Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Erkeklere ömür boyu cinsellik müjdesi | Sağlık Haberleri

        O tam 12 yıllık müşterim, ne zaman saçını kestirmeye ya da tıraşa gelse muhabbet dönüp dolaşıp erkeklik mevzularına varıyor. O anlarda hem bir sürü şey öğrenip hem de çok güleriz, sizi de bu güzel muhabbete ortak etmek istedim.

        GAZETE HABERTÜRK-HT CUMARTESİ-ŞÜKRÜ DUDU

        FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

        - Nerede doğdunuz?

        İstanbul Taksim’de.

        - Tıp fakültesindeki göreviniz tam olarak nedir?

        İstanbul Tıp Fakültesi’nde, Çapa’da Üroloji Kliniği’nde yarı zamanlı öğretim üyesiyim. Orada ders veriyorum, ameliyatlar yaptırıyorum. Günün diğer yarısında kendi şirketimle, muayenehanemle ve işlerimle ilgileniyorum.

        - Üroloji tam olarak ne demek?

        Üroloji; erkeklerin böbrekleri, idrar yolları, mesaneleri, prostatları ve üreme organlarını ilgilendiren, kadınlarda ise üreme organları dışında erkeklerle aynı bölgeleri ilgilendiren bir ana bilim dalıdır. Ben özellikle erkek kısırlığı ve erkeklik sorunları üzerine çalışıyorum. Beş yıldır erkek sağlığı konusunda bir gazetede köşe yazıyorum. Bu nedenle sana geldiğimde sık sık seninle ve

        müşterilerinle eğlenceli sohbetlerimiz oluyor.

        - Erkek kısırlığı, mikro cerrahi, iktidarsızlık ve prostat üzerine sohbet ediyoruz...

        Evet. En çok ilgilendiğim konular bunlar. Avustralya’da Melbourne Monash Üniversitesi’nde bir sene boyunca mikro cerrahi eğitimi gördüm. Döndükten sonra bu konudaki yenilikleri Türkiye’de uygulamaya, İstanbul Tıp Fakültesi’nde eğitimini vermeye başladım.

        - Bir sürü ürolog var, sizin bu kadar popüler olmanızın sebebi nedir?

        Bu konuda çok kişi konuşuyor ama işe bilimsellikten uzak yaklaşıyorlar. Ben hem bilimsel olarak hem de doğruları insanların anlayabileceği şekilde anlatınca popülerlik doğdu.

        - Erkekler için çıkan haplar mucizevi etkilere sahip mi?

        Evet. Bence “Mucize” denebilir. Bu sayede belli bir yaştan sonra cinsel

        yönden aktif olmaktan uzaklaşan erkek, ömrünün sonuna kadar cinsel aktif bir hayat yaşıyor.

        - Peki bu ilaçların zararı var mı?

        Bunlar çok etkili ilaçlar, tabii ki yan etkileri var. Bu yüzden doktor kontrolünde alınması lazım.

        - Bitkisel içeriklisi de var mı bu hapların?

        Bitkisel ilaçlar için genellikle “Hurafedir” diyebilirim. Bazı ilaçlar da bitkilerden yapılıyor ama miktarı iyi ayarlanmadan kullanıldığında karaciğere zarar verdiklerini, toksik olabildiklerini biliyoruz. Bilinçsizce bitki kullanmak, bilinçsiz ilaç kullanmak gibi tehlikeli. Zaten bunların çoğunun içinde aktif madde olmayan, psikolojik destek amaçlı şeyler var. İnsanların bu konuda bilim adamlarına güvenip hastalıklarına uygun ilaç almaları gerekir.

        - Erkeklik ömür boyu ölmeyecek mi?

        Erkekliğin neredeyse ömür boyu ölmeyeceğinin müjdesini verebiliriz.

        - Adam 80 yaşına gelse bile hapı alınca devam mı?

        Dün 85 yaşında bir hastam “Bu aralar sorun yaşıyorum” diye geldi. Erkekler tıptaki gelişmeler sayesinde yaşamlarının sonuna kadar cinsel hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Neredeyse tamamına yardımcı oluyoruz diyebilirim.

        - İlaç haricinde erkeklerin ne yapması gerekiyor?

        Sağlıklı beslenmek, fazla kilo almamak lazım. Psikolojik faktör de çok önemli. Mutlu insanların cinsel yaşamı çok daha iyi oluyor. Mutlu olun, spor yapın, kendinize iyi bakın, bunların dışında çok özel bir şey yapmaya gerek yok.

        - Bu tip ilaçları isterken insan komik duruma düşüyor.

        Bu ilaçları ya başka ilaçlarla beraber alıyorlar ya da eczacı erkekse içeri girip istiyorlar. Bu konuda bir çalışma yapılsa, kadın eczacıların çalıştığı eczanelerde bu tip ilaçların satışının düşük olduğu ortaya çıkabilir. Birçok insan da eczaneden almıyor, bizden istiyor, numuneleri dağıtmaktan bir hal olduk.

        - Gazetelerde her gün bir şeyler yazılıyor. Mesela Haydar Dümen’in de köşesi var ama herkes onu gülmek için okuyor.

        Bu bir tercih meselesi. Bu tip sorulara çanak tutarsanız, onlar gelir. Bana da çok tuhaf sorular geliyor, çoğunu eliyorum.

        - Sizi güldüren en tuhaf soru hangisiydi?

        Bu konuda birtakım icatlar yaptıklarını düşünerek mektup atan tedavi bulduklarını söylüyorlar.Mesela bir hastam bunlar cinsel organı büyütüyor diye Gaziantep’ten krem gönderdi. Bunları deneme imkânımız yok tabii ama çok ilgi çektiği ve insanların bu tip işler için kafa yordukları da bir gerçek.

        - Yabancılarla karşılaştırdığınızda Türk erkekleri, cinsel konularda bilgili mi?

        Bilgisiz ve daha sorunlu olduklarını söyleyebiliriz. Türk erkekleri birtakım güçler vehmediyor. Bu güçler sadece cinsel açlıktan, bilgisizlikten, cinselliğe olan merak ve hevesten ileri geliyor. Onun dışında Türk erkeği cinsel yönden üstündür ya da performansı daha fazladır gibi bir şey söyleyemeyiz. Fakat cinsel açlık daha çok olduğu için bu konuya eğiliyorlar.

        25 YILLIK EVLİ BİR ÇİFT İÇİN HAFTADA İKİ NORMALDİR

        - Mehmet Öz bir erkeğin yılda 300 kez cinsel ilişki yaşaması gerektiğini söylemişti. Doğru mu?

        Mehmet Öz kalp cerrahı, bu işin şov kısmında olan biri. Herkesin makulü kendisine ve beraber olduğu partnerine göre değişir.

        - Ayda kaç sefer makulü?

        Kaç yaşında bir erkek için soruyorsun?

        - Mesela 40 olsun...

        40 yaşında, 25 senedir evli olan bir erkek için haftada bir–iki kereyi gayet normal kabul edebiliriz.

        - Haftada iki olunca ayda sekiz eder. Yılda oooo...

        Bu insanın partneriyle de ilişkili bir şey ama şunu çok iyi biliyoruz ki, belli yaşın üstündeki bir erkeğin yeni ve cazip bir partnerle beraber olduğunda performansı artabiliyor. Bu kişinin sağlığıyla ilgili olduğu kadar partneri ve ilişkisiyle de orantılı bir şey. 50 yaşını geçmiş, evlendikten sonra çok yoğun bir cinsel hayatı olan hastalarım da oldu, bunu amaçlayanlar da.

        - En önemlisi kafanın rahat olması sanırım.

        Beyinle cinsel organ arasındaki ilişki bir tahterevalli gibidir. Kafamız rahatladığında cinsel organımız sertleşir, kafamızda sertleşme olduğunda cinsel organ yumuşar. İnsan huzurlu, evhamsız ve rahat olduğunda cinsel performans artar.

        - Haplar dışında bir alet varmış, vücuda takıldığı zaman basınca harekete geçiyormuş.

        “Mutluluk çubuğu” denilen, vücuda takılan hareketli bir aparat var. Ama günümüzde yeni ilaçların ortaya çıkmasıyla bunları çok nadir kullanır olduk. Artık doğru ilaç kombinasyonlarıyla sorunları halledebiliyoruz.

        3000’E YAKIN KISIRLIKAMELİYATI YAPTIM

        - Eşinizle nerede tanıştınız?

        1985’te Tıp Fakültesi’nde tanıştık. Aynı sınıftaydık. Okulu bitirince de evlendik. İkimiz de kadın doğumcu olmak istiyorduk. Ama ben ona yol verdim. Eşim kadın doğumcu, ben de ürolog oldum. Birlikte çiftlerdeki kısırlık konusunda çalıştık. Monash Üniversitesi o zamanlar tüp bebek, erkek kısırlığı konusunda dünyadaki en ileri merkezlerden biriydi, orada eğitim gördük, döndükten sonra birçok yeniliği Türkiye’de uygulama şansımız oldu. Ben de uzun yıllar erkek kısırlığının mikro cerrahisiyle ilgilendim. 90’ların başlarında bu yana en sık rastlanan türlerden biri olan testis damarlarının genişlemesinden doğan sperm hareketlerinin yapısının, sayısının bozulmasıyla gerçekleşen varikosel kısırlık ameliyatları yapıyorum. Yaklaşık üç bin vakayla bu ameliyatı dünyada en çok yapanlardan biriyim.

        - Eşiniz Hüsniye Kadıoğlu, oğlumu ve kızımı doğurtan doktor.

        Evet.

        -İki çocuğunu da doğurttu. Başka gelecek mi?

        Ben istiyorum ama hanım istemiyor.

        -Sizin oğlunuz neler yapıyor peki?

        Oğlum çok başarılı bir talebe. Bu sene Üsküdar Amerikan Lisesi’ini bitiriyor. Dünyada en çok istediği şeyi başardı, Stanford Üniversitesi’ne erken kabul edildi. Önümüzdeki sonbahar orada olacak.

        GALATASARAYLILIK BABAMDAN GEÇTİ

        - Galatasaray’ın hayatınızdaki yeri nedir?

        Babamdan geçti bana. Galatasaraylılık.1970’lerde çocuk üyelikle başladım, 2003 senesinde 1905 Galatasaraylı İş Adamları Derneği’’ne girdim. Orada iki dönem başkanlık yaptım. Önemli bir Galatasaray kuruluşunda iki dönem başkanlık yapmak benim için çok büyük bir gurur kaynağı. Beş yıl önce divan kurulu üyesi oldum. Galatasaray ikimizi buluşturan noktalardan da biri. UEFA finalinde Kopenhang sokaklarında beraberdik. Önümüzdeki yıllarda da Galatasaray’a bir şekilde hizmet etmeyi umuyorum.

        - Bu sene şampiyon olabilecek miyiz?

        Olasılık çok yüksek. En güçlü kadro bizde. Yalnız biraz uyum sorunu var. Yabancılar bir araya geldiğinde bu tip sorunlar olabiliyor. İyi bir futbol takımı için uyum çok önemlidir. Bu sene ilk yarıda gereksiz puanlar kaybetmemize rağmen şampiyonluğun en iyi adayı Galatasaray.

        - Başkan olmayı düşünüyor musunuz?

        Galatasaray’a başkan olmak, her iyi Galatasaraylı’nın isteyeceği ve hayal edeceği bir şeydir. Fakat çok zor bir görev. Başkanlık olmasa da kulübe hizmet etmeye devam edebileceğimi umuyorum.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ