Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İHA

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, sporcuların ve kas yapmak isteyenlerin kullandığı protein tozunun çok tehlikeli olduğunu söyledi.

"PROTEİN TOZLARI ÖLÜM SAÇIYOR"

Karatay, özellikle spor salonlarında insanlara önerilen protein tozlarının ölüm saçtığını, sağlıklı bir şekilde protein almanın birçok yolu olduğunu belirtti.

İHA'nın haberine göre; Karatay, en doğal ve en ucuz proteinin yumurta olduğunu anlattı. Yumurtada bulunan proteinin değil, sporcuların kullandığı protein tozunun zararlı olduğunu aktararak, "Yumurtanın beyazında 9 tane amino asit vardır. Esansiyel amino asitlerdir bunlar. Vücuda mutlaka girmesi lazım. Sarısında da omega 3, omega 6 vardır. Kolin denilen bir madde var ki; kolin beyinde uyarıcı dediğimiz en önemli kimyasallardan biri olan asetilkolinin ana maddesidir. Bunların doğal olarak vücuda girmesi lazım. Yumurta hiçbir zaman sarısıyla beyazıyla tehlikeli değildir. Zararlı olan protein tozudur" diye konuştu.

"YAĞ İLE PROTEİN DOĞAL OLACAK VE VÜCUDA BİRLİKTE GİRECEK" 

İnsanların yumurtayı yanlış tükettiğine dikkati çeken Karatay, yağ ile proteinin vücuda birlikte girmesi gerektiğini söyledi. Karatay, "Ancak yumurta çok haşlandığı zaman, yumurta kavrulduğu zaman trans yağlar meydana geldiği için tehlikelidir. Çok haşladığımız zaman biliyorsunuz ki sarının etrafında yeşil bir şey olur. İşte o artık yumurta değil zaten. Ağzınıza attığınızda dağılır. O sarı tehlikelidir. Maalesef bugün bütün atletlere, bütün sporculara, gençlere vücut yapabilsinler diye yalnız yumurtanın beyazı verilmektedir. Çok tehlikelidir. Yumurtanın beyazını yemesinler. Atletlere, onları yetiştirenlere söylüyorum. Çünkü protein tamam, çok iyi. Vücuda protein girecek. Vücuda yağ girmezse, yani yumurtanın sarısıyla birlikte yağ girmezse, o proteinin vücuda zararı var. Onun için yağ ile protein doğal olacak ve vücuda birlikte girecek."

KALP KRİZİNE NEDEN OLABİLİR

Karatay, dünyada yapılan araştırmalar sonucunda protein tozunun tehlikeli olduğunun kanıtlandığını dile getirerek sözlerine şu şekilde devam etti: "Yapılan araştırmalar gösterdi ki; protein, yağ ile birlikte vücuda girdiği zaman proteinin vücutta kullanımını o yağ hızlandırıyor. Çok daha güçlendiriyor. Vücut yapanlara ve yaptıranlara söylüyorum. En tehlikelisi protein tozlarıdır. En tehlikelisi sporculara 'adale yapacağım' diye verilen protein tozlarıdır. Trans yağ doludur. Bundan tamamen uzaklaşmak lazım. Hatta ithalini bile yasaklamak lazım. Çünkü trans yağlar vücudu geliştiriyor diye spor salonlarında sunuluyor. Güya kontrol altında. Protein tozu adaleyi büyütüyor. Kalp de bir adale. Kalbi de büyütüyor. Onun için de kalp krizi geçiriyor genç yaşta sporcularımız.

 



Prof. Dr. Canan Karatay’ın katıldığı bir söyleşide “Aşıların içinde alüminyum ve cıva var. Eskiden cıva vardı şimdi daha ucuz diye alüminyum kullanılıyor. Biliyorsunuz, alüminyum Alzheimer sebebidir. Onun için D vitamini en güçlü aşıdır” demecine Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı  tepki geldi. Ceyhan: “Akademik unvan taşıyan ancak konunun uzmanı olmayan kişilerin konuşmaları nedeniyle aşıyı reddeden aile sayısı 2016 yılında 10.000’ in üzerine çıkmıştır. Bu 10.000 çocuğun bir kısmının öleceğini tahmin etmek zor değildir. Yine bu sebeple boğmaca vakaları son üç yıldır belirgin bir şekilde artmaktadır. Karatay’ı, bilim ve akıl süzgecine davet ediyorum” dedi.

LÜLEBURGAZ'DAKİ AYKIRI KONUŞMA

Konuşmacı olarak 16 Aralık 2017’de katıldığı Lüleburgaz Belediyesi’nin ‘Aykırı Sohbetler’ söyleşisinde “Aşıların içinde alüminyum ve cıva var. Eskiden cıva vardı şimdi daha ucuz diye alüminyum kullanılıyor. Biliyorsunuz, alüminyum Alzheimer sebebidir. Onun için D vitamini en güçlü aşıdır. Bakın Kanada, domuz gribi zamanında ‘ben halkıma aşı yaptırmayacağım’ dedi ve bedava D vitamini dağıttı. Geçen hafta İngiliz Sağlık Bakanlığı çok önemli bir çalışma yayınladı ve bütün hamilelere ve doğurganlık yaşında olan kadınlara bedava D vitamini dağıttı. D vitamin eksikliğinden kısırlık oluyor. İyot eksikliğinden kısırlık oluyor” diyen Karatay’a cevap Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan geldi.

"KARATAY KARIŞTIRMIŞ" 

Karatay’ı, bilim ve akıl süzgecine davet eden Ceyhan şunları söyledi: “Kanada Sağlık Bakanlığı’nın web sayfasındaki grip aşısı önerileri var. Bizdeki gibi sadece risk gruplarına değil, 6 aylıktan büyük herkese aşıyı öneriyor. Hanımefendinin dediği D vitamininden hiç bahsetmiyor. Ayrıca Health Protection Agency’yi Sağlık Bakanlığı ile karıştırmış. Orada konu olan yazıyı yazan da, bir psikiatri hastanesinde çalışan, Dr. Cannell isimli bir hekim. O bile, istatistiksel anlamlı bir fark bulamamış, ayrıca vitamin D’nin vücutta depolandığını, vermeden önce vitamin düzeyine bakılması gerektiğini söylüyor. Değerlendirme yazısında da, güneş gören ülkelerde vitamin D zehirlenmesine daha da dikkat edilmelidir diyor.”

AŞI REDDİNDE CİDDİ ARTIŞ 

Bilindiği üzere aşılama yaklaşık 230 yıldır bütün dünyada uygulanan, milyonlarca ölümü engelleyen, bazı hastalıkları ortadan kaldıran en etkili ve ucuz sağlık koruma yöntemidir. Ne yazık ki son zamanlarda aşının içerisinde cıva bulunduğu ve aşı içerisinde yer alan çok düşük düzeydeki alüminyumun Alzheimer hastalığına yol açtığı gibi bilimsel gerçeklerden uzak ve kesinlikle doğru olmayan ifadeler yayın organlarında yer almaktadır.

Bütün dünyada, istisnasız bütün ülkelerde uygulanan aşıların zararlı olduğuna dair yapılan bu yayınlara konu olan kişilerin, aşı ile korunulan hastalıkların durumu, aşılama ile ne oranda engellendiği, aşılama olmazsa sonuçları konusunda eğitimi olmamaları üzüntü vericidir.

Aşılar sayesinde aşıyla korunulabilen hastalıklar en az yüzde 98 oranında azalmışken ve bazıları ortadan kalkmışken bu yayınlar neticesinde aşı reddinde ciddi bir artış gözlemlenmektedir. Örneğin, aşıyı reddeden aile sayısı 2011 yılında 183, 2013 yılında 913, 2015 yılında 5091 iken, 2016 yılında 10.000’ in üzerine çıkmıştır.

"GRİP SONUCU ÖLEN CİDDİ SAYIDA VAKA GÖZLEMLİYORUZ"

Aşı retlerinde akademik unvan taşıyan ancak konunun uzmanı olmayan kişilerin konuşmaları en büyük etkendir. Aşılama ile her yıl yaklaşık 14.000 ölüm engellendiği dikkate alınırsa aşılanmayan bu 10.000 çocuğun bir kısmının öleceğini tahmin etmek zor değildir.

Yine bunun neticesinde de bazı hastalıklarda artış gözlendiğini üzülerek izlemekteyiz. Örneğin bildirilen boğmaca vakaları son üç yıldır belirgin bir şekilde artmaktadır.

Nitekim kliniğimizde aşılanmadığı için pnömokok menenjitinden ölen ve sakat kalan vakalar yanında risk grubuna girdiği için grip aşısı olması gerekirken olmayan ve grip sonucu ölen ciddi sayıda vaka gözlemliyoruz.

"BİLİMSEL ANLAMDA YANLIŞ İFADELER İNSANLARIN ÖLÜMÜNE VE SAKAT KALMASINA NEDEN OLACAKTIR"

Ayrıca unutulmamalıdır ki hiçbir aşının etkinliği bireysel aşılamada yüzde 100 değildir. Aşıların bir hastalığı tam olarak önlemesi ancak toplumsal etkiyle olur. Yani bazı kişilerin aşılanmaması aşılanan kişilerin de aşıdan maksimum yarar elde etmesini engellemektedir. 

Bu konuşmaları yapan insanlar unutmamalıdır ki, bilgisizlikten veya başka bir nedenden kaynaklanan, bilimsel anlamda yanlış ifadeler bazı insanların ölümüne veya sakat kalmasına neden olacaktır. Bu nedenle bu kişilerin taşıdıkları bilimsel unvan ve vicdanlarını dikkate alarak, söylediklerini bir bilim ve akıl süzgecinden geçirmelerini, konunun uzmanı ve sorumlu bilim insanları olarak beklemekteyiz.”