Mutlaka duymuş, görmüşsünüzdür; Giresun’un Eynesil ilçesinde geçen senenin nisan ayında yaşanan 11 yaşındaki Rabia Naz’ın ölümü ile ilgili haberleri.

Mutlaka babası Şaban Vatan’ın kızının ölümüyle ilgili yaptığı açıklamalardan haberdarsınızdır…

Ancak ben yine de gizem ve tuhaflık dolu bu olayı kısaca özetlemek istiyorum değerli okurlarım.

Tarih 12 Nisan 2018… 

Rabia Naz iki kız arkadaşı ile birlikte okul çıkışı dondurma almak için önce okulun yakınındaki markete giriyor. Arkadaşları dondurma alabiliyor ama Rabia’nın parası çıkışmadığı için vazgeçiyor ve ancak bu durumu fark eden arkadaşlarının 25’er kuruş katkı sunması üzerine o da dondurmasını alıyor.

Ve üç kız neşe içerisinde dondurmalarını yiyerek yola koyuluyorlar.

Bu arada Rabia’nın her gün okul çıkışı eve gitmeden önce annesinin çalıştığı eczaneye uğramak gibi bir rutini var.

 

O gün de aynı şeyi yapıyor. Ama ondan önce eczanenin çaprazındaki kırtasiyeye girip test kitabı siparişi veriyor.

Sonra güle oynaya annesinin eczanesinden giriyor içeriye…

Az önce birlikte dondurma yediği arkadaşları oraya gittiğinden, eczanenin yan tarafındaki okulun bahçesinde oyun oynamak için annesinden izin istiyor. Anne önce reddediyor bu isteğini ama sonra bakıyor ki Rabia Naz’ın suratı düşüyor, üzülüyor; “Hadi git oyna ama en fazla 15 dakika” diyor…

Ama bu defa o vazgeçiyor gitmekten…

Bu arada yeri geldi polis kayıtlarına Rabia’nın ölümünün nedeninin; “Annesi kızdığı için üzüldü ve evine gidip terastan kendini aşağı attı” şeklinde geçtiğini de belirteyim.

Yani polise göre 11 yaşındaki Rabia Naz’ın ölüm sebebi intihar.

Ancak bu iddiaları baba ve anne kesinlikle reddediyor.

BABA ŞABAN VATAN: BENİM ÇOCUĞUM ÇOK MUTLU BİR ÇOCUKTU!

Dün yazıya başlamadan önce baba Şaban Vatan’la yaptığım uzun telefon görüşmesinde Rabia Naz’ın çok mutlu bir çocuk, annesiyle de çok özel bir anne kız ilişkisi olduğunu öğrendim.

Baba, o gün yani okul çıkışı annesinin eczanesine uğradığında da onu intihara sürükleyecek şiddette bir gerilimin yaşanmadığını ve bunun da şahitlerinin olduğunu iddia ediyor.

Ve dayanak olarak da eczanenin diğer çalışanının gözlemlerini sunuyor. “Eğer savcılık kızımın o anda annesiyle neler yaşadığını gerçekten öğrenmek isterse eczanenin diğer çalışanını dinleyebilir” diyor.

İddiasına göre Rabia Naz eczaneden ayrılırken her zaman olduğu gibi şen şakrak ve gayet neşeliymiş… Hatta tam çıkarken eczanenin müşterilerine ikram ettiği çikolatadan alınca diğer çalışanla aralarında; “Rabia arada derede çaktırmadan yine götürdün çikolataları!” şeklinde esprili bir diyalog yaşanmış.

Ve işte saatler tam 16.45’i gösteriyormuş bu diyalog anında.

Oradan çıktıktan 32 dakika sonra ise Rabia Naz evinin önünde baygın bulunuyor.

İş için komşu ilçede olan baba Şaban Vatan; "Tam 17.17’de aradı yengem ve panik halde Rabia’ya bir şeyler olduğunu söyledi… Gaza bastığım gibi eve geldim ve tam ben vardığımda da 112’den çağrılan ambulans gelmişti… Kızım yerde yatıyordu… O an o acıyla gördüğüm üzerinde hiç kan olmamasıydı. Bir de hızar tozu, saman tozu benzeri bir şeyler vardı. Sol ayağı bilekten kopar haldeydi ama sağ ayakkabısı çıkıktı. Ve okul çantası da yoktu yanında…”

 

DELİLLER

İşte baba Şaban Vatan’ın, kızını ilk gördüğü anda kafasına mıh gibi çakılan bu emareler sonradan onda şüphe uyandırıyor ve kızının ölümünün intihar olmadığını düşünmeye başlıyor…

Ve bir dedektif gibi iz sürerek biricik evladının ölümünün neden olduğunu araştırmaya koyuluyor. Öğrendikleri, karşılaştıkları ve buldukları neticesinde de kızının cinayete kurban gittiğine inanıyor. Ve bu cinayetin örtbas edilmeye çalışıldığını ve delillerin yok edildiğini iddia ediyor…

Haksız da değil…

Çünkü iddiasına dayanak olarak sunduğu o bulgular, veriler, polis ve savcılık soruşturmalarına dair söyledikleri kesinlikle yabana atılacak şeyler değil.

Bunların tamamını yazmaya kalksam bu yazı bitmez!

Kitabı yazılsa kalınca bir şey çıkar.

Bu arada şunun da altını çizeyim…

Bazıları baba Şaban Vatan’ın kızının intihar ederek ölme şeklini kabul etmediği için, kendi vicdanını rahatlatmak adına böyle bir kurgu, senaryo yazdığını düşünüyor.

Ama ben kesinlikle öyle düşünmüyorum.

Gerçekten de babanın tamamen kendi çabasıyla bulup çıkarttığı ve ortaya sunduğu doneler korkunç şüpheler uyandırıyor insanda.

 

NURETTİN CANİKLİ: BU OLAY EN KISA SÜREDE AYDINLATILMALI!

Kesinlikle derinlemesine araştırılmalı bu iddialar.

Bakın… Aynı şeyi Şaban Vatan’ın kızının ölümünden sorumlu tuttuğu AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Canikli de söylüyor.

Dün onunla da konuştum uzun uzun.

Canikli, Şaban Vatan’ın, kızının ölümünün araba çarpması sonucu olduğunu ancak bunun kendisinin müdahalesi ile intihar denilerek örtbas edilmeye çalışıldığı yönündeki tüm iddiaları reddediyor.

Ancak bunu yaparken de şunu söylüyor:

“Olaydan sosyal medyada ismim ‘müdahale etti’ şeklinde çıkınca haberdar oldum. Ve hemen Giresun Valisini aradım, işin detaylarını öğrenmek için. Babası acılı olduğu için çok bir şey demek istemiyorum ama bu olayda beni suçlaması ve sorumlu tutması kabul edeceğim bir şey değil. Dün Adalet Bakanımızı da aradım ve kendisinden bu olayın aydınlatılması için ne gerekiyorsa yapmalarını rica ettim. Hatta Vali Bey’e de gerekirse kurun bir komisyon, araştırın ve olayda ne var ne yok halkla paylaşın dedim. Soruşturmanın bir an önce tamamlanması ve cinayet mi intihar mı kesinlikle açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Kavuşsun ki sonunda ben de üzerime atılan bu suçlamanın hesabını sorayım. Böyle bir şey olamaz. Kabul edemem bunu. Benim böyle bir olayın içerisinde ismim geçiyor olması bile bana zul geliyor” diyor ve konunun soruşturulması için kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve soruşturmanın sağlıklı yürümesi açısından dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğini sözlerine ekliyor.

Sözün özüne gelirsek efendim…

Rabia Naz’ın ölümü gerçekten çok tuhaf.

Bilmiyoruz belki de intihar etti ama öyleyse de izahata, ispata muhtaçtır bu durum.

Kaldı ki mesele Nurettin Canikli’nin de dediği gibi olsa bile…

Diyor ki Canikli, “Varsayalım baba yanılıyor. Baba evladının acısının verdiği kabullenmezlikle onun intihar ederek değil, araba çarpması sonucu öldüğüne inanıyor. Ve bunun da birileri tarafından örtbas edilmeye çalışıldığını düşünüyor. Böyle olsa bile bunları ciddiye almak ve babanın o iddialarının doğru olmadığını belgesiyle ispat etmek bir zaruriyettir!”

Ben de aynı şeyi düşünüyorum…

Nasıl oldu ise… Ne şekil hayatını kaybetti ise Rabia Naz…

Bunu hepimizin tüm ispatları ve tüm detayları ile bilme hakkımız var.

Bizi geçelim… Her şeyden önce devletin o babanın, annenin kızlarının şüpheli ölümleri nedeniyle sorduğu soruların cevabının verme zorunluluğu var!

Yanlış mıyım?