Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Rubato grubu İbo Show'a konuk oldu. Türk müziğinin bilinen eselerinin yeniden yorumlanmasının yanı sıra, yepyeni şarkıları ile de müzikseverlerin kalbini fetheden Rubato grubu hakkında merak edilen detayları haberimizde derledik.

RUBATO NE DEMEK?

Rubato, bir müzik terimidir. Bir eserin içinde belli bölümleri, ritminden arındırarak içinden geldiği gibi icra etmek demek.

RUBATO GRUP ÜYELERİ KİMDİR?

Rubato grup üyeleri; Fatih Ahıskalı, Özer Arkun, Göksun Çavdar ve Eralp Görgün'dür.

Solo vokal ve çelloda Özer Arkun, ud, cümbüş, gitar ve solo vokalde Fatih Ahıskalı, klarnet ve soprano saksafonda Göksun Çavdar ve bas gitarda Eralp Görgün'ün yer aldığı grup birlikte yıllarca Sezen Aksu'ya çalmış. Yani aslında grubun mimarı ve bir araya gelme vesileleri Sezen Aksu.

Müzisyen olarak da, insan olarak da Sezen Aksu'nun rahle-i tedrisinden geçmiş, ondan hayata, müziğe dair çok şey öğrenmişler. Özer Arkun anlatıyor: "Sezen'e ilk kez 21 yaşında bir albümünde çaldım. Geldi yanıma, 'Orkestramda olur musun, sürekli benimle çalar mısın?' dedi. Hiç düşünmeden 'olur' dedim. Sonra bana dönüp, 'Seni artık kalbime yazdım' dedi. Sezen birini kalbine yazdığı zaman hep onun yanında olur. Kendisinden öğrendiğimiz çok şey var ama... İlki ve en önemlisi bu."

Arkun'a vokalinden söz açınca şöyle diyor: "Üsküdar'da doğup büyüdüm. Belki bahsettiğimiz hafif bitirim hal oradan geliyordur. Ama efkar da hayattan işte... Hepimiz neler yaşıyoruz kim bilir. O yaşanmışlıklar sese de yansıyor."

Yıllar önce, bir albüm kaydında stüdyo sahiplerine husumeti olan birileri, mekanı kurşunluyor. Arkun da kurşunlardan nasibini alıyor. Ayağına ve göğsüne isabet ediyor mermiler. Uzunca bir süre hastanede yatıyor. Ölümden dönüyor. Yani ikinci bir hayata açıyor gözlerini.

Fatih Ahıskalı da grubun tüm üyeleri gibi bir müzisyen. Babası vaktiyle otomobil boyacılığı yapıyor. Kendisine borcu olan bir müşterisi, borcunun bir bölümüne karşılık bir ud veriyor babasına: "Uzun süre evde ud bana ben uda baktım. Sonra bir misafirimiz udu akort etti. Bu sefer akortlu olarak elime aldığımda baktım ufak ufak sesler çıkıyor. Bu kez kasetçiye gittim, baktım elinde ud olan bir adam var kapakta. Coşkun Sabah. Aldım onu dinledim. Sonraları da Yeni Türkü'yü keşfettim, onlarda da ud vardı. Hatta Destina şarkılarının girişini udla çıkarmıştım. Ve sonra Yeni Türkü'yle çalışmak da kısmet oldu."

Grubun klarnet ve saksafondan sorumlu üyesi Göksun Çavdar'ın hikayesi de ilginç. Fransa'da doğup büyümüş. Ortaokul çağlarında gelmişler İstanbul'a. Okuduğu Fransız kolejinden Türkçe bilmediği için atılmış. Sonrasında konservatuvara girmiş. Çavdar, Rubato'yu şöyle anlatıyor: "Sadelik en büyük amacımız. Hepimiz enstrüman konusunda tecrübeye sahibiz. Ama mesele ortaya ruhunuzu koyabilmekte. Tekniği iyi bilip, bunu insanların gözüne sokmak değil amacımız. Müzik sadece teknik bir konu değil. Ruh olmadan olmaz. O ortak ruhu yakalamaya çalışıyoruz birlikte."

Grupta basgitarı konuşturan Eralp Görgün'ün de bu konuda söyleyecekleri var: "Müziğimizde ortak kararlar veriyoruz. Uyumlu olmak çok önemli. Sahnede kaş göz işaretiyle kimin ne yapacağını anlayabiliyoruz."