Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Pınar Soykan...
Ana okul öğretmeniydi. Kocaeli'nde anaokulu öğretmenliği yaparken 1999'daki büyük deprem sonrası meslek değiştirdi.
Çevresindekilerin 'Boyun uzun, fiziğin güzel' demesiyle kendini Best Model of Turkey adlı modellik yarışmasında buldu.
Yarışmada ilk 16'ya kalması podyuma uzanan yolun kapısını açtı.

Mankenlik bir yere kadardı.
Her ne kadar mankenlik sürecinin en fazla olduğu ülkede yaşıyor olsa da hem kendine hem de mesleğine ihanet etmek istemeyerek podyumlardan aşağı inme zamanının geldiğine inandı.
Zaten kolunda iki altın bilezik daha vardı.

O altın bileziklerden biri her ne kadar deprem nedeniyle yaşadığı kötü deneyimden dolayı geri dönmek istemese de anaokulu öğretmenliğiydi.
Diğeri de eğitimini de aldığı çocukluk hayaliydi.
O hayalini gerçekleştirmenin peşine düştü.
Şarkıcılık.

İzmit Belediyesi Konservatuarı'na gitmenin yanı sıra özel dersler de almıştı.
O eğitimlerin karşılığını göstermenin vakti gelmişti.
İlk albümü 'Poker'di.
Sonrakiler 'Buğulu Gözler', 'Yokum Ben', 'Mesela', 'Yıkılmam' ve 'Üzülme'...

Müzik sektörünün içinde bulunduğu kriz Pınar Soykan'ı şirket sahibi yapmış.
Yapımcılar 'Albümünü kendin yap, bize getir. Biz albümüne logomuzu basalım. Karşılığında da şu kadar para ver' demişler.
Pınar Soykan da 'Albümümü ben yapacaksam şirket kurayım bari' demiş.
Soykan Production'u kurarak birbiri ardına albümlerini çıkarmış.
Şimdilerde ise genç meslektaşlarına yol açmaya hazırlanıyor.

Neden bir müzik şirketi kurdunuz?
Şirketin faaliyeti benim ilk albümüm ‘Poker' ile başladı. Şirketi kurmamın sebebi de şu oldu; bu işe başladığım zaman birçok firmaya gittim. Bildiğimiz firmalar... Sadece bir logo basmak için bile çok büyük paralar istediler. Onun dışında hiç bir işe karışmayacaklarını söylediler. 'Albümüne logomozu basarız, şu kadar da paranı alırız' dediler. Ben de eşimle birlikte kendi müzik şirketimizi kurmaya karar verdik. İyi de oldu. Benim albümlerimi çıkardıktan sonra da genç müzisyenlere destek vermeye karar verdim. Şimdilerdeyse iki meslektaşımın albümlerini hazırlıyoruz. Biri martta, diğeri nisanda çıkacak.

Kariyer hedefiniz nedir?
Her ne kadar bu dönemde zor olsa da elbette öncelikli hedefim kalıcı olmak. Benim asıl mesleğim ana okulu öğretmenliği ama şarkı söylemeyi çok seviyorum. Ve söylediğim şarkıların kalıcı olmasının peşindeyim.

Ana okulu öğretmenliğini neden bıraktınız?
1999'daki büyük depremden sonra bıraktım. O zaman İzmit'te yaşıyordum.

Kötü bir deneyim mi yaşadınız?
Evet ama bunu konuşmak istemiyorum. Lütfen anlayışla karşılayın.

Bir dönem mankenlik de yaptınız...
Bana hep 'Manken ol. Boyun uzun, fiziğin güzel' diyorlardı. Ben de anaokulu öğretmenliğinden sonra mankenlik yaptım. Ama mankenlikten önce Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda sekreterlik bir mağazada müdürlük yaptım. Sonra bir akrabamızın aracılığıyla bir ajansa girerek Best Model Of Turkey'e katıldım. Ardından da mankenliğe başladım. Çocukken İzmit Belediyesi'nin Konservatuarı'na gitmiştim, özel dersler almıştım. Yıllar sonra o yönüm tekrar ortaya çıkınca mankenlikten sonra şarkıcılığa yönelmeye karar verdim.

Az önce neden 'Bu dönemde kalıcı olmak zor' dediniz? Zorluğa neden olan etken nedir?
Tabii ki üretim. Ne yazık ki artık çok kalıcı şarkılar üretilmiyor. Şarkılar kalıcı değilse onları seslendiren nasıl kalıcı olsun? Bir tüketim çağında yaşıyoruz. Ve her şey gibi şarkılar da çabuk tüketiliyor. Çabuk tüketim de şarkı yapanların şevkini kırıyor. Bir yılda hazırlanan bir şarkının ömrü bir kaç aylık olunca üretimde bulunanların hevesi kırılıyor. O heves kırılması da şarkıların niteliğine yansıyor. İşte bu nedenden dolayı günümüzde eski şarkılar müzik sektörünün kurtarıcıları oldu. Ben seslendireceğim yeni bir şarkının yüksek niteliğe sahip olması için o kadar çok araştırıyorum ki. Bu da hem zaman kaybına hem de yüksek paralara mal oluyor.