Yazı mı, tura mı?
Kerem Akça, Kanal D Home Video'dan DVD'si çıkan "Şüphe"yi değerlendirdi
“Blind Chance”, “Rastlantının Böylesi” ve “Koş Lola Koş” ile gördüğümüz, karakterlerin aynı anı birden fazla kez değişik tesadüflerle yaşamasına odaklanan formül sinemada fazla kullanılmaz. Burada Scott McGehee-David Siegel ikilisi “Şüphe” ile bu geleneğin yamacına yanaşıyorlar. Brooklyn Köprüsü’nde ‘yazı mı, tura mı?’ sorusu ışığında canlanan bir şans denemesiyle, biri aksiyona, diğeri aile ziyaretine kayan çoktan seçmeli ‘aşk hikayeleri’ni harekete geçiriyorlar. Sektörde memuriyetleriyle tanınan ikilinin, 1993’ten beri ilk kez özlerindeki bağımsız ruha geri dönmesi adına keyifli bir deneme karşımızdaki. Ancak görsel açıdan ‘dijital sinema’ bilinçsizliğine ya da HD kullanma acemiliğine kapılınca yaratıcı çıkış noktasını değerlendirmekte sıkıntılar yaşıyor. Meraklısına bizde vizyon ve festival görmeyen Joseph Gordon-Levitt’li “Şüphe”nin (“Uncertainty”) DVD’si Kanal D Home Video etiketiyle raflara girdi.
Bizim yönetmen ikililerinden alışık olduğumuz genelde kardeşlik bağıdır. Ama bu tabuyu yıkan eşcinsel sevgililer Scott McGehee ile David Siegel, sinema piyasasında 20 senedir öyle ya da böyle ayakta kalmayı becerdi. Bunu da her açıdan yorumlayabilirsiniz. Zira kariyerlerinin inişli çıkışlı olması uzun vadede ne bir ‘umut ışığı’ yakıyor, ne de bir ‘auteur parıltısı’ bulunduruyor. Aksine “Suture”ün (1993) Sundance ve Sitges’ten ödülle dönen, becerikli siyah-beyaz kara film ya da neo-noir mizanseni halen aranıyor.
Hikayeyi sabit tutup oyunculuklara yüklenen iki melodram onlara yaramadı
Belki de en çok Dennis Haysbert’e yarayan bu film sonrasında insani konuları bayat omurgalarla inceleyen ve genelde melodrama kayan bir işleyiş alışkanlığı servis ettiler. “Umut Mevsimi” (“Bee Season”, 2005), “Arada Kalan” (“What Maisie Knew”, 2012) örnekleri kolaycılıkla, bizi ilgilendirmeyen konularla ilişki kurmakla ve duygusallık hedefleriyle anılabilir. Ama onların derdi daha ziyade oyuncu yönetimini öne çıkarırken bir mizansen duygusundan öte zemindeki hikayeyi sabit tutmaktı. Onun katkısıyla da demode bir melodrama açılmak ana faktöre dönüşüyor.
Bu durum sürekli değişen teknik ekipleriyle ilişkiye olumsuz yansırken “Dipsiz”in (“The Deep End”, 2001) anne üzerinden yürüyen soluksuz ve mavi filtreli polisiye algısı halen akıllarda. Ancak yönetmen ikilisinin “Suture” cesaretinin yanına halen yanaşamadığı kesin. Seyirci ile ilişki kurmayı vaat etme adına Richard Gere’den Julianne Moore’a uzanan oyuncularla çalışmak onlar için araç değil amaca dönüşmüş durumda. Sanki McGehhe ve Siegel, yer yer ilişkilerinin kötü dönemine denk gelince, orijinal hikayeleri bir kenara bırakıp kişisel gayelerini öne çıkarıyorlar gibi.
Kieslowski, Tykwer ve Howitt’in kullandığı çekici bir formül
2009 tarihli “Şüphe” (“Uncertainty”) ise bu sorunları büyük oranda çözüyor. “Suture”ün ‘deneysel’ olarak da anılabilecek bağımsız ruhuna tutunuyor. Ama işinde tecrübesiz Rain Li’nin mağduru oluyor. Çinli oyuncu, görüntü yönetmenliğine ilk kez bu filmde HD ile geçerken, ne elindeki kopyayı renk düzeltmesine sokmak, ne de ham kurguyu işlemek peşinde gibi. Aksine çamur gibi görüntüler, çözünürlük sıkıntısı da yaşıyor. Bunun üzerine gerilla ruhlu hızlı zoom in’ler, sıçramalı kurgu ve paralel kurgu tekniklerinden beslenip ahenk oluşturamayan bir kurgu da eklenince görsel açıdan sorunlu bir eser canlanıyor.
Ancak McGehee-Siegel adına karşımızdaki en samimi ikinci eser. Zira Krzysztof Kieslowski, Peter Howitt ve Tom Tykwer’in uyguladığı, işini şanslara bağlayan ve birden fazla kader sunan formülü kullanıyorlar. Bunu Brooklyn Köprüsü’nün tepesinde ‘yazı mı tura mı?’ sorusuyla başlatıyorlar. Bu çıkış noktasının ardına ise Lynn Collins-Joseph Gordon Levitt ikilisi için iki aşk hayali yerleşiyor.
“Koş Lola Koş” etkisinden sonuç aldığını söylemek zor
Biri sarı, diğeri yeşil olan bu seçenekler bir anlamda bilgisayar oyunu estetiğini canlandırıyor. Kieslowski’nin “Blind Chance”ta (“Przypadek”, 1987) ana karakteri için uygun bulduğu treni kaçırmak veya kaçırmamak özelinden üç kaderiyle ya da Gwyneth Paltrow’un bunu “Raslantının Böylesi”nde (“Sliding Doors”, 1998) metro mizanseninde ikiye düşürmesiyle benzeştiriyor.
Tek fark ayrılan karakterlerin bir anlamda başka Kate ve Bobby’lerle, kıyafet değişimiyle bir arada olması. Bunların biri Kate’in ailesine kendini tanıtma düşüncesiyle, diğeri ise “İnternette Av” (“The Net”, 1995) tarzı bir gangster-aksiyon mizanseni ışığında canlanıyor. 105 dakika, fikir olarak ilginç dursa da ana bütün “Koş Lola Koş”un (“Lola Rentt”, 1998) albenisine, başyapıt çıkartan özenine asla yaklaşamıyor.
İkilinin kirlenmemiş bağımsız ruhları bu filmde var
HD’nin ucuz bütçe için kullanıldığı günler bir görsel acemilikle örülüyor. Karakterleri tanımayı bırakın, temposuna bile giremediğimiz süreç, finali ile tatmin etmenin peşine düşüyor. Ancak o noktada görsel açıdan bakınca en basitinden uyum kesmesinde bile sıkıntılar devreye giriyor.
Nihayetinde bu formüle tutunan “Şüphe”nin çok seçenekli bir aşk hikayesi sunarken, yönetmen zekasıyla kavrulduğu söylenebilir. Bu da bir izlenirlik, bağımsız ruh aşılıyor. “Suture”un kirlenmemişliğini, saflığını hatırlatıyor. Aradaki filmlerin gereğini ise sorgulamamızı sağlıyor. Bize kalsa McGehee-Siegel ikilisi için yol bu olmalı derdik ama onlar memurluk yapmak da zorunda para kazanmak için.
FİLMİN NOTU: 5.5
Künye:
Şüphe (Uncertainty)
Yönetmen: Scott McGehee, David Siegel
Oyuncular: Joseph Gordon-Levitt, Lynn Collins, Assumpta Serna, Ed Wheeler
Süre: 102 Dk.
Yapım Yılı: 2009