O tarihi an çok şeyi değiştirdi: "Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz!" sözlerinin hikâyesi
Sizi, 28 Ekim gecesine yani Atatürk'ün "Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz!" diyerek her şeyi değiştirdiği o geceye götürüyoruz. İşte her sene 29 Ekim'de kutlanan Cumhuriyet'in ilanının hikayesi...
Efendiler, görüyorsunuz ki Cumhuriyet ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı davet ederek onlarla görüşüp tartışmaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim. Çünkü, onların da aslında ve tabii olarak benim gibi düşündüklerinden şüphe etmiyordum. Halbuki o sırada Ankara'da bulunmayan bazı kişiler, yetkileri olmadığı halde, kendilerine haber verilmeden, düşünce ve rızaları alınmadan Cumhuriyet'in ilan edilmiş olmasını bize gücenme ve bizden ayrılma sebebi saydılar."
İşte o gece Türkiye'ye verilen Cumhuriyet sözü, 29 Ekim 1923 gününde tutuldu.
1921 Anayasası'na "Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir." hükmü eklendi. TBMM'de 158 üyenin katılımıyla Cumhuriyet'in ilanı kabul edildi.
En başından beri "Egmenlik kayıtsız, şartsız milletindir" inanışı artık bir ülkenin anayasası olmuştu.
Cumhuriyet ilan edildikten sonra cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlendi ve yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamı Mustafa Kemal Paşa'yı seçti.
Cumhuriyet'in ilk cumhurbaşkanı olan Atatürk, kürsüye yöneldi ve Türk milletine seslendi; "Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır."
İlk hükümeti kurmakla İsmet İnönü görevlendirilirken, Fethi Okyar da TBMM Başkanlığı'na seçildi. Türk halkı, 29 Ekim gecesi ve 30 Ekim günü Cumhuriyet'in ilanını kutladı. 26 Ekim 1924'te yayımlanan kararname ile Cumhuriyet'in ilanının 101 pare top atışı ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi.
TBMM'de teklifin 19 Nisan'da kabul edilmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana "Milli Bayram" olarak kutlanmaya başlandı.