Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Funda DURU / HABERTURK.COM

        Teknolojiyi çamaşır makinesinden sonra ikinci kabullenişim Artı90ın şarkılarıyla oldu. Müziklerinin içindeki elektronik tınılar insanı uzaya sıçratıyor. Şarkılarında size tanıdık bir sürü duyguyla karşılaşabilirsiniz. Uzayda da olsak duygular çalışır ne de olsa... Daha önce onlar gibi ya da benzeri bir Türk müzik grup dinlemedim.

        Geçtiğimiz haziran ayında çıkardıkları albüm Discopunk dünyadan sıkılanlar için güzel bir alternatif! Vokalde Tuncay Kalelioğlu, elektro gitarda Murat Çapraz, bas gitarda grubun aynı zamanda prodüktörü usta müzisyen Bora Uslusoy ve Artı90!

        Miller Music Factoryde ödül almışsınız, değil mi?

        Tuncay: 2008de yaptığımız coverler ve ikinci olduk.

        Grubun adı neden Artı90?

        Murat: Hem yazıyla hem rakamla yazılsın istedik. Aynı zamanda +90 Türkiyenin uluslararası kodu, yaptığımız müzik Türkiyenin sınırlarını aşan bir müzik, bu yüzden de global bir isim olsun istedik. İlerleyen dönemde İngilizce albüm ve single projelerimiz var. Sayılar, rakamlar derken bu isme karar verdik.

        Bora: Bir sürü çağrışım yapıyor ve merak da uyandırıyor.

        Yurtdışına açılmak gibi planlar projeler var mı?

        Tuncay: Var. Yabancı sözlü single üzerine çalışmalara başlayacağız.

        Bora: Önce bir cover videosu yayınlayacağız.

        Grubun adını ilk duyduğumda acaba 90lara olan bir hayranlık ya da özlem mi var diye düşünmüştüm.

        Tuncay: Doğru bir düşünce. 90lar müziğini çok seviyoruz ve sahnede de bolca cover yapıyoruz.

        Müzik dışında neler yapıyorsunuz?

        Tuncay: Ayrıca diş hekimiyim.

        Murat: Enerji sektöründe satış pazarlama dalında çalışıyorum.

        Bora: Müzik eğitmenliği ve prodüksiyon yapıyorum. Üniversitelerde ses tasarımı dersleri veriyorum. Aynı zamanda grubun prodüktörüyüm.

        Discopunk albümündeki şarkı sözleri kime ait peki?

        Tuncay: Tamamı bana ait. Müziği de tamamen Artı90a ait.

        Albüm kayıt süreci nasıldı?

        Murat: Yaklaşık 1 yıl sürdü. Bora Uslusoy ile birlikte titiz bir çalışma yaptık. Tamamen kendimizi dünyaya kapattık ve kendi müziğimizi hayata geçirmeye çalıştık. Sonunda da içimize sinen bir çalışma oldu.

        Tuncay: Albümümüz iTunes üzerinden satışta, aynı zamanda bütün digital platformlarda ve Spotifyda var. Çünkü CD alımı oldukça düştü, ama ilerleyen dönemlerde plak projemiz var.

        İKİ GRAMMY ÖDÜLLÜ BİR TÜRK

        Peki, albüm aşamasında kimlerle çalıştınız?

        Tuncay: Masteringimizi (bir albüm kaydının son aşaması) Evren Göknar yaptı. İki tane Grammy Ödülü olan Los Angelesta yaşayan bir Türk. Red Hot Chili Peppers, Mariah Carey gibi isimlerle çalışmış, gurur duyulacak bir Türk! Hala da Capitol Mastering Studiosda çalışıyor. Bora sayesinde tanıştık, inanılmaz bi adam!

        Albümün adına gelirsek...

        Tuncay: Bir gün Muratla stüdyodan dönüyorduk. Bir anda "Discopunk" kelimesi geldi aklımıza ve silecekleri çalıştırarak bunu kutladık.

        Murat: Onun dışında da disco ritimler, punk ruhu taşıyan vokaller olduğu için bu kelime albüm hakkında her şeyi karşıladı diye düşündük.

        Bora: Grup elektronik bir müzik yapıyor. Dans edilebilecek, eğlendiren bir müzik yapıyor, ama aynı zamanda genel tavır olarak bakıldığında alternatif bir tarafı da var. Bence punk tarafı da var.

        Yaptığınız müziğe tür olarak ne diyorsunuz?

        Tuncay: Bir şey diyemiyoruz açıkçası. Yaptığımız müziğe en yakın tek kelime Discopunk. Onu da biz bulduk. Kendimize özgü bir tarzımız var. Klişelerden hoşlanmıyoruz ve Türkiyede klişelerden kaynaklı bir boşluğun olduğunu düşünüyoruz. Kaliteli işler hiçbir zaman radyolarda çalmıyor ve klipleri dönmüyor. Bunun yıkılabileceğini düşünüyorum.

        Türkiyedeki klişelerden kaynaklı boşluk nasıl dolar sizce? Yeni bir müzik yapıyorsunuz, karşılaştığınız zorluklar oluyor mu?

        Murat: Alternatif seslere oldukça az yer veriliyor. Klibimiz Dream TVde dönüyor, ama başka bir kanalda yayınlanmıyor. Albümümüzü ticari kaygıyla yapmadığımız için ve geçimimizi de müzikten karşılamadığımız için çoğu kişiden daha özgürce işimizi yapabiliyoruz.

        Bora: Discopunk 7den 70e herkesin yakalayabileceği bir albüm. Ancak televizyonda ya da radyoda yer verilmediği için insanlar dinleme şansını kolaylıkla yakalayamıyorlar.

        Grupla ilgili gelecek planlarınız neler?

        Murat: İlk hedefimiz şarkılarımızın bilinirliğini artırmak. İkinci hedefimiz ise kaydedilmeyi bekleyen çok şarkımız var. Arayı soğutmadan onları kaydetmek ve ikinci albümümüzü hazırlamak istiyoruz.

        Tuncay: Türkiye sınırlarını aşan planlarımız var.

        Sizce hala kıyafet tabusu olan bir toplum bu tür yeni müziklere açık mı?

        Tuncay: İnsanlara kaliteyi vermezseniz buna alışmalarını bekleyemezsiniz. Yerli ya da yabancı bir grup keşfettiğimde, onları dinleyip keyiflenebiliyorum. Türkiyede dayatılan müzikten şişmiş birçok insan olduğunu düşünüyorum. Bence onlar için güzel bir alternatifiz.

        Murat: Bizim şarkılarımızın kolay dile dolanma gibi bir özelliği var. Her yaştan kişi kendinden bir şeyler bulabilir. Müziğimizde elektronik rock da var, R&B de var, punk da var biz de en yakın kelime olarak "discopunk"ı seçtik. Hem de albümümüze bu ismi verdik.

        Kahvenizi içerken kimleri dinlersiniz?

        Tuncay: Ben en çok Michael Jackson dinlerim. Pharrell Williams ve Daft Punk diyebilirim.

        Murat: Morissey, The Cure, Queen, Linkin Park... Yerli gruplardan; Kurban, Özlem Tekin...

        Dipnotlar:

        Konsol oyunlarına ve bilgisayar oyunlarına bayılıyorlar.

        Tuncayın "artı90" yazan bir dövmesi var.

        Aslında İzmirliler, İzmirde yeşil alana alışkın oldukları için İstanbulda da bol bol yeşil alan arıyorlarmış.

        En çok Kadıköyü seviyorlar.

        İş yaşamlarından kalan bütün zamanı müziklerine ayırıyorlar.

        İş ve müzik çakıştığında, öncelikli tercihleri müzik oluyor.

        Sistemin çarkında hissetmeyi sevmiyorlar. Klişelerden nefret ediyorlar.

        Uçak yolculuklarından hoşlanmıyorlar.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Arıkan: Mekke Anlaşması'nı bu haliyle kabul etmeyeceğiz

        Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili, "Biz Saadet Partisi olarak böyle bir sorumluluğu almayacağımızı, Mekke Anlaşması'nı bu haliyle kabul etmeyeceğimizi aziz milletimize ilan ediyoruz" dedi. (DHA...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ