Türkiye'nin önde gelen beyin cerrahlarından Prof. Dr. Türker Kılıç Ceyda Erenoğlu'na konuştu
“Kişinin mizah duygusu geliştirilebilir mi” sorusunun yanıtı evet. Peki ruhu esir alan mutsuzluk duygusu mutluluğa dönüştürülebilir mi ya da aramızda yaşayan Picasso’lar, 40 yıl beklemeden ortaya çıkabilir mi? Hepsinin yanıtı, evet... Bu satırları dudak bükerek okumayın. Beyin-zihin ilişkisini anlatan bu haberden sonra fikriniz değişebilir.
Beyin-zihin ilişkisi çok karışık, çok tartışmalı ve çok bilinmezli. Bugün sizi bu konuda bir yolculuğa çıkarıyor ve yeni bir kavramla tanıştırıyoruz: “Connektom cerrahisi” ya da “nörozihin cerrahisi”... Bu cerrahiye “zihne beyne dokunmadan ya da az dokunarak müdahale edilmesi” denebilir. Nelere yaradığını duyunca heyecanım daha da körüklendi. Karşımda Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç var. Kendisi Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi Üyesi. Onun işi beyin. Bu konuda sadece Türkiye’de değil, dünyada da söz sahibi. Diyor ki: “İnsan beyninin diğer organlardan daha cazip ve üzerinde düşünmeye davet eden bir yönü var. Hepimiz kendi zihin alanımız içerisinde yaşıyoruz. Bu nedenle zihinle beyin arasında ne tür bir ilişki olduğunu henüz tam olarak bilmesek de beynin, zihin yaratan bir organ olduğunu kabul etmeliyiz.” Yaşantı üreten bu organ, sadece Kılıç’ı değil, binlerce yıldır her kesimden insanı düşünmeye itiyor.