"Şimdi olsa örtünür müydüm bilmiyorum"
Yeni Şafak Yazarı Ayşe Böhürler, Gazete HABERTÜRK'ten Kutlu Esendemir'e konuştu
Kutlu ESENDEMİR - GAZETE HABERTÜRK / HT PAZAR
İslamcı camianın aykırı kalemlerinden Ayşe Böhürler, örtünmeye 1980 darbesinden sonra tam 22 yaşında karar vermiş. İstanbul Üniversitesi
Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu mezunu Böhürler, medyaya 1995
yılında adım atmış. Şu anda Yeni Şafak’ta yazan Böhürler, Kanal 1’de, Vivet Kanetti ve Özlem Gürses’le birlikte “3Yüz” adlı bir program yapıyor.
Ayşe Arman’ın tesettüre bürünüp Reina’ya, mini etek giyip Fatih’e gitmesini nasıl buldunuz?
“Deneysel gazetecilik” diyebiliriz herhalde. İlginç izlenimlerine katıldığım ve katılmadığım yerler oldu. Ama çok iyi takip ettiğim söylenemez. Buradaki insanlarla onlar gibi görünerek bir buluşma sağlayabildiyse ve onları anlayabildiyse ne ala. Yok buluşamayıp kendi mahallesinin kızı olarak kaldıysa, “Boşuna gayret” demek isterim. Ki okuduğum izlenimler buluşamadığını gösteriyor.
Ya dış görünümü?
Dış görünümü değiştirmek, insana hakikati kavrama imkanı sunamıyor. Hakikati
bulmak, başka gayret, istek ve yetiler ister. Deneysel gazetecilik ise elbette yüzeysel gözlemlerin ötesinde hakikati sunamaz. Pakistan’daki dansçı kızlar ve
Kırmızı Işık Sokağı üzerine yazılan bir kitabı anlatmıştı bir arkadaşım. Yazar, üç yıl onlarla birlikte yaşamış. Ama üç yıl boyunca orada yaşadıklarını, gözlem olarak yine de dışarıdan birisi olarak aktarmış.
Gazetenizden “Ayşe Hanım türbanınızı çıkartıp Erzurum’u, Sivas’ı, Çankırı’yı dolaşsanız, türbanınızla da Ankara’da, İstanbul’da kamusal alanlara girmeyi deneseniz” deseler, bu öneriyi nasıl karşılardınız?
Gazetecilikte anlamak için meseleye vakıf olmak önemlidir elbette. Ama konuya vakıf olmak için illa içinde yaşamaya gerek yok. Zaten son örnek de bunu göstermiyor mu? Bir cinayet haberini yapmak için de herhalde katil ya da polis olmamız gerekmiyor. Deneysel gazetecilik tarzı Ayşe Arman’a uygun. Bana
göre değil. Yüzeysel kavrayışların insana bir şey kazandırmayacağına