Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Magazin Prof. Dr. Feriştah Alanyalı: Burası daha 10 - 15 başkan görür

        Birleşik Krallık'ın devlet bakanlarından Edward Bulwer-Lytton'ın da dediği gibi arkeoloji; sadece tarihin hizmetçisi değil, aynı zamanda sanatın koruyucusu.

        Bilindiği üzere Anadolu’nun tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapması nedeniyle ülkemiz, baştan aşağı zengin kere zengin bir açık hava müzesi.

        Peki o medeniyetlerden bize miras kalan tarihi eserlerden ve buluntulardan yeterince faydalanabiliyor muyuz?

        Ne yazık ki hayır…

        Kültürel mirasımıza ait sayısız eser ve buluntu, yıllar içinde yurt dışına kaçırıldı.

        Arkeolojiye yeterince önem vermediğimizden, arkeologlara uzun yıllar ‘Mezar kazıcısı’ gözüyle bakmamızdan dolayı tarihi mirasımızın olduğu yerler; hırsızlar tarafından talan edildi.

        Yurt dışına kaçırılan tarihi eser ve buluntularımız birçok ülkenin müzelerini süsledi / süslüyor.

        Zeus Sunağı, Berlin'de bulunan Pergamon Müzesi'nde sergileniyor.
        Zeus Sunağı, Berlin'de bulunan Pergamon Müzesi'nde sergileniyor.

        Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı, ülkemize ait eser ve buluntularımızın iadesi için oldukça kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Bu konuda da bugüne kadar yapılan başarılı çalışmalar sonucunda birçok tarihi eser ve buluntu ülkemize iade edildi.

        Ne var ki bu konuda alınacak daha çok yolumuz var.

        2023'te ABD tarafından iade edilen tunç boğa arabası.
        2023'te ABD tarafından iade edilen tunç boğa arabası.
        REKLAM

        Kültürel miraslarımızın tarih hafızamız için ne ölçüde kıymetli, ülkemizin tanıtımı ve turizm gelirine olan katkısının ne ölçüde yüksek olduğunun farkına varmamızla birlikte arkeolojiye olan bakış açımız son yıllarda iyiden iyiye değişti / gelişti.

        2020'deki arkeolojik çalışmalar.
        2020'deki arkeolojik çalışmalar.

        Devletin arkeolojik çalışmaların sayısını artırması ve yüksek miktarlarda ödenek ayırmasıyla birlikte arkeologlar ön plana çıktı.

        2021'deki arkeolojik çalışmalar.
        2021'deki arkeolojik çalışmalar.

        Bunun sonucunda arkeologlara duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte arkeoloji eğitimi veren üniversiteler, “Asıl istediğim bölümü kazanamazsam bir üniversiteye gireyim” mantığıyla değil, ilk tercihlerden biri olarak yazılmaya başlandı.

        En azından son 3 yıla baktığımızda arkeoloji çalışmalarının yüzde 40 arttığını görüyoruz. Bu da devletin bu bilim dalına gösterdiği ilgiyi gözler önüne seriyor.

        2022'deki arkeolojik çalışmalar.
        2022'deki arkeolojik çalışmalar.

        Ülkemizin eşsiz kültürel miras destinasyonlarından biri de şüphesiz Side Antik Kenti…

        • M.Ö VII. Yüzyıl…

        Antik Yunanlar tarafından yerleşim merkezi haline getirildi.

        • M.Ö VI. Yüzyıl…

        Pamfilya ile birlikte Lidya Krallığı'nın egemenliğine girdi.

        Lidya Krallığı’nın 547’de yıkılmasından sonra Perslerin hâkimiyeti altına girdi. Bu dönemde kentin kendisine ait sikkesi vardı.

        * Pamfilya... Aksu Çayı'nın doğusundan başlayarak Antalya'nın doğusuna kadar olan antik Likya Birliği ve Kilikya arasında kalan bölge.

        • M.Ö 334

        Kent, Anadolu seferinde Makedon Kralı Büyük İskender’e teslim edildi. Bir süre sonra Büyük İskender’in kurduğu sikke basım merkezlerinden biri oldu.

        Büyük İskender’in M.Ö 323’te ölümünden sonra Helenistik Dönem krallıkları arasında sürekli el değiştirdi.

        • MÖ III. Yüzyıl…

        Ptolemaios Krallığı'nın egemenliğine girdi.

        • M.Ö 215…

        Seleukos Krallığı tarafından ele geçirildi.

        Seleukoslar, Romalılar'a karşı açtığı savaşta yenik düşünce M.Ö 188’de yapılan Apameia Barışı'na göre Pamfilya ve Side Bergama Krallığı’na bağlandı.

        Side, bir süre sonra yeniden bağımsızlığına kavuştu. Bu dönemde de en parlak devirlerinden birini yaşadı.

        REKLAM

        • M.Ö I. Yüzyıl…

        Pisidya ve dağlık Kilikya bölgelerinde başlayan korsanlık faaliyetleri, Pamfilya ve Side’ye de sıçradı. Korsanlarla başa çıkamayan Sideliler, liman ve pazarlarını onlara açmak zorunda kaldı.

        • M.Ö 78…

        Romalı Konsül Publius Servilius’un bölgeyi korsanlardan temizlemesi üzerine Side, Pamfilya’nın diğer kentleri gibi Roma İmparatorluğu’na bağlandı.

        • M.Ö 25…

        Pamfilya bölgesi ve Side, doğrudan doğruya Roma İmparatorluğu'nun eyaleti haline getirildi.

        II. ve III. yüzyıllarda parlak bir dönem yaşayan Side'de IV. yüzyılda Hıristiyanlık yayılmaya başladı.

        V. ve VI. yüzyıllarda üçüncü ve son parlak zamanını yaşayan kent, Doğu Pamfilya Metropolitliği'nin başkenti oldu.

        IX. ve X. yüzyıllarda Arap akınlarıyla zayıf düşen kent, Bizans İmparatoru Konstantinos Porfirogennetos'un ‘De Thematibus’ adlı kitabında yazdıklarına göre yeniden korsanların gözdesi oldu. Arap gezgin İdrisi’nin 1150’deki kayıtlarında Side’yi ‘Yanık Antalya’ olarak tanımlaması, kentin o dönemde ne durumda olduğunu gözler önüne seriyor. Bu tarihten itibaren kentten başka yerleşim merkezlerine yoğun göç başladı.

        REKLAM

        • XII. Yüzyıl…

        Kent, tamamen boşaltıldı.

        • XIII. Yüzyıl…

        Tamamen boş olan Side’nin yer aldığı yarımada, Anadolu Selçuklu Devleti'nin hâkimiyetine girdi.

        • XIV. Yüzyıl…

        Yarımada, önce Hamitoğulları Beyliği, ardından da Tekelioğulları Beyliği'nin egemenliği altına girdi.

        Her iki dönemde de bölgeye yerleşim olmadı.

        • XIX. Yüzyıl…

        1895 - 1897 arasındaki Yunan isyanı nedeniyle adadan kaçan / uzaklaştırılan Giritli Müslümanlar, yarımadaya gelerek Selimiye Köyü’nü kurdu.

        Selimiye Köyü ile sonradan kurulan Kemer Köyü, 21 Aralık 1987'deki kararla birleştirilerek ‘Side’ adı altında belediye statüsü alarak beldeye dönüştürüldü.

        Birçok medeniyete ev sahipliği yapan, yerleşimin olduğu her dönemde bölgenin en önemli ticaret merkezlerinden ve limanlarından biri olan Side, böylesine bir geçmişe sahip olmasıyla ülkemizin önemli turizm merkezlerinden biri.

        REKLAM

        Antik kentte ilk kazı çalışması, Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim için Avrupa'ya gönderdiği ilk arkeologlardan Ordinaryüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından 1947’de başladı. Mansel, ekibiyle birlikte Side’de 22 yıl aralıksız kazı çalışması yaptı.

        Ordinaryüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel (1905 - 1975)
        Ordinaryüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel (1905 - 1975)

        Side Antik Kenti'nde kazı yapan diğer arkeologlar;

        • Prof. Dr. Jale İnan (1974 - 1976)

        • Dr. Ülkü İzmirligil (1982 - 2008)

        • Prof. Dr. Hüseyin Sabri Alanyalı (2009 -2018)

        • Prof. Dr. Feriştah Alanyalı (2019 - )

        Side’de dönemin yerel yönetimi ve Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planı’nın 2014’te onaylanmasıyla Antik kentteki imar dışı konutlar boşaltıldı.

        Parsel sahipleri, koruma imar planının öngördüğü ve koruma kurulunun onay verdiği projeler doğrultusunda, parselleri üzerinde yaşanabilir / kullanılabilir yapılar inşa edebiliyor.

        Böylelikle bir yandan hak kaybı olmaksızın bölgedeki günlük yaşam devam ederken bir yandan da açığa çıkarılıp koruma altına alınan kültürel miras unsurları yerinde sergileniyor.

        İlk kazı çalışmalarının başlamasının 75’inci yıl dönümü olan 2022’de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un talimatıyla ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 81 milyon TL ödeneğiyle kazı / araştırma / kurtarma çalışmaları daha da kapsamlı hale geldi.

        REKLAM

        Kasım 2022’den itibaren Bizans Konutları, Anıtsal Çeşme, Hamam Gymnasium Yapısı, Büyük Hamam, Liman Hamamı, Tapınaklar Bölgesi ve AA Bazilikası, Dionysos Tapınağı’nın da aralarında olduğu 14 ayrı noktada kazı ve onarım çalışmaları yapıldı.

        Bu yöndeki çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Anadolu Üniversitesi adına Prof. Dr. Feriştah Alanyalı başkanlığında devam ediyor.

        Ören yeri sınırını belirleyip ziyaretçiler için güvenli ve aydınlatılmış bir ziyaret güzergâhı oluşturuldu.

        Hem vatandaşlar hem de turistler aldıkları tek bir biletle hem antik kentin içini hem antik tiyatroyu hem de Side Müzesi’ni ziyaret edebilecek hale geldi.

        Sahip olduğu kültürel mirasıyla turizmde bir marka haline getirilmesine çalışılan Side, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin turizm markalarına yeni logosuyla dâhil edilecek.

        ‘Side Kültürel Miras Projesi’ kapsamında düzenlenen basın toplantısına Turizm Geliştirme Ajansı’nın davetlisi olarak gittiğim Side’de kültürel mirasımızın ne ölçüde kıymetli ve heyecan verici olduğunu yerinde görme imkânım oldu.

        REKLAM

        Prof. Dr. Feriştah Alanyalı’nın anlatımıyla antik kenti gezerken kültürel miraslarımızın ülkemizin tanıtım ve turizm gelirine olan katkısının ne kadar büyük olacağını bir kez daha gördüm.

        Antik kenti gezerken yaklaşık 3 bin yıl boyunca birçok medeniyete üye insanları; gözünüzde Bizans Konutları, Anıtsal Çeşme, Hamam Gymnasium Yapısı, Büyük Hamam, Liman Hamamı, Tapınaklar Bölgesi ve AA Bazilikası, Dionysos Tapınağı’nda canlandırmamak mümkün değildi.

        Prof. Dr. Feriştah Alanyalı’nın anlattıklarının eşliğinde hayali bir zaman yolculuğuna çıkmak bir hayli heyecan verici ve keyifliydi.

        Prof. Dr. Feriştah Alanyalı'nın "Kazı çalışmalarının daha ne kadar sürer?" şeklindeki soruma "Burası daha 10 - 15 kazı başkanı görür" şeklinde cevap vermesi Side Antik Kenti'nin ne ölçüde büyük ve kapsamlı bir arkeolojik değer olduğunu gözler önüne seriyor.

        Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side Antik Kenti'nin kazı başkanlığını yapmanın gururunu ve heyecanını yaşıyor.
        Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side Antik Kenti'nin kazı başkanlığını yapmanın gururunu ve heyecanını yaşıyor.

        SİDE ANTİK KENTİ İÇİN PLANLANAN ÇALIŞMALAR

        ‘Side Kültürel Miras Projesi’ adı altında yürütülen Side’nin antik tiyatrosu, Aspendos Antik Tiyatro gibi kültür ve sanatın buluşma adresi olacak. Antik tiyatro, belirli kurallar çerçevesinde konser, söyleşi, tiyatro, opera-bale gibi turizme de hitap eden kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Restorasyonun ardından antik tiyatroda, koruma kurulu ve uluslararası koruma ölçütlerinin verdiği izinler çerçevesinde Devlet Senfoni Orkestrası, Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Tiyatroları’nın projeleri sanatseverlerle buluşturulacak.

        Turizm amaçlı işletmelere kiralama amacıyla tahsis edilen ve hemen kıyıda yer alan tarihi yağhane yapısı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kültürel miras kütüphanesine dönüştürülecek. Türkiye’de bir ilk olacak olan projenin tamamlanmasıyla birlikte Side, Türkiye’nin en güzel manzaralı kütüphanesine kavuşacak.

        REKLAM

        Susam, tahin ve zeytinyağı gibi katma değeri yüksek olan tarım ürünleri, Side markasıyla öne çıkarılarak bölgenin hem kalkınması hem de sürdürülebilirliğine katkı sağlanacak.

        Side Müzesi’nde önümüzdeki günlerde müzenin tarihi kimliğine uygun şekilde bir tanzim - teşhir çalışması yapılarak müze ve müzenin hikâyesi ziyaretçilere anlatılacak.

        Antik kent merkezinden uzakta olmayan bir alan belirlenerek modern ama antik kent silüetiyle yarışmayan yeni bir müze de yapılacak.

        Apollon Tapınağı ve diğer anıtlar için ayağa kaldırma projesi hayata geçirilecek.

        Bakanlık, birinci derece arkeolojik sit alanındaki anıtsal yapılarda yürüteceği koruma ve restorasyon projeleriyle de bu çalışmaları taçlandırmış olacak.

        Böylece koruma ve kullanma dengesi çerçevesinde vatandaşlar kültürel miraslarla iç içe yaşayabilecek. Ayrıca, anıtsal yapılarda yürütülen çalışmalarla Side’ye olan ilgi ve turist akışı da hızlanmış olacak. Side tam anlamıyla bir kültürel miras destinasyonu haline gelecek.

        ‘Side Kültürel Miras Projesi’ basın toplantısına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Side Antik Kenti ve ülkemizdeki diğer tarihi alanların öneminin altını çizdi. Ersoy, yaptığı konuşmada konuyla ilgili olarak şunları söyledi: Biliyorsunuz, Bakanlık olarak bugüne kadar birçok kültürel miras projesine imza attık. Bu anlamda en çok yoğunlaştığımız destinasyonlardan biri de Antalya oldu. Hemen birkaç örnek vermek gerekirse; 2012 – 2014 yıllarında, Demre ilçemizdeki Andriake ören yerinde Bakanlık olarak yürüttüğümüz restorasyon ve düzenleme çalışmalarının ardından; 2015 yılında ören yerini, 2016 yılında ise oradaki antik liman deposunda oluşturulan Likya Uygarlıkları Müzesi’ni ziyarete açtık.

        2020 ve 2021 yıllarını “Patara Yılı” ilan ederek orada çok önemli restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları yaptık. Son 10 yılda yaklaşık 97 milyon lira kaynak kullanarak Patara’yı hem önemli bir kültürel miras destinasyonu haline getirdik hem de yaptığımız restorasyon çalışmalarıyla kültür varlıklarımızın korunmasını sağlamış olduk.

        Bunun yanı sıra TGA ve Go Türkiye platformu üzerinden yoğun, etkili tanıtım faaliyetleri yürüterek Patara’ya olan ilginin dünya çapında artmasını sağladık. Yapılan bu çalışmalarla, Patara’daki ziyaretçi sayısı 2018 yılında 114 bin 670 iken 2022’de 373 bin 752 oldu. Yani yaklaşık % 226 oranında ziyaretçi artışı kaydettik.

        Perge’de antik kent stadyumu, batı caddesi, anıtlar ve Helenistik kulelerin koruma ve restorasyon çalışmaları ile ören yerindeki çevre düzenleme çalışmalarımızdan bir bölümü tamamlandı, bir bölümü devam ediyor. Biz Perge’nin şehre yakın olmasının avantajlarını kullanmayı planlıyoruz. 9 Mayıs’ta Dünya Sürdürülebilirlik Kongresi’nin açılış galasını Perge Antik Kenti içinde, keyifli bir törenle gerçekleştireceğiz.

        Alanya’daki tarihi kalenin İçkale bölümünde; çevre düzenlemesi kapsamında engelliler için ulaşılabilir yollar, aydınlatma; Selçuklu Sarayı’nın ve İçkale kapısının restorasyonu; kazılarda bulunan çinilerin restorasyonu; sergilenmesi ile tüm surların Rölöve, Restitüsyon ve Restorasyon projesinin yapımı ve kale sur duvarlarının bir bölümünün restorasyonunu tamamladık.

        Alanya Kalesi’nde de bedesten gibi anıt yapıların yanı sıra çok sayıda evin restorasyonunu tamamladık ve ziyarete açtık. Ayrıca tüm alanda ziyaretçi dolaşımını sağlayan ahşap ve taş yollar ile gezi güzergâhı oluşturduk.

        Kızılkule - Tophane arasında kalan, Tersaneyi de kapsayan alanda liman surlarında restorasyon, Gemi ve Denizcilik teması ile düzenlemeler gerçekleştirdik ve ziyarete açtık. Tophane yapısının restorasyonunu tamamladık. Antalya merkez - Kaleiçi’nde; Şehzade Korkut Camii, Mevlevihane Müzesi, Tekeli Mehmet Paşa Camii ve tarihi Saat Kulesi gibi Antalya için simgesel yapılarımızı Bakanlık ve Valilik kaynaklarımızla restore ederek bu yapıları hem ziyarete açtık hem de birer sosyal ve kültürel etkinlik mekânı haline getirdik.

        Bu adımları atarken ki amacımız, Antalya’da turizmle bağlantılı bir kültürel miras koridoru oluşturmak; sürdürülebilir olarak kültürel mirasın hem korunmasını hem de turizmin içinde vazgeçilmez bir unsur, nitelikli bir turizm ürünü olarak yer almasını sağlamaktır.

        Böylelikle ihtiyaç duyduğumuz, 12 ay devam eden turizm hareketliliğini arzu ettiğimiz seviyelere çıkarmak adına önemli adımlar atmış oluyoruz.

        Bugün Side’deyiz. 1947 yılından bu yana devlet ve Bakanlık olarak var olduğumuz Side kazılarının 75. yılını kutladık. Burada, 1940’lı yıllardan bu yana, Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel ve Prof. Dr. Jale İnan’ın başkanlıklarında, önemli kazı çalışmaları yapıldı. Bugün de kazılarımız, Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Anadolu Üniversitesi adına Prof. Dr. Feriştah Alanyalı Hocamız öncülüğünde devam ediyor.

        Side, içerisinde barındırdığı anıtsal yapıların yanı sıra Türkiye’nin en eski müzelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca hepinizin bildiği gibi, aslında Side, Antalya’nın ve Türkiye’nin planlanmış ilk turizm merkezi. Bu nedenle Side ve çevresinde bizim sayısını ve niteliğini artırmayı istediğimiz kültür turizmi geleneği zaten mevcut.

        Biliyorsunuz, TGA Ege Bölgesi için “TurkAegean”, Akdeniz bölgesi için de “Turkish Riviera” markası oluşturdu. Bu markalama çalışmaları gerçekten çok başarılı oldu ve çok iyi dönüşler alıyoruz.

        Biz bu çerçevede, geçen seneden itibaren Side’yle ilgili yeni bir markalama ve destinasyon çalışması yapma kararı aldık. Side; koruma-kullanma dengesi içinde ziyaretçileriyle buluşturacağımız kültürel mirası, doğal güzellikleri ve peyzaj unsurlarıyla bir bütün halinde, çok önemli bir destinasyon.

        Şu anda kamuoyuyla ilk defa paylaştığımız yeni Side logosunu ve kurumsal kimlik çalışmalarını görüyorsunuz. Bu kurumsal kimlik çalışmasının amacı, ziyaretçilerin buraya geldiklerinde farklı bir ortamın onlar için hazırlandığını fark ederek keyifli ve eşsiz bir deneyim yaşamalarını sağlamak.

        Bizim Bakanlık olarak Side’de yaptığımız en önemli işlerden biri, dönemin yerel yönetimi ve Koruma Bölge Kurulumuz tarafından hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planı’nı 2014 yılında onaylamak oldu. Bu çerçevede, Müze Müdürlüğümüz ve Kazı Başkanlığı denetiminde parsel kazıları yürütüyoruz.

        Nedir parsel kazıları? Kentsel ve üçüncü derece sit alanı bölgesinde parsel mülkiyeti bulunan vatandaşların desteğiyle, bu parsellerde kazı çalışmaları, ardından koruma ve restorasyon çalışmaları yapılıyor. Sonrasında ise parsel sahipleri, koruma imar planının öngördüğü ve Koruma Kurulu’nun onay verdiği projeler doğrultusunda, parselleri üzerinde yaşanabilir / kullanılabilir yapılar inşa edebiliyorlar.

        Böylece, bir yandan hak kaybı olmaksızın bölgedeki günlük yaşam devam ediyor; bir yandan da açığa çıkarıp koruma altına aldığımız kültürel miras unsurlarımızı yerinde sergileyebiliyoruz. Side’de yürütülen bu çalışmaların, kent arkeolojisi ve kültürel miras yönetimi bakımından örnek teşkil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

        Şu ana kadar Müze Müdürlüğümüz ve Kazı Başkanlığımız denetiminde, 130 parselde (yaklaşık 52 dönüm) kazı çalışmaları yapıldı; yapılmaya da devam ediyor. Önümüze bir takvim koyduk, bunların hepsi tamamlanacak ve nihayetinde Side, tam anlamıyla bir kültürel miras destinasyonu haline gelecek.

        Biz de devlet olarak; birinci derece arkeolojik sit alanındaki anıtsal yapılarda, koruma ve restorasyon projeleri yürüterek bu çalışmaları bir şekilde taçlandıracağız. Yani bir yandan koruma-kullanma dengesi çerçevesinde vatandaşımız, kültürel mirasımızla iç içe yaşıyor olabilecek, diğer yandan biz de bu anıtsal yapılarımızda yaptığımız çalışmalar neticesinde Side’ye olan ilgiyi ve turist akışını hızlandırmış olacağız.

        Peki, ne yaptık son zamanlarda? Kasım 2022’den bu yana 14 ayrı noktada (Bizans Konutları, Anıtsal Çeşme, Hamam Gymnasium Yapısı, Büyük Hamam, Liman Hamamı, Tapınaklar Bölgesi ve AA Bazilikası, Dionysos Tapınağı v.d. noktalarda) kazı ve onarım çalışmaları yaptık. Bu çalışmalar için yaklaşık 81 milyon lira ödeneği aktardık.

        Bunun yanı sıra Side’de ören yeri sınırını belirleyip ziyaretçiler için güvenli ve aydınlatılmış bir ziyaret güzergâhı oluşturuyoruz. Bu çerçevede hem vatandaşlarımız hem de turistler, aldıkları tek bir biletle hem antik kentin içini hem antik tiyatroyu hem de Side Müzesi’ni ziyaret edebilecek hale gelecekler.

        Önümüzdeki günlerde Side Müzesi’nde, müzenin tarihi kimliğine uygun şekilde bir tanzim - teşhir çalışması yaparak müzenin kendisini ve hikâyesini ziyaretçilere anlatacağız. Ama bununla beraber, antik kent merkezinden uzakta olmayan bir alan belirleyerek modern ama antik kent siluetiyle yarışmayan yeni bir müze de yapmayı planlıyoruz.

        Daha sonraki süreçte Side Antik Tiyatrosu’nun restorasyonunu tamamlayacağız. Esasen elimizde restorasyon projeleri var ancak bunları inceleyip değerlendiriyoruz. Önümüzdeki günlerde antik tiyatronun restorasyonu konusunda da bir takvim belirleyeceğiz.

        Sonra ne yapacağız? Burada, belli kurallar çerçevesinde, antik tiyatronun konser, söyleşi, tiyatro, opera-bale gibi turizme hitap eden kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmasını sağlayacağız; tabii ki Koruma Kurulu’nun ve uluslararası koruma ölçütlerinin verdiği izinler çerçevesinde. Devlet Senfoni Orkestramız, Opera-Balemiz ve Tiyatromuzun burada projeleri olacak.

        Bunun dışında, Side’nin en önemli yüzü, Apollon Tapınağı ve liman bölgesi. Apollon Tapınağı ve diğer anıtlarda yine bir ayağa kaldırma, ihya etme projesini hayata geçiriyoruz.

        Projemizi tamamlayıp o bölgeyi ruhuna yakışır bir destinasyon haline getireceğiz ve misafirlerimizi çok daha etkileyici bir atmosferde gün batımını izlemek üzere oraya davet edeceğiz.

        Bir diğer keyifli projemiz Side’ye bir kütüphane kazandırmak. Aslında Bakanlığımıza turizm amaçlı işletmelere kiralama amacıyla tahsis edilen, hemen kıyıda yer alan tarihi bir Yağhane yapısı vardı. Biz bunu kültürel miras kütüphanesi haline getiriyoruz. Türkiye’de bir ilk olacak ve belki de Türkiye’nin en güzel manzaralı kütüphanesi olacak.

        Biliyorsunuz pandemi döneminde Bakanlık olarak geliştirdiğimiz Güvenli Turizm Programı’nı şimdi Güvenli ve Sürdürülebilir Turizm Programı’na dönüştürdük. Sürdürülebilirlik içerisinde çevre, doğa koruma, sorumlu turizm olduğu gibi, kültürel miras ve kültürel mirasın korunması da önemli bir unsur.

        Biz o yüzden burada böylesine planlı ve kapsamlı restorasyon çalışmaları yapıyoruz. Çalışmalarımızı tamamladıktan sonra da bölgedeki turizm akışını sürdürülebilirlik yaklaşımı çerçevesinde, kültürel mirasa doğru yönlendireceğiz.

        Bakanlık olarak kendi sorumluluk alanımızda önemli adımlar atarken bir yandan da turizm sektörünün sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlaması için programlar geliştiriyoruz.

        Bunun yanı sıra, sürdürülebilirlikle ilgili bir diğer önemli kriter, gastronomi ve gastronomide yerel ürünlerin kullanımı. Antalya’da ve Side’de hâlihazırda önemli gastronomi yatırımları yapılıyor, bunların tanıtımını yapacağımız gibi katma değerli yerel ürünleri ön plana çıkarmak için çok çeşitli projeler hazırlıyoruz. Biliyorsunuz Manavgat’ın susam tahin, zeytinyağı gibi öne çıkan ve katma değeri yüksek tarım ürünleri de var.

        Tüm bunların Side markasıyla öne çıkarılması, bölgenin hem kalkınması hem de sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak. Birçok projemiz var daha… Bu projemizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ