Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Osmanlı İmparatorluğu, Kaptan-ı Derya, İnebahtı, Murat BARDAKÇI

        Tarihimizin en büyük deniz yenilgisini, bundan 441 yıl önce bugünlerde almıştık. Batı Akdeniz’deki İnebahtı bölgesinde yaşanan deniz muharebesinde gemileri batan askerlerimiz karaya çıkıp canlarını kurtarmaya çalışırlarken birçoğu teslim olmalarına rağmen müttefik Hristiyan donanmasının askerleri tarafından öldürülmüşler, hattâ bu cinayetler “kurşun masrafı olmasın” diye mızrakla işlenmişti.

        Denizcilik tarihimizin en büyük yenilgilerinden olan 1571’deki İnebahtı deniz savaşında gemileri batan askerlerimiz karaya çıkıp canlarını kurtarmaya çalışırlarken birçoğu teslim olmalarına rağmen müttefik Hristiyan donanmasının askerleri tarafından öldürülmüşler, hattâ bu cinayetler “kurşun masrafı olmasın” diye mızrakla işlenmişti.

        HAÇLI BİRLİĞİ KURULDU

        Osmanlı İmparatorluğu 1570 yılında fetih amacıyla Kıbrıs’a asker çıkartınca, Venedik, başta Papalık olmak üzere diğer Avrupa devletlerinden yardım talep etmiş, 25 Mayıs 1571’de Papalık, İspanya ve Venedik’in katılımıyla bir “Haçlı birliği” kurulmuştu. Daha sonra İspanya Kralı İkinci Filip’in gayrimeşru kardeşi Don Juan’ın komutasında bir Haçlı donanması da oluşturulmuş ve donanma Osmanlılar’ın üzerine hareket etmişti.

        DONANMA İNEBAHTI’NDA

        Kıbrıs’a Kaptan-ı Derya Müezzinzâde Ali Paşa’nın kumandasında asker ve mühimmat taşıyan Osmanlı donanması, Haçlı gemilerinin yolunu kesmek için Akdeniz’e yelken açtı ve kışı geçirmek için İnebahtı Körfezi’ne demirledi. Haçlılar, Kefalonya’ya geldikleri zaman Magosa’nın Türkler’in eline geçtiğini haber almışlardı. Kısa bir tereddütten sonra Türkler’le “Lepanto” dedikleri İnebahtı‘da karşılaşmaya karar verdiler ve Osmanlı donanmasını deniz muharebesine zorladılar. Düşmanın yaklaşmakta olduğu haberi üzerine harp meclisi toplandı. Kaptanlardan biri ve tecrübeli bir denizci olan Kılıç Ali Paşa, asker ve gemi eksikleri bulunduğunu söyleyip körfezden çıkılmamasını tavsiye etti. Ama, denizcilik geçmişi bulunmayan Müezzinzâde Ali Paşa bu görüşe karşı çıkarak, “padişahın emrinin düşmanla savaşmak” olduğunu söyledi ve donanmayı 55 kilometre kadar batıya sevketti. Her iki donanma, 1571’in 6 Ekim’inde, Curzolare Adası yakınlarında karşılaşıp savaşa tutuştu. Asıl muharebe ise İnebahtı önlerinde 7 Ekim’in öğle saatlerinde başladı ve Haçlılar, üç saat süren savaştan büyük bir zaferle çıktılar.

        30 GEMİYİ KURTARDI

        İnebahtı’da Osmanlı donanmasının büyük kısmı yokoldu, 190 kadar Türk gemisi ya battı veya Haçlılar’ın eline geçti ama Uluç Ali Reis, gece karanlığından istifade ederek yaptığı bir manevrayla 30 gemiyi kurtarabildi. Kaptan-ı Derya Müezzinzâde Ali Paşa’nın yanısıra yüzlerce komutan ve 20 bin kadar askerimiz şehid olmuş, 3 bin 845 denizcimiz de esir düşmüştü. Ölü sayısının bu kadar çok, esir sayısının ise az olmasının sebebi Haçlılar’ın denize düşen veya teslim olan askerlerimizin çoğunu esir almak yerine öldürmeyi tercih etmeleriydi. Hattâ kurşun harcamaya bile kıyamamış ve denize düşmüş olan askerlerimizi mızraklarla şehid etmişlerdi. Bozgunun sebeplerinden biri, Osmanlı donanmasının sağ kanadındaki gemilerde bulunan bazı askerlerin muharebe sırasında can havliyle denize atlayıp karaya kaçmaya çalışmalarıydı. Bu durum, Kılıç Ali Paşa’nın “sığ sularda savaşmak iyi değildir” şeklindeki tavsiyesinde ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkartmıştı.

        ŞEYHÜLİSLÂMDAN FETVA

        Firarların daha sonraki muharebelerde de yaşanmasının önüne geçilmesi için zamanın şeyhülislamı Ebussud Efendi’den fetva alındı. Fetvada “Muharebede düşmandan kaçmayıp telef olanlar şehiddirler ama gerek kaçarken denize düşüp boğulanlar, gerekse de kurtulanlar hem bu dünyada, hem öteki dünyada Allah’ın gazabına müstahak olacaklardır” deniyordu.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ