Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) tarafından 38'incisi düzenlenen Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi'nde endokrinolojik hastalıkların tüm konularını kapsayan paneller, karşıt görüş oturumları ve olgu tartışmaları yapıldı. 

“Obezite-üreme endokrinolojisi” konularında bilgiler veren Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Bülent Okan Yıldız, HABERTURK.COM'a özel açıklamalarda bulundu.

"YAĞIN AZI DA ÇOĞU DA ZARAR"

Yağ dokusu ile üreme sağlığı arasında çok ilginç bir ilişki olduğunu söyleyen Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, "Erkek üreme organları için de kadın üreme organları için de ergenlik çağında normal çalışmasına başlayabilmesi için ideal miktarda yağ dokusunun oluşmuş olması gerekir. Örneğin çocukluktan itibaren hiç yağ dokunuz yok veya az ise vücut yeterli yağı sağlayana kadar ergenliğe girilmez. Bu sebeple yağın azı da fazlası da zarar.

KİLO ALDIKÇA YUMURTLAMA FONKSİYONUNUZ BOZULUYOR

Örneğin olimpiyat koşucususunuz ve yağ oranlarınız çok düşük, bu oranlar belli bir seviyenin altına düştüğünde vücut yumurtlamayı ve adeti kesiyor. Yağ azaldığında da yeri değiştiğinde de üreme fonksiyonlarında etkisi var. Ters tarafa baktığımızda yağınız var ama zaman içinde kilo almaya başladınız, şişmanlıkla beraber önce yumurtlama fonksiyonunuz bozuluyor. Şişmanlayan kadınlarda yumurtlama bozuklukları daha fazladır.

DÜŞÜK RİSKİ DAHA FAZLA

Şişman kadınlardaki gebelikte düşük riski fazladır. Bu gebelikte bebeğin büyümesi ve gelişmesi ile ilgili sorunlar ortaya çıkarken anne sağlığı da tehdit altına giriyor. Örneğin gebelik şekeri, gebelikte tansiyon riski, epilepsi nöbetleri gelişebilir. Kadın üreme sağlığı dediğiniz zaman obezite yumurtanın sağlıklı çıkmasından, embriyonun oluşması, anne rahmine yerleşmesi ve doğuma kadar birçok süreci olumsuz etkiliyor" dedi.

"Burada güzel olan konu, obez kadınların hamile kalmak istediklerinde sadece kilo vererek hiç yumurtlama ilaçları kullanmadan gebe kalmaları mümkün" diyen Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, kilo vermenin bunun için bir faktör olduğunu, daha önemlisinin ise fiziksel aktivitenin kilo vermeden bağımsız olarak yumurtalıkların sağlığını düzelttiğini söyledi.

Dolayısıyla şişman bir kadın gebe kalmak istiyor kilo veremiyor ama haftada dört gün düzenli egzersiz yapıyor. Bu egzersiz tek başına insülin duyarlılığını 7 kata kadar artırıyor ve sonunda normale getirebiliyor.

BUGÜN AVRUPA BİRLİĞİ'NE GİRSEK...

Kadınların daha riskli grupta olması, obezitenin de kadınlarda daha çok görüldüğünü dikkate alırsak, örneğin her 100 erkekten birinde ama her 100 kadından beşinde obezite görülüyor. Türkiye’de de kadınlar daha şişman. Yağ dağılımı ve bel çevresi kalınlığı daha riskli ilerliyor. Kadınlarda obezite daha riskli. Son Türkiye verilerine göre toplumun yüzde 87'si fiziksel aktivite yapmıyor. Bugün Avrupa Birliği'ne girsek Malta ile birlikte hareketsizlikte Avrupa şampiyonu oluruz.

SPERMİN HEM SAYISI HEM KALİTESİ BOZULUYOR

Erkeğin üreme sağlığı açısından baktığımız zaman obezite ile birlikte spermin hem miktarında hem kalitesinde bir azalma oluyor. Bunun da temel nedenlerinden biri erkekte yağ dokusu artmaya başlayıp obezite gelişince erkeklik hormonu olan testosteron azalmaya başlıyor. Dolayısıyla erkekler şişmanladıkça testosteron seviyeleri düşüyor. Özellikle bel çevresine alınan yağlar bu noktada çok riskli. Spermin kalitesi ve sayısı dışında testosteron seviyesinin düşüklüğü bir depresyon sebebidir. Testosteron düşüklüğü halsizlik, cinsel isteksizlik ve diyabet, kalp hastalıkları riskinin artması gibi birçok rahatsızlığa sebep oluyor. Kadın için konuşursak yağ dokusu arttıkça testosteron artar ve bu doğrultuda diyabet ve kalp hastalıkları riski de artar. Testosteron hormonu erkeklerde yağ dokusunun artmasıyla azalıp diyabet ve kalp hastalıkları oluştururken kadınlarda yağ dokusunun artması ile testosteron seviyesi de artı diyet ve kalp hastalıklarını artırır.

KİLO VERİLDİĞİNDE ÜREME SAĞLIĞI DÜZELEBİLİR!

Eğer hastanın morbid obezite- vücut kitle endeksi yüzde 40’ın üzerinde olan obezitenin en tehlikeli çeşidi- ile ilişkisi varsa obezite cerrahisi geçirip kilo verdiğinde üreme fonksiyonları düzelebilir.

Üreme sağlığının bilimsel bağlamda ihmal edilmiş bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, "Elimizde bu konu ile ilgili uzun dönemli çalışmalar olmadığı için teorik olarak obezite cerrahisi yararlı olabilir diyebilirim ama pratikte kesin bir bulgu söz konusu değil" dedi.

"6 SAATTEN AZ DOKUZ SAATTEN ÇOK OLMAMALI"

Öncelikle hareketsiz yaşamı değiştirmemiz gerekiyor. Çok basit yöntemlerle evde veya ofiste hareketi artırabilirsiniz. Beslenme ikinci olarak, endokrin bozucu besinlerden uzak durmak çok önemli. Ve son olarak uyku da çok önemli. Uykuyu altı saatten aza düşürmemek ve dokuz saatten fazlaya çıkarmamak gerek.