Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Geçen hafta yayınlanan “Diyabet Tedavisinde Bir Sahtecilik Örneği ve 3 Bakanlığa Soru” yazımla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Sayın Selami Güder’den bir mektup aldım. Mektubu bazı ilaç isimlerini kapatarak değiştirmeden yayınlıyorum.

“19 Mayıs 2018 tarihli ‘Diyabet Tedavisinde Bir Sahtecilik Örneği ve 3 Bakanlığa Soru’ başlıklı yazınızda ‘Sağlık Bakanlığı ruhsatı olmayan bir ürünün diyabet gibi 10 milyon hastayı ilgilendiren bir hastalığı yüzde 96 iyileştirme vaadiyle boy boy ilan verip hastaları kandırmasını nasıl engellemeyi düşünüyorsunuz?’ sorusuna yer verilmiştir.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’muzun yaptığı incelemeye göre yazıda işaret edilen ürünle aynı formda ve aynı sağlık beyanıyla internetten satışı yapılan bir başka benzer ürün hakkında ve bu ürünle ilgili kurumumuzca işlem yapılmış; yaklaşık 10 internet sitesine erişim engellenmiştir.

Kozmetik Denetim Daire Başkanlığı’mız tarafından konu ile ilgili inceleme başlatılmıştır. Söz konusu internet siteleri kapatılacak, internet sitesi sahipleri hakkında adli ve idari işlemler başlatılacaktır.”

OLAYIN BOYUTU SANILDIĞINDAN BÜYÜK

Mektupta devamla diyor ki: “Kurumumuzca 2017 yılında sağlık beyanıyla satış ve tanıtım yapan 3 bin 552 internet sitesine erişim tamamen engellenmiştir. 3 bin 372 internet sitesi ise reklamların aldatıcı ve yanıltıcı olması nedeniyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bildirilmiştir. Ayrıca konu hakkında çeşitli internet sitelerine, kişi ve firmalara toplam 1.220.000 TL idari para cezası uygulanmış, cumhuriyet başsavcılıklarına toplam 98 adet suç duyurusunda bulunulmuştur.”

Sağlık Bakanlığı’na konuyla ilgili olarak duyarlılığı nedeniyle teşekkür ediyorum. Ülkemizde bu konu artık halk sağlığını tehdit eder bir boyuta ulaştı. Bakanlığın bu yazısında bu şekilde çalışan 3 binin üzerinde siteye erişimin engellendiğini öğrendim. Doğrusu konunun bu kadar yaygın, geniş kapsamlı ve organize olduğunu ben de bilmiyordum.

HALKIN VE HASTANIN SAĞLIĞI KORUNMALI

Sağlık Bakanlığı’nın aldığı önlemlere rağmen bu sitelerin sayılarının sürekli artmasının bir tek mantıklı izahı olabilir: Alınan önlemler etkili ve caydırıcı değil. Bu mektubu aldıktan sonra kısa bir araştırmayla bu sitelerin şekil değiştirerek halen faaliyette olduğunu görmek mümkün.

Tekrar vurgulamak istiyorum; bitkisel tamamlayıcı ürünlere karşı değilim. İçtiğimiz çay ya da kahve de bir bitkisel tamamlayıcı ürün. Örneğin, içtiğimiz bir adaçayı alınıp da adaçayı olarak satılırsa burada bir sorun yok.

Ancak bu çay için Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan “Adaçayıdır” diye ruhsat alınıp sonra da devletin verdiği bu ruhsatı kullanarak “Kanseri tedavi eden, diyabeti iyileştiren ilaç” olarak lanse edip sahte internet sitelerinden satış yapılırsa bu insan sağlığıyla oynamak, hastaları kandırmak, suiistimal etmek anlamına gelir.

Benim bildiğim kadarıyla bu konuları takip etmek, devletin hangi kurumu bunlara ruhsat verdiyse o kurumun öncelikli görevidir. Bu nedenle konuyla ilgili bitkisel ürünlere ruhsat veren makam olarak Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerinden gelecek açıklamayı çok önemsiyorum.