İnsanlar neden kesici alet taşıyor?
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda güvenlik kontrolü sırasında dün de pek çok kişinin üzerinden bıçak, tirbuşon gibi aletler çıktı.
Bülent GÜNAL - Özge EĞRİKAR / AHT
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı güvenlik kontrol noktasında, 10 ay içerisinde ele geçirilen ve önceki gün sergilenen suç aletleri dudak uçaklattı. Sergilenen 1575 malzemenin içinde neler yoktu ki? Bıçak, çatal, biber gazı, makas, kalem görünümlü bıçak, tirbuşon, tornavida, pense, neşter, falçata... İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, ele geçirilen aletlerin vatandaşlardan zorla alınmadığını söyledi: “Bina girişinde suç teşkil eden bir eşyayı özel güvenlik teşkilatı bulduğu zaman polise teslim ediyor. Soruşturma başlatılıyor. Suç teşkil etmeyecek eşyaları ise alıkoyuyor. Suç olmasa bile içeride tehlike oluşturabilecek çakı, makas gibi aletler de alınıyor. Görevliler, binaya bu aletlerle girilemeyeceğini belirtiyor. Onlar da gönüllü bırakıyorlar. Bu eşyalar unutulan eşyalardır. 1575 adet aletin yarısı suç teşkil ettiği için polise teslim edilmiştir.’’ Peki, vatandaşlar adliyeye giderken yanlarında neden bıçak, makas, tornavida hatta biber gazı taşıyor? Adliye binalarında yaşanan adli olaylar mı bu durumu tetikliyor?
'Adliye binalarında güvensizlik durumu hâkim'
Bekir Selçuk (Emekli Başsavcıvekili)
"BU tip kesici aletlerle adliyeye gelinmesi, genellikle hasımlı davalar dediğimiz cinayet, adam öldürmeye teşebbüs, gasp gibi suçlarla ilgili yargılamalarda karşılaşılan bir durum. Bu davaların tarafları ya kendilerine bir saldırı olmasından endişe ederek, savunma amaçlı olarak bu aletleri yanlarında getiriyorlar. Ya da yargılamaların uzamasından kaynaklanan bir intikam duygusu ile geliyor olabilirler. Yargılama çok uzadığı ve kısa sürede sonuç alınamadığı için intikam duygusuyla, saldırma amaçlı olarak bu aletleri yanlarında getiriyor olabilirler. Sonuçta, adliye binalarında bir güvensizlik durumu söz konusu."
'Ya saldırmak ya da saldırıdan korunmak için taşıyorlar'
Nur Yaycıoğlu (Psikolog)
"KORKUNÇ bir tablo bu. Çünkü sergilenen bu aletler insanların hukuka ne kadar güvendiğini gösteriyor. Adliyelerde sürekli olaylar yaşanıyor. Uzayan davalar, adaleti kendi verme isteği, saldırganlık kültürü, kendini koruma ihtiyacı... Hepsi çıkan bu fotoğrafı tamamlıyor. Başka ülkelerde hiç kimse adliye binasına bıçakla, çakıyla, biber gazıyla gitmeye cesaret edemez. Peki bizde neden var? Saldırganlık kültürü ağır basıyor. Kurban keser gibi insan kesiyoruz. Bıçakla okul sıralarında tanışanlar, yetişkin olduğunda silaha sarılıyor. Saldırgan, aciz, korkak ve korkan insanlar bu aletleri taşıyor."
'Adalete güvenmeyen insanlar bu aletleri üzerlerinde bulunduruyor'
Dr. Ayhan Akcan (Psikiyatr)
"ADALET Sarayı'na bile çakıyla, makasla, bıçakla gitmenin altında kendini güvende hissetme duygusu yatıyor. En azından her 3 kişiden 1 kişi için bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu insanlar kendilerini emniyette hissetmiyor. Adaletin çözüm alanı olduğunu hissetmeyen, polise, jandarmaya, hukuka güvenmeyen insanlarda kendilerini koruma algısı var. Güven duygusundan eksik olan insanlar evlerinde, işyerlerinde, arabalarında mutlaka kendilerini korumaya yönelik bir alet taşıyor.
Bu aletler sayesinde de eksik olan güven duygusu tamamlanmış oluyor. O alet yanında olmadığında kişi kendini çıplak hissediyor ve adliye binasına girerken alınacağını bile bile yine de o aletleri yanında taşıyor."
'Şiddet eğilimliyiz ve öfke kontrolü yapamıyoruz'
Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver (Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğr. Üyesi-Sosyolog)
"ASLINA bakarsanız ortaya çıkan bu tablo yeni bir şey değil. Şiddet eğilimli ve öfke kontrolünü yapamayan bir toplum olduğumuz ortada. Bu en tepedeki insanların verdiği demeçlerde de ortaya çıkıyor. Gerisini siz düşünün. 18 yaşındaki bir gencin içki alması yasak ama pompalı tüfek alabileceği gibi bir gerçeğimiz var. Adliye binasına girerken o aletlerin insanların yanında olmasına gelince. Nasıl ki bazı insanlar için cüzdan, çanta bulundurması doğalsa; bazı kişiler için de çakı, bıçak bu kadar doğal. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, adliye binaları içinde ve hemen önünde adli vakalar, yaralamalar, cinayetler eksik olmuyor."
'Duruşmaya intikam almak için gelen taraflar var'
Avukat Volkan Dülger (Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğr. Üyesi)
"VATANDAŞIN çoğunda çakı taşımak gibi bir alışkanlık zaten var. Ancak adliyeye sokulmaya çalışılan tüm aletlere bakıldığında başka bir tablo ortaya çıkıyor. Genellikle cinayet, tecavüz, gasp gibi davalarda, birbirine husumeti olan insanlar intikam almak için duruşmalara gelebiliyorlar. Ya da saldırıya uğrayabileceklerini düşünerek kendilerini koruma güdüsüyle yine bu tarz aletlerle adliyeye geliyorlar. Bu insanlar için yargılama kısa sürede sonuçlansa ve ağır ceza verilse bile yeterli olmuyor.
Sonuçta eksik ceza tayinleri yapıldığında da iş çığrından çıkıyor."
İŞTE YANINDA KESİCİ ALET TAŞIYANLARIN NEDENLERİ:
'Şarap içtiğim için yanımda tirbuşon oluyor'
Tarık Göçer (Üzerinden tirbuşon çıktı)
"Üzerimden tirbuşon çıktı. Şarap içtiğim için yanımda taşıyorum. O yüzden anahtarlığıma taktım. Her güvenlik kontrolünde yakalanıyorum. Ama şaraptan da vazgeçemiyorum. Bunun insanlara zarar vermemle bir alakası yok. Sadece kullanma gereği duyduğum için anahtarlığıma her zaman takılıdır. Arkadaşlar Adalet Sarayı'nın güvenliğini sağladığı için kendilerine kızmıyorum. Yaptıkları işi takdir ediyorum. Kesinlikle de Adalet Sarayı'na giren insanların aranmaları gerektiği kanısındayım. Herkes masum olmayabilir."
'Burası İstanbul, üzerimde ekmek bıçağı taşımam normal'
Şükriye Şahin (Üzerinden ekmek bıçağı çıktı)
"Aramalar sırasında üzerimden ekmek bıçağı çıktı. Burası İstanbul efendim. Ekmek bıçağı taşımam da gayet normal. Ekmek bıçağı sadece ekmek kesmek için kullanılmaz. Başkasının canına bir kastım yok. Güvenliğim söz konusu olduğu için yanımda bulunduruyorum."
'Çakı bulundurmak sünnet'
Şenol Alptürk (Üzerinden çakı çıktı)
"Kontrol sırasında üzerimden çakı çıktı. Çakı taşımak sünnettir. Peygamber efendimizin sünnetidir. O da buna inandığı için yanında taşırdı. Başbakan bile taşıyor. Bunun dışında başka bir amacım yok. Kendimi korumama gerek yok. Çünkü yapılı bir insanım. Her şeyin üstesinden gelebilirim. Giriş çıkışlarda çakının sürekli alınması, sonra geri iade edilmesi biraz canımı sıkıyor. Ama adliyenin güvenliğinden de memnunum. Her seferinde güvenliğe takılıyorum."
'Bıçağımın hatırası var'
Şükran Misci (Üzerinden bıçak çıktı)
"Üzerimde bıçak vardı. Tek yaşıyorum. O yüzden taşımak istiyorum. Ayrıca kardeşimin hatırası. Bu zamana kadar ihtiyaç duymadım. İnşallah bundan sonra da duymam. Güvenliğe kendim çıkarıp teslim ediyorum. Çıkışta iade ediyorlar."
'Garsonum tirbuşon işim gereği'
Muharrem Polat (Tirbuşon çıktı)
"Üzerimden tirbuşon çıktı. Garsonluk yaptığım için yanımda bulunduruyorum. İşim gereği kullanıyorum. İnsanlara kastım yok."
'Güvenliğim için biber gazı taşıyorum'
Özlem Güven (Biber gazı çıktı)
"Biber gazı taşıyorum. Güvenlik amaçlı bulunduruyorum. Bu zamana kadar hiç kimseye sıkmadım. Güvenliğin almasına da bir şey demiyorum. Çünkü burası adliye ortamı. Her an her şey olabiliyor. Adliyede işlerimi hallettikten sonra zaten geri iade ediyorlar."