"Prostat kanserinden ölüm vakalarında artış yok"
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cenk Murat Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye'de her yıl 700 bin yeni prostat kanseri vakası tanısı alındığını belirterek, "Bu 700 bin yeni vakanın yaklaşık 10'da 2'sini, yani 140 bin civarını da bu hastalığa maalesef kaybediyoruz. Bu yüzden hastalarımızın bizle yakın teması çok önemli. Kötü olmayan tarafı şu; ölüm vakalarımızda bir artış yok. Yaklaşık 100 binde 7, 100 binde 8 aralığında gidip geliyor. Bu da şu demek; biz daha fazla hasta tanıyoruz ama bu hastalıktan dolayı çok fazla hasta kaybetmemeye çalışıyoruz. Bunu da başarıyoruz gibi gözüküyor" dedi
ABONE OLNKÜ Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cenk Murat Yazıcı, erkeklerde görülen en ölümcül kanser türlerinden prostat kanserinde, erken teşhisin önemine vurgu yaptı. Hastalığın geç tespit edilmesiyle birlikte başka organlara yayılması durumunda hayatta kalma oranının azaldığını dile getiren Yazıcı, Prostat Spesifit Antijen (PSA) testi ve rektal muayenenin de önemine dikkat çekti.
Prof. Dr. Yazıcı, "İlk önce prostat kanserinin ne kadar önemli olduğunu anlamamız lazım. Prostat kanseri, erkeklerde en sık gözüken kanser. Genel anlamda baktığımızda, tüm erkeklerde görülen kanserlerin yüzde 30'unu prostat kanseri oluşturuyor. Diğer kanserleri işin içerisine koyarsanız dünyada en sık görülen ikinci kanser. Maalesef ülkemizde ölüm neden olabilecek dördüncü sırada bir kanser. Yani öyle bir hastalıkla karşı karşıyayız ki hem sık gözüküyor hem de öldürücü etkiye sahip olabiliyor. Burada en önemli şeylerden bir tanesi, hastaların bize hangi aşamada geldiği. Bir hastalıkta, özellikle bir kanserden ölümün en önemli nedeni maalesef bizim bu hastaları biraz geç tespit etmemiz. Eğer hastalar bize geç gelirse ve maalesef biz bu hastaların metastatik dediğimiz artık vücudun başka yerlerine sıçramış şekilde yakalarsak, bu dakikadan sonra işimiz biraz zorlaşmaya başlıyor. Ama eğer biz bu hastalığı erken dönemde yakalayabilirsek, yani hastalık henüz prostatın içerisindeyken bir şekilde hastalığı yakalayabilirsek, farklı tedavi yöntemleriyle hastamızı bu hastalıktan kurtarabilme ve hayatını tekrardan ona geri verebilme imkanımız oluyor" dedi.