocuk benliğinin kontrol ettiği, bu sayede de linklere tıklayarak ilerleyen taze bir dünya ezberi yaratıyor. Bunun da 'yapay'lık ve 'fark yaratma' adına ilerleyen yolları bir hayli 'dinamik' ve 'heyecan verici'... Tavizsiz bir 2000'ler usulü sanal gerçeklik temsili diyebiliriz.
8-Tuhaf Günler (Strange Days) (1995) - - "Brainstorm"un yaptığını yeni milenyum arifesindeki korsan piyasası ile ilişkilendiren, üzerine de 'tech-noir' atmosferi ve kıyamet paranoyası ekleyen karamsar bir vizyon... Kathryn Bigelow'un bir anlamda 'korsan piyasası'nın ilk ışıltılarını vurguladığı bu eseri, snuff film ve beyin zarı gibi kavramlarla da yoğrulur. Esasen de SQUID isimli 'anı-hafıza kaydedici' aletin 'Minidisc' görünümüyle yaptıklarına odaklanır.
9-The Thirteenth Floor (1999) - - Hannon Fuller, bir sanal gerçeklik simülasyonu yaratmıştır. 1937'nin Los Angeles'ını canlandıran bu keşif son derece dahiyanedir. Peki ama bunu keşfeden adamın vefat etmesi nasıl soruları açığa çıkaracaktır? Daniel F. Galouye'nin 1964 tarihinde yayınlanan Simulacron-3 adlı romanı kuşkusuz 'Matrix'in harekete geçirdiklerini daha az temaşa ile yapmıştır. Josef Rusnak da burada sanal gerçeklik yaratımını muhafazakar kalıplarından alıp 'alternatif gerçeklik'in ve 'yaşadığımız dünya bir bilgisayar programı mı?' sorusunun kıyısına yaklaştırıyor. Elbette kara film inşaasıyla yürüyen kapkaranlık bir simülasyon eşliğinde...
10-Bahçıvan (The Lawnmover Man) (1992) - - Bilimsel deney filmi şablonunda 'bilgisayar bilimi'ni devreye sokan ve bu eğilimle bir 'mükemmel varlık' yaratan, böylece robot tanımının devreden çıkmasıyla oluşabilecek teknolojik tehdide dikkat çeken bir yapıt. Sıradan bir bahçıvanın, kaslı ve güçlü bir 'yaratıkımsı'ya dönüşmesi bir anlamda artık bilimkurgunun modern/postmodern 'denek'ini belli etmiştir. Brett Leonard, elbette onun devreden çıkmasıyla olabilecekleri "TRON"un şimdi tek boyutlu duran 'yapay gerçeklik'inden esinlenen sanal seks sahnesi de dahil olmak üzere ilginç sekanslarla sinemaya aktarmıştır. 1996'da bir de devam filmi çekilen "Bahçıvan", zamanla külte dönüştüğünü kanıtlamıştır.
11-Yaz Savaşları (Samâ uôzu / Summer Wars) (2009) - - Facebook'un 'Oz' adlı gelişmiş versiyonunun yarı zamanlı programcısının hikayesine uzanan Mamoru Hosoda, Miyazaki esintili anime çizgileriyle dingin ve berrak bir evren kuruyor. Bu yönelim sanal dünya-gerçek dünya kapışmasını açığa çıkarırken, aradaki ince çizginin devreden çıkması da filmin ana motivasyonuna dönüşüyor. Elbette 'Avatar'ını kaybetmenin yüklediği 'interaktif kimlik arayışı' eşliğinde...
12-Son Yıldız Savaşçısı (The Last Starfighter) (1984) - - 80'lerin camp (bilinçli bayağılık estetiği) uzay operası arka planının içinden 'genç' bir ruh çıkaran, 'atari oyunu'nun dünyasına 'peri masalı filmi' edasıyla adım atan özellikli bir bilimkurgu... Alex'in 'Last Starfighter' oyununda rekor kırmasıyla birlikte hayatı değişir. Oyunun kahramanları bir anda onu fütüristik bir arabayla almaya gelir. Kahramanımızın yeni görevi ise esas 'yıldız savaşçısı' olmaktır. Mucizeleri gerçekleştirirken döneme uyum sağlayan, CGI efektlerle örülü bir alt tür ürünü...
13- Simone (2002) - - Yönetmen Viktor Taransky, düşüşe geçen kariyerini 'sanal bir kadın oyuncu' yaratarak ayağa kaldırmaya çalışır. Ancak zamanla bu 'Simone' adlı karakter, yaratıcısını yiyip bitirme noktasına kadar gelecektir... Teknoloji-insan çekişmesini sivri bir Hollywood taşlamasına çeviren eser, sade ve metalik renklerle örülü bir evrenin izinde şan-şöhret dünyasında olup bitenlere bakış atıyor. Buna paralel olarak da bilgisayar programlarının neler yapabileceği üzerinden gerçek oyuncuların günümüzdeki yerini sorguluyor.
14-Sanal Gerçek (Virtuosity) (1995) - - Programcı Darrel Lindenmeyer, sadist, akıllı ve tehlikeli bir sanal varlık yaratır. SID 6.7, aşağı yukarı 200 suçlunun kimliğini üzerine geçirip çok yönlü özellikler yüklenirken anılarını, hareketlerini ve duygularını orijinal tutmayı ihmal etmez. Yenilenmiş bir nanoteknolojik android olarak gerçek dünyaya sızması ise bir anlamda 'Brett Leonard' imzasını açığa çıkarır. Sözünü ettiğimiz 'varlık'ın peşine bir polisin takılmasıyla birlikte "Bahçıvan"ın teknolojisini kullanan bir polisiye-aksiyonu omurgası devreye girecektir. Hem de toy Russell Crowe ile Oscarlı Denzel Washington'ın kapışmasının katkısıyla...
15-Storm (2005) - - Sonradan Hollywood'un yolunu tutan İsveçli Måns Mårlind-Björn Stein ikilisinin yüksek ana akım anlatı yetisiyle yürüyen gizemli ve karizmatik bir sanal gerçeklik bilimkurgusu... Yeşilin tonlarında yol alırken tempo ve dinamizmi de unutmayan, merak uyandıran kutu kullanımıyla ise kendini sevdiren bir izlence aynı zamanda... "Storm", "Matrix"in yolunu izleyen yeni milenyum bilimkurgularından biri.
Sevgilinizle bu filmleri izlemelisiniz!
Cesaretin Var Mı Aşka? - Love Me If You Dare (2003)
Aşk Engel Tanımaz - Notting Hill (1998)
Titanik - Titanic (1997)
Kasımda Aşk Başkadır - Sweet November (2001)
Melekler Şehri - City of Angels (1997)
İhtiras Rüzgarları - Legends of the Fall (1994)
Bir Gün - One Day (2011)
Yeryüzündeki Son Aşk - Perfect Sense (2011)
Harry ile Sally Tanışınca - When Harry Met Sally (1989)
Aşk Her Yerde - Love Actually (2003)
Çikolata - Chocolat (2000)
Paris'te Gece Yarısı - Midnight in Paris (2011)
Bağlanmak Yok - No Strings Attached (2011)
Beni Asla Bırakma - Never Let Me Go (2010)
Not: Seni Seviyorum - P.S. I love You (2007)
Aşk Sarhoşu Love and Other Drugs (2010)
Kefaret - Atonement (2007)
50 İlk Öpücük - 50 First Dates (2004)
Aşk ve Küller - Blue Valentine (2010)
Arkadaştan Öte - Friends with Benefits (2011)
Aşık Shakespeare - Shakespeare in Love (1999)
Sen Uyurken - While You Were Sleeping (1995)
Tatil -The Holiday (2006)
Aşk Tarifi - No Reservations (2007)
Aşk Hikayesi - Love Story (1970)
Sinema tarihinin en iyi polisiye filmleri
Gelmiş geçmiş en iyi 10 film
1. 2001: A Space Odyssey Kubrick, 1968 (6)
2. Andrei Rublev Tarkovski, 1966 (27)
3. Barton Fink Coen Kardeşler, 1991 (377)
4. Blade Runner Scott, 1982 (69)
5. Blow up Antonioni, 1966 (144)
6. Le Charme Discret de la Bourgeoisie Bunuel, 1972 (183)
7. Don't Look Now Roeg, 1973 (127)
8. Masculin Féminin Godard, 1966 (377)
9. Man with a Movie Camera Vertov, 1929 (8)
10. Mulholland Dr. Lynch, 2001 (28)
1. Ashes And Diamonds (1958, yön. Andrzej Wajda)
2. The Best Years Of Our Lives" (1946, yön. William Wyler)
3. I Vitelloni (1953, yön. Federico Fellini)
4. The Bad Sleep Well (1960, yön. Akira Kurosawa)
5. Yojimbo (1961, yön. Akira Kurosawa)
6. Singin' In The Rain (1952, yön. Stanley Donen & Gene Kelly)
7. The King Of Comedy (1983, yön. Martin Scorsese)
8. Raging Bull (1980, yön. Martin Scorsese)
9. The Apartment (1960, yön. Billy Wilder)
10. Sunrise (1927, yön. F.W. Murnau)
1. 8 1/2 (1963, yön. Federico Fellini)
2. 2001: A Space Odyssey (1968, yön. Stanley Kubrick)
3. Ashes And Diamonds (1958, yön. Andrzej Wajda)
4. Citizen Kane (1941, yön. Orson Welles)
5. The Leopard (1963, yön. Luchino Visconti)
6. Paisan (1946, yön. Roberto Rossellini)
7. The Red Shoes (1948, yön. Michael Powell & Emeric Pressburger)
8. The River (1951, yön. Jean Renoir)
9. Salvatore Giuliano (1962, yön. Francesco Rosi)
10. The Searchers (1956, yön. John Ford)
11. Ugetsu Monogatari (1953, yön. Kenji Mizoguchi)
12. Vertigo (1958, yön. Alfred Hitchcock)
1. Bicycle Thieves (1948, yön. Vittorio De Sica)
2. The Seventh Seal (1957, yön. Ingmar Bergman)
3. Citizen Kane (1941, yön. Orson Welles)
4. Amarcord (1973, yön. Federico Fellini)
5. 8 1/2 (1963, yön. Federico Fellini)
6. The 400 Blows (1959, yön. Francois Truffaut)
7. Rashomon (1950, yön. Akira Kurosawa)
8. La Grande Illusion (1937, yön. Jean Renoir)
9. The Discreet Charm Of The Bourgeoisie (1972, yön. Luis Bunuel)
10. Paths Of Glory (1957, yön. Stanley Kubrick)
1. The Good, The Bad & The Ugly (1966, yön. Sergio Leone)
2. Apocalypse Now (1979, yön. Francis Ford Coppola)
3. The Bad News Bears (1976, yön. Michael Ritchie)
4. Carrie (1976, yön. Brian DePalma)
5. Dazed And Confused (1993, yön. Richard Linklater)
6. The Great Escape (1963, yön. John Sturges)
7. His Girl Friday (1940, yön. Howard Hawks)
8. Jaws (1975, yön. Steven Spielberg)
9. Pretty Maids All In A Row (1971, yön. Roger Vadim)
10. Rolling Thunder (1977, yön. John Flynn)
11. Sorcerer (1977, yön. William Friedkin)
12. Taxi Driver (1976, yön. Martin Scorsese)
1. Apocalypse Now (1979, yön. Francis Ford Coppola)
2. Battleship Potemkin (1925, yön. Sergei Eisenstein)
3. Citizen Kane (1941, yön. Orson Welles)
4. Avatar (2009, yön. James Cameron)
5. Dr. Strangelove (1964, yön. Stanley Kubrick)
6. Biutiful (2010, yön. Alejandro Gonzalez Inarritu)
7. My Darling Clementine (1946, yön. John Ford)
8. The Passion Of Joan Of Arc (1928, yön. Carl Theodor Dreyer)
9. Raging Bull (1980, yön. Martin Scorsese)
10. The Wild Bunch (1969, yön. Sam Peckinpah)
Sinema tarihinin en iyi 15 aşk filmi
Hiroşima Sevgilim(Hiroshima Mon Amour) (1959) - Hiroşima'ya atom bombası atılmasıyla oluşan sürece bir "duygusal bağ"ın gözünden bakan film, Fransız bir aktris ile Japon bir mimarın aşkını öne çıkaran bir Alain Resnais mucizesi. Bütün destansı aşk filmlerine karşıt duruşuyla dikkat çeken yapıt, büyük oranda sözlü tarih çalışmasını soyut ruhlar üzerinden yapma becerisiyle çığır açtı. Bu modelle de iz bıraktı.
Bir Konuşabilse...(Lost in Translation)(2003) - Bill Murray ile Scarlett Johansson'u Tokyo'da bir araya getirirken iletişimden ziyade iletişimsizlikten güç alarak fark yaratan soyut bir aşk filmi... Sofia Coppola'nın metropolü bir yabancılaşma platformu olarak kullanması eserin değerine değer katarken, büyük oranda da kalıcı olmasına olanak tanıdı.
Sevmek Zamanı(1965) - Yeşilçam geleneğine karşı gelen bir tasavvuf düşüncesi ve estetiğiyle kavrulan, buradan da evrensel bir dil yaratan özellikli bir başyapıt. Metin Erksan ve Müşfik Kenter geçen aylarda aramızdan ayrılmışken bu özlü eseri anmak hem gurur verici hem de hüzünlü. Ama Sevmek Zamanı, bizi dünyayla yarıştıran aşk filmi klasiklerinden.
Aşk Zamanı (Fa Yeung Nin Wa / In the Mood for Love)(2000) Gelmiş geçmiş en şiirsel ve stilize aşk temsili diyebiliriz. Aşk Zamanı, Wong KarWai, Maggie Cheung ve Tony Leung'un uluslararası platformda adını duyururken Hong Kong'un zorunlulukları üzerine kurduğu "tutku" ile de dikkatleri üzerine çekti. 1962'de geçen eserin aynı binada yaşayan iki karakter odağında oluşan metinleri, estetik duygusu ve yalnızlığı anlatan kareleri halen akıllarda...
Bir Erkek ve Bir Kadın(Un Homme et Une Femme/A Man and A Woman)(1966)
Rüzgâr Gibi Geçti(Gone with the Wind)(1939) - Belki de bir aşk filminin ilk kez bu kadar geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan, Vivien Leigh-Clark Gable birlikteliğinin 10 Oscar'lı ve destansı ürünü... Rüzgâr Gibi Geçti, Victor Fleming'in yönetmenliğinde epik aşk filmi kavramının en uğrak ve saf noktasıdır. Amerikan İç Savaşı'ndan bulduğu yollarla da dört saatlik süresine karşın hasıraltı edilemeyen bir klasiktir.
Aşk Hikâyesi (Love Story) (1970) - Harvard hukuk öğrencisi Oliver ile müzik öğrencisi Jennifer'ın kimyası yıllara bedeldir. Ailelerin bu ilişkiyi onaylamamasına ve bir hastalığın araya girmesine karşın asla bitmeyecek kadar sağlamdır. Arthur Hiller da bu senaryodan akılda kalıcı müzikleri öne çıkaran bir duygu seli yaratmıştır. Filmin devamının gelmesi de bu "efsane"yi taçlandırmıştır. 100 milyon doları aşkın gişesiyle iki milyon dolarlık bütçesini 50'ye katlayan eser, sinema tarihinin en büyük hasılat başarılarından birini elde etmiştir.
Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) (2004) Biraz "fantastik" rötuşla, hafıza düzenlemeyi de merceğine alan bir Kate Winslet-Jim Carrey birlikteliği... Filmi her izleyen için Michel Gondry-Charlie Kaufman ikilisinden çıkan "acıklı aşk hikâyesini zihinden silmek lazım" süreci, filmin başarısını da beraberinde getirmiştir. Hallüsinatif dünyası, yan karakterleri, özgün senaryosu ve unutulmaz çiftiyle bu nev-i şahsına münhasır eseri akıllardan çıkarmak kolay mı?
Aşkın (500) Günü(500 Days of Summer) (2009) Sonunu bildiğimiz bir aşk hikâyesinin 500 gününe ayrı ayrı bakış atan, buradan da bir stil devrimi yaratan özellikli bir yapıt. Marc Webb'in kara kalem estetiği serbestliğiyle ürettiği eser, Joseph GordonLevitt ile Zooey Deschanel'in samimiyetinden de çok şey yakalıyor. Ama özellikle Webb'in yetisiyle yeni "Örümcek Adam" filmine sıçraması bu "lineer olmayan akış"ın değerini ortaya koyuyor.
İrlandalı Kız(Ryan's Daughter)(1970) - 1916 yılı İrlanda'sında, Britanya yönetimine karşı Paskalya Ayaklanması'nın göbeğinde filizlenen bir aşk öyküsü... Rosy (Sarah Miles) ile İngiliz subay Charles (Robert Mitchum) arasındaki ilişki o kadar ateşlidir ki cinsellik dozajı da yer yer artar ve modern sinemanın gelenekleriyle yoğrulur. Doktor Zhivago ve Brief Encounter gibi destansı aşk filmleriyle tanınan David Lean'in daha az bilinen gömülü hazinesi...
Şafak(Sunrise: A Song of Two Humans) (1927)George O'Brien ile Janet Gaynor'ı biraraya getiren sinemanın "şimdiki zaman"da geçen en etkileyici romantizm serüvenlerinden... F.W. Murnau'nun dışavurumcu çizgileriyle yoğrulan bu sessiz film, duygusuyla, melankolisiyle ve tekinsizliğiyle akıllarda kalmayı sürdürüyor.
Yeniden Sev Beni (Reconstruction)(2003) - Danimarkalı Christoffer Boe'nun aşkı yeniden inşa etmek için bütün sinemasal metotları devreye soktuğu, "kuşbakışı" bir tür filmi... Alex, Simone'dan ayrılınca yine aynı oyuncunun canlandırdığı Aimee'nin peşine düşer. Ancak bu yanılsama onu nereye kadar götürecektir?
Casablanca (1942)Michael Curtiz'in zekâsı, Humphrey Bogart'ın karizması ve Ingrid Bergman'ın zarafetini bir daha biraraya getirmek kolay mı? Peki ya Rick Blaine'in Casablanca'dan geçmiş bir aşkı hatırlamasıyla yaşananları... "Tekrar Çal Sam" bestesini ve kara film örgüsünü? İşte Casablanca'nın sırrı bunlar...
Boy Meets Girl(1984) - Fransız sinemasının çılgın çocuğu Leos Carax'ın sevgilisinden ayrılan bir yönetmenin çaresiz bir kadınla yaşadığı etkileşimi ele alan asap bozucu filmi... Köprüüstü Aşıkları'yla da tanınan yönetmen burada siyah-beyaz dokunun ve Paris'in keyfine varıyor.
Kutup Çizgisi Âşıkları(Los Amantes del Circulo Polar / Lovers of the Arctic Circle)(1998) - Çocukluktan beri beraber olan, isimleri de birbirine benzeyen iki karakterin hikâyesi bu. Otto ve Ana, sürekli bir döngünün içinde, "kutup çizgisi"nde yaşanan tesadüflerle hayatlarını sürdüren iki bireydir. Julio Medem de aslında bu kavram ışığında bir aşk filmi formülü yaratarak burada İspanyol sinemasının tür sahnesi adına gurur kaynağını vermiştir. Film, tesadüflerle yürüyen mistik bir romantizm yolculuğu sunar...
Yazı Boyutu
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ