Yaşlılara kim bakacak?
3 milyon bakıma muhtaç yaşlıdan 30 bini hizmet alıyor.
Aykan ÇUFAOĞLU / ANKARA
Yılda 250 yaşlı sokağa atılıyor
HABERTÜRK, dünkü manşetinde 'Yaşlıya saygı yalan çıktı' başlığıyla Türkiye'de çoğu fiziksel ve psikolojik şiddet gören 3 milyon bakıma muhtaç yaşlı olduğunu duyurdu. Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü araştırmasına göre muhtaç yaşlıların çoğunun fiziksel-psikolojik şiddet gördüğü, 800 bininin bunama hastası ve sadece 30 bininin profesyonel hizmet aldığı ortaya çıktı. Yılda 250 yaşlının da sokağa atıldığının saptandığı araştırma üzerine Diyanet İşleri Başkanı Görmez, iki hafta önce dile getirdiği çağrısını Habertürk aracılığıyla yineleyerek, "Ey Türk milleti gelin her evi huzurevi yapalım. İçinde yaşlısı ihtiyarı olmayan, içinde annesi babası olmayan, içinde dedesi ninesi olmayan bir ev huzurlu ev olmaz" dedi. Türkiye'deki yaşlıların bakımı polemik konusu oldu.
'Öncelik kişiyi evlerinde desteklemek'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aylin ÇİFTÇİ:
ÜLKEMİZDE 65 yaş üstü nüfusun tüm nüfusa oranı 2011 yılı sonu itibari ile yüzde 7.34. 2050 yılında bu oranın yüzde 22'yi bulması bekleniyor. 2013 yılı içerisinde gerçekleştirilmesini planladığımız öncelikli 10 eylemin hayata geçirilmesini amaçlıyoruz. Bunlar: 'Kurum bakımı dışında kalan yaşlılara yapılan ödemelerin miktarı artırılması, Yaşlı Veri Tabanı oluşturulması, yaşlılara yönelik evde bakım hizmet modelinin tanımlanması, evde bakım hizmeti verenlerin eğitimi, ev ortamında yaşlıya bakan aile üyesinin sosyal, psikolojik ve ekonomik yönden desteklenmesi, nesiller arası iletişim ve ilişkinin geliştirilmesi amacıyla sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesi, bakım hizmetinin ve bakım hizmeti verenlerin mesleki standartlarının belirlenerek bu standartlara uygun eğitimler verilmesi ile nitelikli yaşlı bakım elemanı istihdam edilmesi.' Birinci önceliğimiz ise kişiyi bulunduğu yer ve ortamda desteklemek. Yani yaşlılarımıza aileleri ile birlikte kendi evlerinde iken hizmet vermek bizim için en ideali.
'Genç nüfus artarsa bakımevine ihtiyaç kalmaz'
Sakarya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa ARSLAN:
YAŞLI nüfusumuz son derece artış gösteriyor. O nedenle öncelikle genç nüfusumuzu artırmalıyız. Genç nüfus artarsa bakımevlerine ihtiyaç kalmaz. Yaşlı insana kendi çocukları bakar. Biri bakmazsa diğer bakar. Tabi bu durumda çocuklara verilen eğitim de çok önemli. Çocuklar hem manevi değerlerle hem de tıbbi temel bakım bilgileriyle yetişmeli. Öte yandan huzurevlerinin sayısı da kamu eliyle artırılmalı, çalışanların da psikolojik destekle iyi yetiştirilmeleri gerekiyor.
'Doğu ve Güneydoğu insanı evinde bakıyor'
Türkiye Özel Huzurevleri ve Bakımevleri Derneği Başkanı Yardımcısı ve Doğa Bakımevi Grubu Kurucusu Gürkan ATAKAN:
Güneydoğu ve Doğu bölgelerindeki insanlar her ne olursa olsun yaşlısına evde bakmayı tercih ediyor. Bu da söz konusu yaşlının aslında profesyonel destek almadığı için yaşam kalitesini düşürüyor. Türkiye'deki yaşlı bakım merkezlerinde Doğu profili genele göre yüzde 2 civarında. Bu yüzde 2 de Doğu'dan İstanbul'a gelip, çevresine bakım merkezinde değil yaşlısıyla bir yakınının yanında kaldığını söylüyor. Türkiye'de 2025 yılı için 8 milyon civarında bakıma muhtaç grup bekleniyor. Şimdiden önlem alınmalı.
'4 yılda iki kişi huzurevine başvurdu'
Diyarbakır Halk Sağlığı Genel Müdürü Dr. Fatih Mehmet Aslan:
DİYARBAKIR'da son dört yılda huzurevine başvuru sayısı sadece 4 kişi oldu. İkisi için başvurudan vazgeçildi. Kalan iki yaşlı ise çevre illere yönlendirildi. Diyarbakır'da 2006'da hizmete giren huzurevi, barınacak yaşlı bulunmayınca 2007'de kapandı ve Zihinsel Engelli Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'ne dönüştürüldü. Çünkü Diyarbakır'da yaşlılara genelde evde bakılıyor. Bakımı yapan kişi de devletten evde bakım ücreti alıyor. Bu durum tabi Diyarbakır'ın geleneksel yapısından kaynaklanıyor. Çünkü Diyarbakırlı "Yaşlımı huzurevine verirsem çevrem bana ne der?" endişesi taşıyor. Ancak yavaş yavaş düşünce yapısı da değişiyor.
'Yaşlılar evde yaşlanmak istiyor'
Sakarya Üniversitesi Yaşlı Bakım Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ali KUZU:
GELİŞMİŞ ülkelerin en büyük problemidir. Türkiye'nin 20 yıl sonra nüfusunun yüzde 20'si yaşlı olacak. Yaşlılar huzurevinde kalmak istemiyor, evde yaşlanmak istiyor. O nedenle evde bakım yapılmalı. Yaşlıların ihtiyacına göre her gün, haftada ya da ayda bir mi bakıma ihtiyacı var, bunların tespit edilip bakım işlemlerinin planlı yapılması gerekiyor.
'Yaşlı bakımını nitelikli kişiler yapmalı'
Huzurevleri Kurma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ertuğrul SALICI:
Kamu zaten tek başına sorunlarla başa çıkamaz. Aile çekirdeğe doğru küçülmeye başladıkça yaşlı insanlar yalnız kalmaya başladı. Yaşlılara bakım için verilen kamu hizmeti de yetersiz kaldı. Belediyelerin evde yaptığı bakım hizmetleri çok olumlu. Yaşlılara olabildiğince evde bakılmalı ama tedavi boyutuna ulaşılınca bakımı evde yapmak sağlıksızlığa ve çok pahalıya mal oluyor. Gelecekte yaşlı nüfus arttıkça hem kamu hem de özel eliyle çok çeşitli çözümler sunulmalı. Bakım hizmetini icra edenlerin de psikolojik desteğe ihtiyacı var. Yaşlı bakımı hasta bakımından farklı, o nedenle konusunda nitelikli kişiler bakımı yapmalı.
'Devlet sorumluluk almalı'
ODTÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız ECEVİT:
Yaşlı bakımı sosyal politika meselesidir. Devletin sorumluluk alması gerekir. Hastanelerden bakım evlerine kadar kurumsal yaşlı bakımına devletin yatırım yapması gerekir. Hasta olmayan ama ilgi ve sosyal ortama ihtiyacı olan yaşlılara çeşitli kulüpler açılmalı. Çünkü söz konusu kurumsal yapılar Türkiye'de maalesef olumsuz etiketlendi. Konuyu çocuk bakımı olarak ele almalıyız. Yaşlı kişiler yalnız bırakılmamalı. Batı şehirlerinde huzurevlerinde kalan sayısı Doğu bölgelerine göre daha yüksek. Bunu hem gelenek hem de maddi imkanlar etkiliyor. Ancak uzman bakımı gerektiğinde evde bakım yerine merkezler tercih edilmeli.